Hakikatin izinde 17 yıl; Newaya Jin

- Hêja ZERYA
121 görüntüleme
2005’ten bugüne kutsayan ve kutsanan kadın emeğinin bir ürünü Newaya Jin. 17 yılını tamamlayan 18. yaşına adım atan gazetemiz, emeği geçen, direniş ve özgür yaşamda ısrar eden tüm kadınlara kutlu olsun.

Bilimsel, felsefik, tarihsel, toplumsal yoğunlaşmaların, düşünsel, eylemsel, yaşamsal üretimimizin biriktiği ve başta Kürt kadınları olmak üzere dünya kadınlarını aydınlatan ışık olsun. Kadının ezgisi; sesiyle, sözüyle, bilgisi ve bilgeliğiyle iyi, güzel, doğru yaşamın dili olsun.

Direniş ve yaşam kuruculuğu her sayfasının soluğuna yansıtan…

Newaya Jin’ın her sayısı kadın etik ve estetiğinin tarihsel bir ürünü. Kadın enerjisinin pozitif, yapıcı, moral-coşku yüklü yanı kadar, yaşam gücü ve enerjisi anlamına gelen bu enerjiyi, toplumsallığı yok etmek isteyen devletli uygarlık saldırılarını işleyen bir tarih yapıcı eser. Tarihle günceli, yerelle evrenseli buluşturan, direniş ve yaşam kuruculuğu her sayfasının soluğuna yansıtan mükemmel bir ahengin ürünü. Kadının görünmeyen emeğinin, direnişinin, tarihinin dili ve eylemi! Hakikatin iz sürücüsü!…

Anlamlı yaşamın farkındalığını yaratan kolektif akıl

Kadınsız yaşamla veya köle kadınla anlamsızlık-felsefesizlikle, kadınla yaşamın, özgür kadınla ekmek-su kadar ihtiyaç duyduğumuz anlamlı yaşamın, bilgeliğin, aşkın, farkındalığını yaratan kolektif akıl ve üretimin çocuğu Newaya Jin. Artık emekleme, yavaş yavaş ergenlik aşamasını aşan, olgunlaşmaya adım atmanın düşünsel, eylemsel, yaşamsal üretimini zenginleştirmesi gereken bir ergen. Bu yüzden daha güçlü, zengin, yaratıcı ve yaşam kurucu enerjilerin birikmesi, yan yana gelmesi ve akması gereken bir yaşam yeri. Kadının kendini bileceği, bulacağı ve gerçekleştireceği bilgi-yönteme ulaşma mekanı. Sesi duyulan, sözü dinlenen eylemi özgürleştiren kadın olmanın hem öğrencisi hem öğretmeni… “Eksik”, “aklı kısa”, “sıfır noktasında” kadınlıktan, “uçurumun kenarında kanatlanan” kadın olmaya doğru evrilmenin varoluş hikayelerini çoğaltan özgür oluşlara açılan yol olmak… Yol ve yolcunun hem buluştuğu hem ayrıştığı diyalektiğin yol göstereni…

Newaya Jin, anlam ve özgürlük arayışçılarına mekan oldu

İnsanlığın başına gelen en büyük felaket; anaya, emeğe, yaşama yabancılaşma ile başladı. Anlamın kaynağı toplumsallık tüketildikçe hiçleştirilen -cüceleşen- böcekleşen insana doğru hızla koşan kapitalist modernite sistemi -kültürü- yaşamına “dur” diyen Önder Öcalan, Kürdistan ve Kadın Özgürlük Mücadelemizin aldığı yol, Newaya Jin’ın yolunu aydınlatıyor. Anlam ve özgürlük arayışçısı kadınlara mekan olması bu yüzden. Yaşam ve anlam bilimi jineolojî’nin Newaya Jin sayılarında, sayfalarında daha fazla yer alması bu açıdan önemli. Yüzyılımızın kadın devrimini hangi bilme biçimi-yöntemi ve bilgeliğiyle öreceğimiz, ideoloji ve sosyolojinin giderek daha fazla yakınlaştığı tespitini yapan Önderliğimizin, jineolojî’ye bu yakınlaşmanın yaratacağı yaşam gücü olmada rol atfetmesi üzerinde durulması gereken noktalardan. Yine “tarihin sosyolojikleştirilmesi” ve “sosyolojinin tarihselleştirilmesi” noktasında kapitalizmin dinine dönüşen pozitivist bilimcilikten kendimizi kurtarabilmek, özgürlük sosyolojisi önündeki önemli engellerden birini aşmak demek.

