Jineolojî alternatif sunuyor

- Leyla EBDO
56 görüntüleme
Rojava Devrimi kadınlar için büyük imkanlar yarattı. Jineolojî Merkezi de bu imkanlardan biri. Kadın bilimi anlamına gelen ‘jineolojî’ kavram olarak ilk kez Rêber Öcalan tarafından gündeme getirildi. Yeni bir bilim olsasına rağmen içinde Kürtçe ‘kadın’ anlamına gelen ‘jin’ kelimesini barındırması nedeniyle kulağa yabancı gelmiyor. Çünkü kadının yaşamda ve devrimde eşsiz bir değeri var.

Rojava toplumu ‘jineolojî’yi  devrimin bilimi olarak görüp anlamaya çalıştı.  Araştırdıkça tanımaya başlayanlar, öğrenmenin heyecanını yaşamaya başladı. Rovaja Devrimi’yle birlikte bölgede kadın yasası, kadın savunması, kadın eğitimi, kadın ekonomisi, kadın meclisleri ve eşbaşkanlık sistemi de gelişti. Jineolojî de tüm bu örgütlenmeler içersinde bilimsel ve etik bir bakış açısı yaratma arayışında oldu.  Jineolojî çalışmaları eğitim ve seminerlerle başladı. 2017 yılında Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye’de Jineolojî Akademisi, Efrîn ve Dêrik’te Jineolojî Araştırma Merkezleri ve Rojava Üniversitesi bünyesinde Fakülte açıldı.

Bilim, kadın ve topluma karşı çalıştı

Bütün bilimler üzerinde olumsuz etkide bulunan erkek egemen zihniyet, jineolojînin geliştirilmesinin temel nedenlerinden biri. Jineolojînin temel amaçlarından biri, kadın bilimine yer vermeyen sosyal bilimlere yapıcı eleştirilerle müdahalede bulunmak. Sistematik kadın kırımının neden ve sonuçlarını araştırmayan, buna karşı çözüm önerileri geliştirmeyen, ekolojik yıkıma karşı durmayan, egemen sisteme karşı toplumu korumayan sosyal bilimlerin verilerine nasıl güvenebiliriz? Kadın varlığı ve hakikatini yadsıyan bir bilimin elbette toplumu ve kadını objektif verilerle değerlendirmesi mümkün değil. Ancak kadın gerçeğini esas alarak yola koyulan araştırmalar bizi kadın, toplum ve tarihle ilgili gerçek bilgilere ulaştırabilir. Bunun için şimdiye kadar yayınlanan egemen erkek damgalı tüm araştırma ve verileri kadının düşünce ve eleştiri süzgecinden geçirerek ele almalıyız.

Üniversiteler iktidara hizmet etti

Şu ana kadar tüm topluma Batı (Avrupa) merkezli bir anlayış dayatıldı ve genel olarak buna alıştırıldık. Bu sistemin okul ve üniversitelerinde eğitim gördük ve birçoğumuz bu anlayışa karşı mücadele verdi. Egemen erkek sistemi ve faşist anlayışla hareket eden bu bilimin toplum ve halkımız üzerinde yarattığı etkileri sömürgecilik, asimilasyon, katliam ve gündelik olarak yürütülen savaş politikalarından tanıyoruz. Bu politikalar çerçevesinde üniversiteler egemen iktidara hizmet eden bir araç olarak kullanıldı. Yine gelecekte kullanılması amacıyla bu üniversitelerde ulus devlet zihniyetine sahip bireyler yetiştirildi.  Son yıllarda erkek iktidarın dayatmaları sonucunda kadın çalışmaları sınırlandırılarak, bu çalışmalar örgütsel ve eylemsel zeminden kopartılıp engellenmek isteniyor. Üniversitelerde de kadın kazanımlarına yönelik saldırılar var. Çok az oranda olsa da kadınlar yönetimde yer alıyor. ‘Erkeğe ait’ olarak görülen akademik alanda kadının akademik düzeydeki gelişimi engellenmek isteniyor. Bu kazanımların korunması ve geliştirilmesi için evrensel düzeyde ortak bir örgütlenmeye ihtiyaç var.

Amaç kadın kazanımlarını korumak

Jineolojî, kadın kazanımlarının korunması için tüm kadınlarla birlikte kararlı ve örgütlü bir mücadele yürütüyor. Bu amaçla üniversitelerde kadın araştırma bölümleri kuruldu. Jineolojî çalışmaları çerçevesinde kadın araştırmaları, feminist epistemoloji, toplumsal cinsiyet ve erkek egemen sistemin etkisindeki bilime yönelik araştırmalarla kadın bilincinin geliştirilmesi ve pozitivizme karşı alternatif adımların atılması hedefleniyor. Üniversitede açılan jineolojî bölümü akademik alanda kadınlara yeni bir kapı araladı. Rojava Üniversitesi’nin kuruluş çalışmalarında yer alarak, kadın özgürlüğü eksenli üniversite anlayışının gelişiminde rol oynadı. Dünyadaki diğer üniversitelerle kıyaslandığında, bu yön Rojava Üniversitesi’ne anlamlı ve farklı bir misyon kazandırdı. Üniversitedeki jineolojî bölümü, Jineolojî Merkezinin araştırmaları ve tecrübeleri doğrultusunda gelişti. Jineolojî, kadın hareketleri, kurumları ve akademisyenlerle sistemli bir diyalog geliştirerek, bu deneyimlerden de yararlanıyor. Yine jineolojî bölümündeki eğitmen ve öğrencilerin görüş ve desteğiyle ortak gücü ve örgütlülüğü büyütme arzusunda.

