Comuna 13: “Annelerimizin Arayışı Her Zaman Gerçekti”

- Newaya Jin
227 views
Kolombiya da barış ve adalet için mücadele yürütüyor. Bu kadınlar, “Las Madres de la Comuna 13” yani Comuna 13 Anneleri olarak anılıyor. Kayıplarının akıbetini öğrenmek ve adalet sağlamak için yıllardır mücadele veriyorlar. Sivil toplumda “Mujeres Caminando por la Verdad” (Gerçek İçin Yürüyen Kadınlar) gibi örgütler kurdular.

Bu mücadele sırasında büyük engellerle karşılaştılar. Kolombiya’da devam eden barış süreci ve kadınların örgütlenmesini Sara Ceballos ile konuştuk.

Kimdir Sara Ceballos? Sizi tanıyarak başlayalım. Nerelisiniz ve hangi çalışmalarda yer alıyorsunuz?

Benim adım Sara Ceballos. Kolombiya’dan, Manizales şehrinden, Cumanday dağlarından geliyorum. Manizales’te Kürdistan ile Dayanışma Komitesi üyesiyim ve çevre ile kadın haklarıyla ilgili çeşitli organizasyonlara da dahilim.

Kolombiya’da barış süreçleri nasıl bir geçmişe sahip?

Bu, uzun zamandır gerçeğe dönüştürülmeye çalışılan bir şey. Tarih boyunca farklı silahlı gruplarla, özellikle Kolombiya’daki gerillalar ve paramiliter gruplarla çeşitli barış süreçleri denenmiştir. Bunlar genellikle öz savunma grupları olarak ortaya çıksada, zamanla bazıları halka yardım etmek yerine farklı çıkarlar için hareket etti. Günümüzde ise önemli bir farkındalık oluştu: Savaşın bir parçası olan herkesin barış anlaşmasına dahil edilmesi gerekiyor. Bu yalnızca yasadışı silahlı grupları değil, aynı zamanda devleti de kapsamalı. Çünkü devlet, topraklarımızda şiddetin en büyük faillerinden biri oldu.

 Barış sürecinde nasıl bir adalet anlayışı geliştiriliyor?

Bizim hedefimiz, sadece suçluları cezalandırmakla yetinmeyen, aynı zamanda bu suçların neden işlendiğini anlamaya çalışan özel bir barış adaleti sistemi oluşturmak. Adaletin temel taşlarından biri de “GERÇEKTİR”tir. Gerçeklerin ortaya çıkarılması, toplumsal iyileşme için hayati önemde. Bu yüzden kamu mahkemeleri kurularak faillerin suçları neden işlediklerini açıklamaları isteniyor.

Bu mahkemelerde kimler en çok ön plana çıkıyor?

En çok gördüğümüz kişiler anneler. Onlar, gerçeğin ortaya çıkması için en büyük mücadeleyi verenler. Çünkü bu silahlı çatışmalar en çok kırsal bölgelerde yaşayanları etkiledi ve erkekler büyük ölçüde öldürüldü.

“Sahte olumlu vakalar” (falsos positivos) nedir ve bu olaylarda neler yaşandı?

Bu, Kolombiya’nın yakın tarihinde işlenmiş en büyük insanlık suçlarından biridir. Yoksul şehir mahallelerinden gençler, iş vaadiyle kandırılıp kırsal bölgelere götürüldü. Orada infaz edilip gerilla savaşçısı gibi gösterildiler. Bu şekilde şu ana kadar en az 6.402 kişi öldürüldü ve sayı artmaya devam ediyor.

Bu suçları kimler işlemiş olabilir? Suçları veren emirler hakkında neler söylersiniz?

Suçların failleri doğrudan askerler olabilir, ancak asıl soru şu: Bu emri veren kimdi? Biz bu soruyu kültürel yollarla da soruyoruz. Duvar yazıları ve grafiklerle bu suçların üst kademeden, genellikle dönemin başkanlarından verilen emirlerle işlendiğini anlatmaya çalışıyoruz.

“Las Escuchas Tenían Razón” olayı nedir?