Özgürlüğün ezgilerini dünyanın dört bir köşesine yayacak

Cinsiyetçilik, dincilik, milliyetçilik, bilimcilik gibi devlet ve iktidara güç veren erkek egemen ideoloji ve yöntemlerden kurtulmaya daha fazla kafa yoracak Newaya Jin. Erkek egemen zihniyetin karanlığa gömdüğü doğamızı, tarihimizi, emeğimizi ve yaşamımızı aydınlattıkça, aydınlanacak beyinlerimiz ve tutuşacak yüreklerimiz. En çok da bu aydınlanma direnişlerine ve direnişçilerine sayfalarını açtıkça kadın rönesansı, kadın devrimi ve kadın modernitesinin geliştirilmesinde ergenlikten olgunluğa evrilecek. Toplumun, doğanın, kadının ve özgürlüğün ezgilerini yayacak dünyanın dört bir köşesine. Kadınlar olarak “vardık, varız, varolacağız” direngenliğimiz “Jin, Jiyan, Azadî”nin dili olacak.
4 Nisan Önder Apo’ya, kadınlara, halkımıza-halklara kutlu olsun!
Böyle anlamlı bir günde doğuşunu gerçekleştiren Newaya Jin’a kutlu olsun!
İyi ki varsın Newaya Jin, 18. yaş günün kutlu olsun, nice yıllara…

‘O bizden biri olacak’

Her yeni başlangıç yeni tadlar bırakır damağımızda. Her yeni başlangıç ile yeniden doğar gibi oluruz. Bir türkü olur dilimizde, her yeni başlangıcımız. Yeni bir adım atmak, yeni bir şeyler yaratmak, yaşatır insanı. Yaşama bağlar. Geleceğe daha umutla bakmayı sağlar. Bir aşk tutulmasıdır yeni bir başlangıç. Yeni başlangıçlarla yaşama döneriz. Aydınlık bakarız zamana. Gözlerimiz ışıl ışıl olur. Ona tutunuruz. Severiz onu. Çünkü onun bizi yaşatan güç olabileceğine inanırız. İnanmak ve umutlu olmak yaşatır insanı. Zamanla o yeni başlangıç gelişir, daha yeni başlangıçlara yol açar. O artık bizden biri oluverir. İlk anlarını hatırlarız. İlkler hep acısıyla, tatlısıyla yaşarlar.

‘Yeni bir gazeteye başlıyoruz’

Nicedir bir ezgi dolanmış dilimize. Onu düşünmeden edemiyoruz. Yeni bir gazeteye başlıyoruz. “Newaya Jin” yani “Kadın Ezgisi!” Neredeyse bir yıldır bu gazetenin planlarını yapıyoruz. Hayalleri derseniz, onlar daha evveline dayanıyor. Kadın ile ilgili dünyadaki her gelişme, biz kadın mücadelesi verenlere büyük heyecanlar yaşatıyor. Ve başka adımlara vesile oluyor. Gelişen kadın mücadelemizde, her an yeni bir şeylerin ihtiyacı daha da açığa çıkıyor. Dünyada olup biten tüm kadın gelişmelerini hep birlikte izleyip okuyacağız. Bu gazete ile kendimizi eğiteceğiz. Kendimizi tanımaya, bilmeye, anlamaya vereceğiz. Umutlarımızı, yaşadıklarımızı, bildiklerimizi, bilmediklerimizi, hayallerimizi, zorluklarımızı, acılarımızı, sevinçlerimizi, yapabileceklerimizi yani her şeyimizi paylaşacağız hep birlikte. Kadın olunca konu, millet, dil, din, ırk vb. hiçbir şeyin farkı kalmıyor. Aynı zorlukları, sorunları yaşıyoruz tüm dünyada. Neden tüm bunları ortaklaştırmayalım, neden ortak bir platformda paylaşmayalım.