Jineolojî hedeflerini gerçekleştiriyor

Jineolojî bölümü, kuruluşunun 5. yılında tecrübelerine dayanarak hedeflerini gün be gün geliştiriyor. Şu ana kadar mezun olan üç gruptan 30 öğrenci ihtiyaçlar çerçevesinde toplumsal çalışmalara dahil oldu. İlgili bölüm açılmadan önce jineolojî, liselerde ders olarak verildi. Akabinde jineolojî bölümünden mezun olan öğrenciler, öğretmen olarak okullarda ders vermeye başladı. Ekonomi, basın ve kadın kurumlarında çalışmaya başladılar. Eğitim sonuçlarının pratik alanda etkili olması için, jineolojî bölümünden mezun olup farklı çalışma alanlarına dahil olan öğrencilerle diyalogda olunmaya, destek sunulmaya devam ediliyor. Jineolojî, kadın meclisleri çalışmalarına da aktif katılarak öncülük rolünü oynuyor. Kadınların toplumsal ve akademik kimliklerinin güçlendirilip geliştirilmesi hedeflenmekte. Kadınlar yaşamın her alanında erkek egemen sistemin ürünü olan toplumsal eşitsizliğe maruz kalıyor. Özgün örgütlenmeyle kadının erkek egemenliğine karşı mücadele etmesi, üretim sürecine dahil olması, öz güce ve öz yeterliliğe ulaşması amaçlanıyor. Tüm kadınların haklarının garanti altına alınması temel hedefler arasında. Bu nedenle kadın yasaları ve toplumsal sözleşmenin pratikte uygulanma düzeyinin titizlikle takip edilmesi elzemdir.

Çözüm yolları tartışılıyor

Jineolojî, devrim çalışmalarının tanıtımı ve geliştirilmesinde de sorumluluk ve rol üstleniyor. Öğretmen ve öğrencilere yönelik akademik projeler geliştiriliyor. Bu çerçevede çok sayıda üniversite ile iletişim sağlanarak, öğrenciler için ortak programlar hazırlandı. Rojava devrimi ve kadın devrimi, akademik tartışma ve çalışmalarla birlikte deneyimlerini diğer kadınlarla da paylaşarak sosyal bilimlerde ufuk açıyor. Ortak düzenlenen konferans, çalıştay ve seminerlerde tarih, felsefe, toplumsal sorunlar, kadın, ekoloji, eğitim ve geleceğe ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapılarak çözüm yolları tartışılıyor.  Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm üniversite fakülteleri, Rojava Üniversitesi, Kobanê Üniversitesi ve Şerq Üniversitesi’nde jineolojî dersi veriliyor. Bu derslerde sosyal bilimlerde jineolojîyle birlikte gelişen yeni bakış açısı tartışılıyor. Erkek ve kadın öğrenciler bu derslerde başta erkek egemen sistem, cinsiyetçilik ve dini yaklaşımların kadın gelişimi üzerindeki etkileri olmak üzere birçok konuda yoğunlaşıyor. Genel olarak toplum ve ailede yaşanan sorunların çözüm yolları da tartışılıyor. Jineolojî dersi, erkek egemen zihniyet ve kültüre karşı mücadele ve bu sistemin değişimi için yeni imkanlar sunuyor.  Jineolojî bölümünün açılmasıyla birlikte, toplumda bu değişimin gerçekleşmesine yönelik umut giderek artıyor. Farklı kurumlardan mülteci kamplarına, okullara kadar toplumun birçok kesiminden çok sayıda kişi jineolojî bölümünde okumak için başvuruda bulunuyor. Henüz yeni açılan bir bölüm olsa da jineolojî bölümünün gerekliliği toplumun tüm kesimlerinde hissediliyor. Jineolojî, kendi kökleri üzerinde yeşeren bir bilim olduğu için toplum nezdindeki ihtiyacı daha belirgin olarak ortaya çıkıyor. Toplum çözüm yolu ve değişimi jineolojîde buluyor.

Kırıma karşı evrensel kadın dayanışması

Kadınların, eğitim hakkından yararlanıp akademik alanda yer alması zorlu bir adım olduğu gibi kesintisiz bir mücadele de istiyor. Afganistan’da kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet bunun en bariz örneği. Afganistan’da olduğu gibi kadın ve topluma karşı hareket eden bu rejimler, tüm dünyanın gözleri önünde Şengal ve Efrîn’de de Kürt kadınlarına yönelik katliamlar gerçekleştirdi. Kadına yönelik bu kırım sistematik olarak devam etmekte. Bu nedenle kadın kazanımlarının korunarak evrensel kadın dayanışmasının geliştirilmesi büyük önem taşımakta. Rojava Devrimi ile birlikte akademik alanda kadının bilinçlenmesi ve kalıcı mevziler edinmesi amacıyla programlar geliştiriliyor. Toplumsal özgürlük ancak örgütlü ve ortak bir mücadeleyle geliştirilebilir. Bu mücadelenin öncü kurumlarından olan üniversiteler bu sorumluluğu her yönüyle taşıdığı gibi toplumsal rol de üstllenmekte.

 

*Rojava Üniversitesi Jineolojî Bölümü Öğretim Üyesi