Kadın oldukça özgürleşecektir, cinselliği bir koz olarak kullanmadan çıkacaktır.
Mal-mülk konusu gibi değerlendirilmekten çıkacaktır. Özgür seçim ilkesine, bunun siyasi, sosyal ve hatta sanatsal boyutuna kadar gelişmeye kendini ulaştırabilecektir. Bunun özgürlüğünü yaşayabilecektir. Bu oldukça saygı gerektirir ve sevgi de yine bu temelde gelişir. Tamamen mevcut siyasal amaçlarla bağlantılıdır, bu asla göz ardı edilemez. Kendine güvenen -bu temelde güvenmeden de öteye bu bir görevdir- Kürdistan kadının yüzlercesi ayaklar altındadır; kendine güvenen kurtuluşcu, kadın veya erkek olsun, onları ayağa kaldırır, örgütler, eğitir ve bu temelde de kendi kişisel sorunlarına çözüm bulur. Bu temeli sağladıktan sonra, buna dikkat ettikten sonra, cinsel ilişkiymiş, evlilik ilişkisiymiş çözüm bulunur ve soruna bu temelde yaklaşıldığında kimse de karşı koyamaz. Açık yaklaşımlardır sanırım.
Yaşamınızı özgürlük ilkesine göre düzenlemek zorundasınız
Köleleşen halklarda, kadınlaşan halklarda -hele bizim gibi halklarda- kölelik, kadın kimliği üzerinde, en pis ve kirli bir tarzda hüküm sürmektedir. Biz bu köleliğe, kadının köleliğine büyük bir özgürlük tutumunu dayattık. Her alanda olduğu gibi, bu alanda da özgürleşmeyi başlattık, en azından başlatmak istedik. Ama sizlerde bu güç yok. Kadın kimliğini kanıtlama, kölelikten hesap sorma, bir yerden bir yere ulaşma gücünüz yok. Çok ilkeli hareket etme, özgürlüğü seçme, kendi kişiliğini özgürlüğün güvencesi yapma gibi davranışlara fazla gelmiyorsunuz. Buna neden gelmiyorsunuz? PKK kendi somutunda -genelde olduğu gibi- özgürlüğe açtığı alan nedir? Sizi en çok ilgilendiren yeri neresidir? Alacağınız güç ve vermeniz gereken nedir? Bu gibi soruları fazla sorun etmiyorsunuz.
Her şeyin yerin dibine gömüldüğü konumlardan, kabul edilebilir, yaşayabilir konumlara çıkarabilmek için her şeyimizi ortaya koyarken, sizleri diplerden alıp kabul edilir durumlara getirmek için harcanan çabalarımız var. Aslında sizleri yaşanabilir, kabul edilebilir bir düzeye getirebilmek için yoğun çabalarımız var. Yaşamınızı özgürlük ilkesine göre düzenlemek zorundasınız. İlkesiz bir kişilik, niyeti ne olursa olsun, kaybetmeye mahkûmdur. Bu kendinizi çocukça aldatma anlamına gelmiyor. Duygularla hareket etmeniz, iyi niyetle hareket etmeniz, rahatlıkla sizleri özgürlük ilkesiyle çelişen bir duruma düşürebiliyor. İddianız zayıf, kendinizi işlemeniz zayıf. Kendi problemlerinize sorumluluklar bünyesinden bir çıkış yaptırmaya çalışırken, önünüze ne gelse hemen ona sarılıyorsunuz. Mevcut durumunuzun her yönüyle doğru olduğunu söyleyemezsiniz. Örnekleri çok açık, açıklamalarla ortaya koyduk.
Kadının ya özgür yaşama katılımı ya da özgür yaşamı reddedişi!
Saflarımıza geliyorsunuz; kendiniz için, devrim için çok hayati olan bir yaşamı bile esas almaktan yoksunsunuz. Tek taraflı yardım, adaletli olmayan yardım sizleri savurur. Muhtaç olduğunuz sevgi dünyasını kendi kişiliğinizde yaratarak, oluşturarak ortama yayabilirsiniz. Parti bu konuda ortamı hazır tutmuştur. Aynı zamanda toplumun bu konudaki düzenlemesine, toplumun bu konudaki gericiliğine karşı iyi yanıt veriyor. Ama siz buna karşı duramıyorsunuz. Sizleri güçten düşüren basitlikleri yaşıyorsunuz. Yine saflarımıza geliyorlar; burunları havada, karşılarındaki anlayışı kavramadan, kendilerini inandırmadan saflarımızı terk ediyorlar. Elbette ki bunu anlamamak ya da anlamazlıktan gelmek mümkün değildir. Bundan dolayı Parti içinde ya özgür bir kadın tipi yaratılır, ya yaşam kabul edilmez! Diğer bir sloganımız şudur; kadının ya özgür yaşama katılımı ya da özgür yaşamı reddedişi!
Rêber Apo’nun 1990-1998 yılları arasında yaptığı çözümlemelerden derlenmiştir.
