Hücrede de olsa özgür düşünürüm

- Abdullah ÖCALAN
130 views
Benim üzerimdeki komployu ne halk ne PKK ne de devlet anlamış değil. Ama ABD iyi planlamış; planı iyi işliyor, Kürtlere bir şey vermeyecekler. İlkel milliyetçiler emir eri gibi çalıştığından devletçik yapabilirler. Milliyetçi Kürtler bir süre ABD ile yürüyebilir ama Ortadoğu’da ABD ile yürümek neye yol açar?

Ermeniler 50 yıl İngilizlerle Fransızlarla, İyonlar 100 yıl İngilizlerle yürüdüler ama bu coğrafyadan silindiler. Ninova’da Asuriler-Süryaniler vardı, onlar da ard arda ortadan kaldırıldı. Kürtler bir devletçik olacaklar ama buna ne kadar güvenmek mümkün? İkinci bir İsrail gibi mi olacak? Kürtleri savaşa mı sürer belli değil. Kürtleri Türklere kırdırma İngilizler zamanında başladı, şimdi ise Kürtler biraz güçlendi.           

Komploda İngilizlerin rolü

Mustafa Kemal 1.Dünya Savaşı sonrasında, İngilizlerin Sykes-Picot anlaşmasıyla Ortadoğu’ya dönük geliştirmek istedikleri planları, Kürtlerle yaptığı ittifak ile boşa çıkarmıştır. Fakat İngilizlerin bölgeye dönük planları sona ermemiştir. Benim komployla Suriye’den çıkarılıp Türkiye’ye teslim edilmemde CIA ile birlikte İngilizlerin de parmağı vardır ve asıl amaç o gün gerçekleştiremedikleri politikalarını bugün gerçekleştirmekti. Benim duruşumla bir Türk-Kürt savaşı engellenmemiş olsa, çıkacak bu savaşla İngilizler haritaları yeniden çizip planlarını yürürlüğe koyacaklardı. Zaten Ortadoğu’ya yeniden şekil veriliyor, bütün Ortadoğu yeniden şekillendirilecek. Benim Suriye’den çıkarılışımdaki asıl amaç, benim ve benim önderliğimdeki PKK’nin bu planlara engel oluşumuzdu.

Kuşatmanın Kürt ayağı

Türkiye belki anlayamamış olabilir ama benim teslim edilmemden sonra bu planların yürürlüğe konulması için Güney’de gerekli yapı da oluşturuldu. Türkiye’nin zaten tarihi düşmanları var, kuşatılmış durumda. Benim komployla Türkiye’ye teslim edilmemdeki amaç bu kuşatmanın Kürt ayağını oluşturmaktı. Fakat ben bu planları zaten biliyordum ve gördüm, ona göre tutum belirledim ve daha önce Mustafa Kemal’in yaptığını bugün yaparak bir ölçüde bu planları boşa çıkardım. İngilizler bu nedenle bana da kızgındırlar. Güney’de bir çeşit Ermenistanvari Kürdistan kurulma planları vardır. İsrail kendi amaçları doğrultusunda bu devleti kullanmak isteyecektir. Kendi güvenliği için gerekirse Araplara karşı saldırtacaktır. İsrail’in Türk ordusu üzerinde de büyük bir etkisi vardır. Erbakan hükümeti döneminden ’96 yılından beri, ordunun İsrail’le büyük askeri işbirliği var.  Bu anlaşmalar biliniyor. AB ikiyüzlülük yapıyor. Kürt sorunu için herkesi oyalıyorlar. Hiçbir şey yapmadılar, Kürt sorununu adeta dondurdular.

Özgür düşünmek her şeyden önemli

Roma’dayken Fransa, hakkımda uyduruk bir mahkeme kurmuştu. Amaçları güya beni Avrupalı yapacaklardı. Yani “biz her şeyi düşünürüz, yapılması gerekenleri size söyleriz, siz sadece yaparsınız” diyorlardı. Ben kabul etseydim her şey görünürde mükemmel olacaktı ve beni bu şekilde de Avrupa’da kabul ederlerdi. Fakat ben kabul etmedim. Her zaman özgür kişiliği yaşamak istedim. Benim için özgürce düşünmek ve hareket etmek her şeyden önemlidir. Bu hücrede de olsam önemli olan özgür düşünebilmemdir. Ve sorunun da bu şekilde çözülemeyeceğini biliyordum. Kabul etmediğim için de beni gözden çıkardılar ve sonra olanları biliyorsunuz. Benim Türkiye’ye teslim edilmem ABD ve İsrail eliyle oldu. Teslim edildiğimde anında idam edilebilirdim. Beni teslim edenlerin de amacı buydu. MHP’ye kalsaydı anında idam edeceklerdi. MHP, “Apo’yu bir dakikada idam ederiz” diyordu. ABD, beni teslim etmek isterken Türkiye’yi çağırıp, “gelin size Öcalan’ı verelim” demiştir. Türkiye de “tamam” deyip kabul etmiştir. Olay budur. Türkiye benim teslim edilmemdeki amacı hiçbir zaman anlayamadı. Kenan Evren bile Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etmekle Türkiye’nin başına büyük bir bela getirdiler, demiştir. Hatta Ecevit, benim Türkiye’ye niçin teslim edildiğimi anlayamadığını söylemişti. O bile ABD’nin bu konudaki planlarını anlayamadığını söylüyor. ABD’nin Ortadoğu’daki planları çok gizlidir, kimse bu planları yeteri kadar anlayamıyor, çözemiyor. Beni Türkiye’ye teslim ettikten sonra, Amerika’da bir think-thank kuruluşunun başkanı, Türk yetkililerine, “Öcalan’ı ne zaman asıyorsunuz? Bir an önce asmanız lazım” deyip, asılmamı çok isteyen bir çaba içerisindeydi.

Ortadoğu’da bir tehlikeydim

Komployu gördükten sonra bu komployu boşa çıkarmak ve boyutlarını öğrenmek için de olsa yaşamam lazım, dedim. Türkiye tarafı bunu gözü kara karşıladılar. Meseleyi anlamıyorlardı. Herkesle anlaşma içerisine giriyorlardı. Yunanistan’ın komplodaki rolü çok önemlidir. Tarihi Türk-Yunan düşmanlığının giderilmesi için benden daha iyi bir hediye olamazdı. Rusya’ya da 10 milyar dolar para verdiler. Ayrıca Mavi Akım projesinde de anlaşmaya varıldı. Rusya’nın müthiş paraya ihtiyacı vardı. Benim teslim edilmemle sonradan çok açık şekilde anlaşıldı ki, Barzani ve Talabani’nin önü de açılmış oldu. Bunların hepsini çok iyi düşünmek gerekir. Ortadoğu’da bütün bu yaşananlar bir 3. Dünya Savaşı’nın olduğunu gösteriyor. Ben Ortadoğu’da olsaydım Irak’ta olanlar bu şekilde yaşanmazdı, Saddam bu şekilde çözülmezdi, çözülmesi daha farklı olurdu. KDP ve YNK böyle davranmazlardı. Ben Ortadoğu’da onlar için bir tehlikeydim. Bu nedenle beni etkisizleştirmeye çalıştılar. Ya öldüreceklerdi ya da etkisizleştirip tasfiye edeceklerdi. Bunları yapamayınca beni bu adaya hapsettiler. Sıra Türkiye’de, Türkiye’yi çözmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin çözülmesi, Türkiye’nin Iraklaşması demek, bu da çok derin bir Türk-Kürt çatışmasının başlaması demektir.