Fransız Senatör Laurence Cohen: Bölgesel barışın projesi desteklenmeli

- Selma AKKAYA
33 görüntüleme
Temmuz ayının sonunda 102 Fransız parlamenter Le Journal Dimanche adlı Fransız gazetesinde “Erdoğan’ın savaş çılgınlığına karşı koymalıyız” çağrısıyla Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditlerine ilişkin ortak bir deklerasyon yayınladı.

Çağrıya öncülük eden; Komünist, Cumhuriyetçi, Yurttaş ve Ekolojist (CRCE) Grubu’nun Senatörü Laurence Cohen. Cohen Newaya Jin’e çağrının içeriği ve yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Uzun yıllardır Kürt mücadelesine destek veren bir siyasetçi olan Laurence Cohen, öncelikle son yıllarda Kürtlere ilişkin yaptığı çalışmaları özetledi:

Sıkı bir Kürt dostu

“Tüm siyasi görüşlerden 102 parlamenterle birlikte, Erdoğan’ın AANES (Kuzey Doğu Özerk Suriye Yönetimi) tarafından yönetilen bölgede, Suriye’nin kuzey doğusundaki savaş politikasını kınayan bir çağrı yayınladık. 2018’de, İslam Devleti’ne (DAİŞ) karşı mücadele eden Kürt kadınlarını desteklemek için soldan ve merkezden birkaç kadın milletvekili ve senatör tarafından imzalanan bir imza kampanya başlatmıştım. Ayrıca Ocak 2013’te Fransız topraklarında korkakça katledilen Fidan Doğan (Rojbin), Sakîne Cansız ve Leyla Şaylemez anısına Paris’te düzenlenen Dünya Kürt Kadınları Festivali’nin 5 yıldır ev sahipliğini  yapıyorum.”

‘Kalıcı barışı destekliyoruz’

Cohen çağrılarının amacının Erdoğan’ın savaşçı ve yayılmacı gündemi konusunda uluslararası kamuoyunu uyarmak olduğunu söyleyerek “Bugün, 4 yıl önce olduğu gibi, Kuzey-Doğu Suriye’de yeni bir savaş birçok insani trajediye neden olacaktır. Bu nedenle bölgede kalıcı barışı inşa edebilecek siyasi bir çözümü destekliyoruz. Barışın itici güçleri olarak Suriye Demokratik Güçleri ve AANES’in bu çözümde olmazsa olmaz çarklar olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Barışın itici gücünün özerk bölge yönetimi olduğunu belirten Laurence Cohen ayrıca çağrıda yer alan taleplerini şöyle açıkladı:

‘Uçuşa yasak bölge ilan edilmeli’

“Fransa’yı, Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge ilan etmesi ve Suriye Kürtlerini uluslararası koruma altına alması için BM Güvenlik Konseyi’ni harekete geçirmeye davet ediyoruz. Fransa’da halkın ve parlamenterlerin çoğunluğunun Suriye Demokratik Güçleri’ne dönük desteği bir gerçek. Kürt birliklerinin İslam Devleti’ne(DAİŞ) karşı kahramanca mücadelesi geniş bir uluslararası destek uyandırmasına karşın, birçok devlet, Efrîn Kantonu’nda Türk ve cihatçı saldırı sırasında onları kaderine terk etti. Şahsen, AANES’in Suriye’nin Kuzey-Doğu’sunda savunduğu siyasi ve sosyal projenin, bugün Suriye demokratik güçlerinde eksik olan bu desteği yeniden yaratmayı mümkün kılması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin uluslararası tanınmadan yararlanabilmesini istedik çünkü bu proje demokratik, feminist, ekolojik ve sosyal projedir ve itibar kazandırılmalıdır.

‘Erdoğan kanlı kitlesel vahşet yetkilisi’

Bizim rolümüz aynı zamanda hangi güçlerin DAİŞ’i yenmeyi mümkün kıldığını ve hangi güçlerin Suriye’deki cihatçı grupları aktif olarak desteklediğini hatırlamaktır. Bu nedenle metnimiz, Avrupa topraklarında bulunan aktivistlerin ve Kürt derneklerinin korunmasını garanti etmeye çağırıyor. Bugün Erdoğan kendisini en kanlı kitlesel vahşete yetkili görüyor. Türkiye ve bölge için barış ve toplu güvenliğin önündeki bir engeli daha temsil eden bu rejime desteğini kesmek Fransa’nın ve AB üye ülkelerinin sorumluluğundadır. Kendi adıma, Kürt demokratları NATO’ya katılabilmek için Türkiye’ye iade etmeyi kabul ederek, İsveç ve Finlandiya’nın Erdoğan’a anlamlı bir taviz verdiğini düşünüyorum. Durumu değiştirmek için kaldıraçlar var: Örneğin Avrupa Birliği, göç politikasını Türkiye’ye taşeronluk yapmaktan vazgeçmeli ve göçmenleri onurlu bir şekilde kabul etmelidir. Bunu başaramayan AB ve Fransa, savaş politikasını sürdürmek için Erdoğan’a önemli bir boşluk bırakıyor. Henüz bu platformda konuşmamış olan Fransız hükümetinin, davet ettiğimiz şekilde hareket edeceğini umuyorum.”