Asla pes etmeyeceğiz!

- Selma AKKAYA
116 views
Sylvie Jan, 30 yılı aşkın bir süredir Kürtlerin Sylvi hevali. FEMMES Solidaires- (Kadın Dayanışması) Derneği döneminde Leyla Zana için yürütülen kampanya sürecinin ardından Kürt sorununun yakın takipçisi oldu. Yıllar içerisinde Komünist Parti’deki görev süresince Kürtlerle ilgili her sorunda Kürtlerin yanında dost, yoldaş olan Sylvie, sayısız delegasyonun Kürdistan’a gidişinde öncü olurken, Kürtlere dönük baskı ve soykırımın tanıklıklarını Fransa’ya taşıdı.

Bu yolculuğu sırasında Rojbin’in (Fidan Doğan) hem dostu hem yoldaşı olarak onunla sayısız diplomatik faaliyeti birlikte yürüttü. Fransa’da bir Kürt Dostluk Derneği ikisinin hayaliydi. 9 Ocak Katliamı’nın hemen sonrasında o ortak hayal için kuruluş tarihini 9 Ocak 2013 olarak seçip hakikat ve adalet mücadelesi için kolları sıvadı. Sadece üç devrimci Kürt kadını için yapılan etkinliklerle kendini sınırlamayan dernek, Şengal Katliamı sonrası Amed’i ziyaret edip kamplara yardım taşıdı. Yunanistan’daki Lavrion kampından Kobanê serhildanına, Nûdem Durak kampanyasından tutuklu Kürt vekiller için yürütülen büyük emek yolculuğuna… Tüm bunların mimarlarından biri Sylvie… Fransızlar için Sylvie Jan, Kürtler için heval Sylvi…. 9 Ocak 2013 Paris Katliamı’nın yıl dönümü nedeni ile Fransa’da eylem hazırlıkları sürerken 10 yılın özetini Fransa-Kürdistan Dayanışma Derneği Eşbaşkanı heval Sylvie gazetemizle paylaştı.

Hayatının dönüm noktası
PKK’nin kurucularından ve Kürt Kadın Hareketi öncülerinden Sakine Cansız, Kürdistan Ulusal Kongresi Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in Paris’in göbeğinde katledilmesini kişisel hayatının dönüm noktası olduğunu şu sözlerle değerlendiriyor Sylvie; “Hayat, mücadele yolumuza umut dolu anlar ve aynı zamanda sonsuza kadar damgasını vuracak trajik anlar dayatır. 9 Ocak 2013’te Paris’in göbeğindeki ofiste işlenen üçlü cinayet (Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez) binlerce ilerici gibi milyonlarca Kürt kadın ve erkeğinin hayatına, kişisel ve militan hayatıma damgasını vurdu.”

 

France-Kurdistan Dayanışma Derneği
“Bu katliam sonrasında sonsuz üzüntü hisseden ve her şeyden önce büyük bir eyleme, yanıta ihtiyaç duyan birkaç Fransız aktivisttik” diyen Sylvie katliamın aydınlatılması için o dönem Fransa kamuoyuna dönük çalışmalarını şöyle anlatıyor: Bunun bir devlet suçu olduğuna dair samimi bir kanaatimiz vardı. Bizde kin değil, Kürt kadınının mücadelesini, bu vatansız halkın taleplerini, tarihini, kültürünü, direnişini duyurmak için sınırsız bir irade vardı; Adaletin tecelli etmesi için sınırsız bir istek. Bu nedenle Fransız kamuoyunda farkındalık oluşturmak için “Fransa-Kürdistan” Dayanışma Derneği kuruldu. Fransa’daki Demokratik Konsey’deki Kürt arkadaşlarımızla birlikte bir bütünlük içinde çalışabileceğimizi, başka kapılar açabileceğimizi, başka vicdanların dikkatini çekebileceğimizi ve birlikte daha güçlü daha etkili olabileceğimizi biliyorduk. O zamandan beri yorulmadan yaptığımız şey.

Unutmayacağız
Sylvie Jan, adalet mücadelesini sürdürme kararlılığını yinelerken Fransa devlet makamlarına özellikle de Cumhurbaşkanı Macron’a ‘neden korkuyorsun?’ diye soruyor: 10 yıl!! Artık bunun bir devlet suçu olduğunu biliyoruz ve adalet mücadelemize devam ediyoruz. Dostlarımızı asla unutmayacağımıza, zor ve çok uzun olduğunu bildiğimiz bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimize dair söz verdik birbirimize. 7 Ocak 2023’te Fransız devletinin Savunma Sırrı’nı kaldırarak bu meselede ısrar eden gri alanlara ışık tutmasını talep edeceğiz. Bu şimdiye kadar reddedildi. Yine de dosya hakimi, soruşturmasını bitirmek için buna ihtiyacı olduğunu söylüyor. Fransız gizli servisleri, Adalet ve Savunma Bakanları ve Cumhurbaşkanı Sayın Macron neden korkuyor? Bu paylaşımı reddetmeleri uzadıkça şüphelerimiz de artıyor.

Cezasızlığa izin verecek misiniz?
Hepimizin ihtiyaç duyduğu hakikat ve adalet, doğrudan hırpalanmış ailelere, onların Kürt arkadaşlarına ve yoldaşlarına, tüm Kürt toplumuna ve çok daha fazlasına hitap etmektedir. Bu, Fransa’yı, demokrasisini, kurumlarını, ulusal ve bölgesel olarak seçilmiş tüm temsilcilerini ilgilendiriyor. Onlara şu soruyu soruyoruz: Bir hukuk devletinde siyasi suçu, terör suçunu kabul edebilir misiniz? Suç işlemeye her zaman izin veren cezasızlığı kabul edebilir misiniz? Devletin sinik aklı yine de RT Erdoğan lehine mi üstün gelecek? Yılmadan devam edeceğiz! 7 Ocak 2023’teki büyük yürüyüşte bu yıl birçok seçilmiş yetkili orada olacak. Birçok seçilmiş yetkili ve avukat. Ve kim bilir; belki bir gün Fransa’da tarihiyle cesurca yüzleşecek bir hükümetimiz olur. Belki o zaman tüm gerçeği açıklamaya karar verir ve sonunda adaleti sağlamamıza izin verir.
Asla pes etmeyeceğiz!