Umudu çoğaltan, şafağı aydınlatan kadınlar: Rojda Zîlan ve Arjîn Garzan

- Tekoşîn AXÎN
144 views
Arjîn ve Rojda; iki yoldaş, iki ruhdaş, iki özgür yaşam sevdalısı yürek. Onurlu yaşamın temsilcileri, Kürdistan Devrimi’nin intikam savaşçıları. Umut yoluna yeni umutlar ekleyerek kadın yüzyılının temel taşlarından oldular.

Her insan bir öykü, her şehit bir roman kahramanı; her bir gerillanın yaşamı, okyanusun derinliklerindeki eşsizlik kadar anlam yüklüdür. Kendi direniş destanlarını yazmaya karar kılmış iki yoldaşın, ruhdaşın ışık saçan gözlerindeki anlam; Rojda ve Arjîn’in kavga dolu yaşamlarının ölümsüzlüğüdür yüreğimize ulaşan.

Direniş ruhlu iki genç kadın

Bir başkaldırıdır gerilla olmak. Haksızlığa, adaletsizliğe, zulme ve tüm karanlıklara karşı özgürlüğü haykırmaktır. İnsanlık devrimi ve özgür bir yaşam yaratma iddiasıyla başkaldırandır gerilla. Bu yüzden hesapsız, çıkarsız ve kaygısızca gökleri zapt etmenin savaşına girişir tüm gücüyle. Gencecik yürek ve bedenlerinde tüm bu gerçekleri yaşayan ve buna inanan iki Kürt kadını, aynı zamanda amca çocuklarıdır Arjîn Garzan ve Rojda Zîlan Demhat. İşte o savaşçı Kürt soyundan gelen iki genç kadının aynı yolda birleşen, devam eden kavga dolu yaşamları bir kıvılcım olup özgürlük türküsünü söylüyor.
Onların zamanı, daha çocukken kendi topraklarında değil, zorla göç ettikleri topraklarda başlamıştı. Ve bu, bir direnişin, bir başkaldırının nedeniydi. Çünkü Arjîn Zîlan Demhat (Nergiz Akşin) ve Rojda Garzan (Kezban Akşin), halklarının direniş kültürünün; en ağır bedelleri verme pahasına boyun eğmeyen isyan geleneğinin bağrında büyüttüğü iki genç yürekti. Toprağına, suyuna, dağlarına hasret olmak; köyüne gitmenin bile yasaklandığı bir coğrafyada yaşamaktan başka bir yol bırakılmamıştı. Heval Rojda ve heval Arjîn de hasret oldukları topraklara, dağlara yolcu olmaya, yaşadıkları tüm acıların intikamını almaya söz verirler. “Artık gitmek gerek, bu karanlığı parçalamak gerek” diyerek başlar deryalara yolculuk. Direniş ruhlu iki genç kadın, iki yoldaş; sevdalarını da heybelerine alıp bu hissiyatla yola koyulmuşlardı.

İki bedende tek ruh olmak

Dağların zirvesine doğru, parıldayan ay ışığı altında yol alıyorlardı. Bu, bilinmezliğe değil, umuda bir yol alıştı. Yol, yolcuya rehber oluyor; aydınlatıyor ve tüm zorlukları aşma iradesi ile gücü veriyordu. Heval Rojda ve heval Arjîn yürüdükçe daha da güçleniyor, birlikte oldukları için büyük bir mutluluk duyuyorlardı. Ve gece boyunca süren uzun bir yolculuğun ardından Güneş yüzünü gösteriyor, karanlığı yırtarcasına her yere ulaşıyordu. Bu umuda yolculuğun zaferle sonuçlanacağını biliyorlardı. Çünkü gerilla mücadelesi; en saf, en temiz, en iradeli ve inançlı insanların birleştiği bir gerçeklikti. Artık onlar da bu gerçekliğin bir parçası olarak birbirlerine daha çok bağlanıyordu.
Onlar iki bedende tek ruh olmaya söz vermişlerdi. Rojda ve Arjîn, aynı amaçta karar kılmış ve Garzan’ın bağrına yol almışlardı. Yolu adımlarken dönüp birbirlerine bakmış, aynı cümleleri geçirmişlerdi saf, bir o kadar da temiz yüreklerinden ve şöyle demişlerdi: “Biz Garzan’ın başı dik, yenilmez ruhunu yaşamımızın her anında temsil edeceğiz.” Bu söz, yaşamları boyunca onlara rehberlik edecek; böylelikle Rojda ve Arjîn korkusuzca düşmana meydan okuyacaklardı.

Yeniden kavuşma umuduyla!