“Dinleyenler Haklıydı” ifadesi, Medellín’in Comuna 13 bölgesinde kaybolan yakınlarını 22 yıldır arayan annelere ithaf edilmiştir. “Dinleyen” kelimesi kültürümüzde anne, bilge kadın anlamına gelir. 2002’de “Orion Operasyonu” sırasında devlet ve paramiliter gruplar birçok kişiyi öldürdü ve kaybetti. Anneler çocuklarını aramak için yıllarca mücadele etti, tehditlere rağmen kazılar yaptılar ve 2024’te yapılan kazılarda insan kalıntıları bulundu. Artık ülkenin dört bir yanına şu cümle yazılıyor: “Annelerimizin arayışı her zaman gerçekti.”

Çok etkileyici. Peki bu mücadelede, özellikle Comuna 13 bölgesi ve 2002’deki Operación Orión’un önemi nedir?

Comuna 13, Medellín’in batısında yer alıyor ve geçmişte çok büyük acılar yaşandı. 2002’de devlet ordusu, polis ve paramiliterlerin birlikte yaptığı Operación Orión adlı operasyon sırasında yüzlerce insan öldürüldü veya zorla kaybedildi. Resmi rakamlara göre 80 kişi öldü ya da kayboldu, ama gerçek sayı çok daha yüksek olabilir. Zorla kaybedilenlerin birçoğunun toplu mezarlara gömüldüğüne inanıyoruz. Bu toplu mezarlar “La Escombrera” adı verilen bir moloz alanında ve 2024 yılında yapılan kazılarda insan kalıntıları bulundu.

 Kaybedilen yakınlarını arayan kadınlar ne tür bir mücadele veriyor?

Bu kadınlar, “Las Madres de la Comuna 13” yani Comuna 13 Anneleri olarak anılıyor. Kayıplarının akıbetini öğrenmek ve adalet sağlamak için yıllardır mücadele ediyorlar. Sivil toplumda “Mujeres Caminando por la Verdad” (Gerçek İçin Yürüyen Kadınlar) gibi örgütler kurdular. Bu mücadele sırasında büyük engellerle karşılaştılar, hatta yakın zamanda Medellín belediye başkanı onların anısını temsil eden bir duvar resmini sildirdi. Ancak bu kadınlar yılmadı ve mücadeleleri hem Kolombiya’da hem de dünya genelinde insan hakları savunuculuğunun simgesi oldu.

Barış sürecinin zorlukları ve önemi hakkında ne söylemek istersiniz?

Barış süreçleri zaman alır ama yürütülmezse tarih unutulur, şiddet tekrar eder. Amacımız hafızayı korumak. Bu yüzden birçok kitap yayınlayıp topluluklara dağıttık, halkın şiddet dalgasının faillerini öğrenmesini sağladık. Anneler bize sevgiyi öldüremeyeceğimizi gösterdi. Kadınlar barış süreçlerinde en önemli dayanak noktası olmuşlardır. Kaybettiklerini son nefeslerine kadar arayanlar, sevgiyle mücadele eden kadınlardır. Devlet sevginin ne olduğunu anlayamaz; ama kadın ve ailesi anlayabilir. Kadınlar, barış anlaşmalarını sadece hukuki bir mesele olmaktan çıkarıp toplumsal ve topluluk temelli bir adalete dönüştürdüler.

 Bu deneyimlerin Kürdistan’daki kadınlarla nasıl bir bağı var?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bizim mücadelemiz sadece Kolombiya’daki kadınlara özgü değil. Savaşın acılarını yaşayan tüm kadınlarla derin bir benzerlik taşıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, anneler kayıplarının peşinden gitmek için kendi yollarını, kendi mücadele gruplarını kuruyorlar. Latin Amerika’da buna birçok örnek var; Arjantin’deki Plaza de Mayo Anneleri gibi, Kolombiya’daki anneler de böyle güçlü bir temel oluşturdu. Bizim acılarımızda derin bir birlik var. Kürdistan’daki anneler de aynı şekilde kayıplarının arkasından gidiyor, gerçeklerin ortaya çıkması için savaşıyorlar. Farklı diller konuşsak da, anneler her zaman birbirlerini desteklemenin yolunu bulur. Çünkü mücadele, dünyadaki her şeyden daha güçlü ve birleştirici bir güç. Kürdistan’daki kadınlar bizim yansımamız, biz de onların. Bu dayanışma hem mücadelemize güç katıyor hem de dünyaya bir mesaj veriyor: Kadınların barış mücadelesi evrenseldir.