‘Hepimizin gazetesi olacak’

Bu hepimizin gazetesi olacak. Sadece Türk, Kürt kadınları değil, Ortadoğulu, dünyalı tüm kadınların sesi olacağız. Her kadın bu gazetenin sadece okuyanı değil, doğal muhabiri, yazarı olacak. Hem kendimizi eğiteceğiz hem de yetkinleştireceğiz. Biz yaşamın imbiğinden geçerken yaşadıklarımızı dökeceğiz kalemlerimizle beyaz sayfalara. Paylaşımdan doğacak en iyi yazarlarımız, muhabirlerimiz, çalışanlarımız… Yüreklerimizi, beyinlerimizi bu ortak platformda birleştireceğiz. Bu buluşmadan en güzel şeylerin doğacağına inancımız büyük.

Bizim temelimiz kadın emeğidir

Kadının basın alanındaki parçalı da olsa yaratılan emeği üzerine kuruyoruz gazetemizi. Hem genel hem Kürt kadınının bu alanda yarattıklarını kendimize rehber edindik. Hiçbir şey temelsiz olmaz. Bizim temelimiz her zaman her alanda görülmeyen kadının emeğidir. Hiçbir emek boşa gitmedi. Gazetemiz de bunun bir göstergesidir. Buna layık olmak için çaba göstereceğiz hep birlikte.

Yaşamımıza yeni bir soluk…

Kendimizi bulacağız “Newaya Jin” gazetesinde. O bizden biri olacak bundan böyle. Sosyal, siyasal, kültürel, ekoloji, hukuk, sağlık, gençlik, çocuk vb. Yaşamın birçok alanına yönelik konuları içerecek. Yaşamımıza yeni bir soluk, yeni bir renk, yeni bir ezgi… Adımızı Kadının Ezgisi koyduk. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, kadının yaşamın her alanına girmesi ile son bulacak tüm yalnızlıklar, savaşlar, şiddet, acı, yoksulluklar… Ezgi yaşamda uyumdur, güzelliğin sesidir. Kadın yaşamın ezgisini buldukça, yarattıkça dünya güzelleşecek, yaşanır hale gelecek. Barış ezgili bir yaşamın duldasında büyüyecek. Gazetemiz özgürlüğün, barışın, sevginin, güzel ve güneşli günlerin sesi olacak. Egemen sistem umudumuza, güneşimize, ezgilerimize, pranga vurmaya çalışsa da, biz onu yeniden yeşerteceğiz kendimizle…

İlk sayı kadın katliamlarında yaşamını yitiren kadınlar anısına

Uzak denizlerden doğan güneş soluk verecek bize yine. Yaşamın her alanında olduğu gibi medya alanında da irademizi böyle geliştireceğiz. Böyle güçleneceğiz. Sesimizi duyuracağız. Sesimizi dünyadaki tüm kızkardeşlerimizle buluşturacağız. Her adımımızı savaşsız, kardeşçe yaşanan bir dünyaya adıyoruz. Gazetemiz 4 Nisan’ı doğuşu olarak esas alacak. Doğuşun en güzel anlarını yansıtmaya çalışacağız. Ayrıca gazetemizin ilk sayısını kadın katliamlarında özellikle de töre cinayetlerinde yaşamını yitiren ismini bildiğimiz/bilmediğimiz tüm kadınlara adadık. Adıyoruz ki, bir daha olmasın ölümler, savaşlar, tecritler… Olmasın bir daha yalnızlıklar… Buluşsun tüm yürekler barış denen yaşamın en güzel ezgisinde.

*Bu yazı gazetemiz Newaya Jin’ın Nisan 2005’teki ilk sayısında yayınlandı.