Gerillacılıktaki ilk tecrübelerini Botan alanında edinen Rojda ve Arjîn, iki ayrı bedende yaşayan tek ruh gibiydiler. Belki de ayrılmayı hiç düşünmemişlerdi; ama özgürlük mücadelesinin bedel gerektirdiğinin de farkındaydılar. 2014 yılında DAİŞ çeteleri Kobanê’ye saldırdığında, heval Rojda büyük bir istek ve kararlılıkla; Rojava Devrimi’ni korumanın tarihsel sorumluluğuyla yola çıkar. Bir tarafı büyük bir heyecan yaşarken, bir yandan da heval Arjîn’den ayrılmanın acısını tarif edemez. Ay ışığı heval Arjîn’in ceylan gözlerini ışıldatırken, son kez sarılır yoldaşına; yeniden kavuşma umuduyla.

Ayrı mekânlarda ortak mücadele

Heval Rojda uzun yıllar DAİŞ çetelerine karşı eşsiz bir mücadele yürütür. En zor süreçlerde, savaşın en yoğun yaşandığı cephelerde, tıpkı ilk gün yaşadığı heyecanla; vurdukça intikam almanın onurunu yaşar ve hep ilk günkü sözüne sadık kalır. Heval Arjîn de her ne kadar heval Rojda’dan ayrılmanın acısını yüreğinde taşısa da öncü bir kadın savaşçı olarak bulunduğu her alanda, genç yaşına rağmen öncülük görevini üstlenir ve sorumluluklarını başarıyla yerine getirir. Heval Arjîn; genç, zeki, girişken ve tarihsel öncülük görevlerinin bilincindedir. Askeri anlamda edindiği tecrübeler ve kadın özgürlük çizgisindeki net duruşu, herkeste büyük bir güven yaratmıştır. Bu yüzden 2016 yılında yeniden Botan alanına doğru yola koyulur. Gitmeden önce tuttuğu güncesinde, Rojda arkadaşa olan özlemini şu sözlerle dile getirir:

“Beraber başladığımız bu mücadelede her ne kadar ayrı mekânlarda devam etmiş olsak da yolumuza olan özlem çok büyük. Düşmanın böylesine namertçe saldırdığı bir süreçte, eğer bir gün elimde silahım halkımla yan yana, yoldaşlarımla sırt sırta mevzide savaşıyor olursam, o zaman verilen emeklere az da olsa cevap oldum diyebilirim. Ve ben her an senin de yüreğinin sesini duyuyor gibiyim. PKK’de her şey çok güzel, çok anlamlı. Her şey uğrunda ölecek kadar anlamlı. PKK, yüce yürekli insanların birleştiği, yoldaş olduğu bir hakikattir. PKK, cesaretin doruğa ulaştığı; aslında en yalın haliyle hakikatin ta kendisidir.”

Çoğaldıkça çoğalmak

Bu satırların ardından Botan yolculuğu başlamıştı. Arjîn arkadaş o kadar temiz ve özlü bir savaşçıdır ki; halkının yaşadığı acıları yüreğinin derinliklerinde hisseder ve savaş meydanında intikam almanın heyecanıyla yerinde duramaz. Cizre’de, Sur’da, Hezex’te yaşananlar cevapsız kalmamalı; mutlaka intikamı alınmalıydı. Ve Arjîn, PKK deryasında bir damla su olmak; çoğaldıkça çoğalmak, dalgalarıyla düşmandan intikam almak istiyordu. Öncü bir kadın militan olarak Botan’ın efsanevi komutanlarını savaşında ve yaşamının her anında yaşamsallaştırarak halkının sesi olmayı başardı. Ve 2017 yılında işgalci Türk devletinin ordusuyla girdiği çatışma sonucunda, Botan’da şehitler kervanına katıldı.

Verilen ilk söz

PKK’de şahadetin anlamı; intikam gerekçesi, savaşta zafere ulaşma iddiasıdır. Heval Rojda, bulunduğu her pratikte bu bilinçle yer alır; Arjîn’in yaşam sevdasını yüreğinde daha da büyütür ve verdiği ilk söz her an hatırındadır. Yenilmez savaşçılar olarak serhildan coğrafyasında isyan ruhunu hep canlı tutacaklardı. En son katıldığı Metîna pratiğinde de savaşçı, öncü duruşuyla PKK’nin özünü kişiliğinde yaşamsallaştırmanın zafer getireceğine inanır. Xabûr’un isyan dalgalarıyla düşmana vurduğu her darbede, Arjîn’in de intikamını alıyordu.

Kadın yüzyılının temel taşlarından oldular

Arjîn ve Rojda; iki yoldaş, iki ruhdaş, iki özgür yaşam sevdalısı yürek. Onlar umudun savaşçıları, onlar onurlu yaşamın temsilcileri, Kürdistan Devrimi’nin intikam savaşçıları. Onlar, umut yoluna yeni umutlar ekleyerek kadın yüzyılının temel taşlarından oldular.