Plurifeminizmin mayası Kürdistan!

- Dilber Aydın
95 views
35. Çokuluslu Kadın Buluşması’nı gerçekleştirmek için 7 Ekim akşamı Arjantin’in tüm şehirlerinden, kadın kolektifleri, kurum ve hareketlerinin organizesi ile binlerce kadın San Luis şehrine doğru yola koyulduk. Ant Dağları’nın eteklerine kurulu San Luis kenti doğası kadar tarihi ile de ülkenin önemli şehirlerinden. Huarpe Comechingon bölgesinin başkenti aynı zamanda. Pandemiden kaynaklı iki yıl ara verilen buluşma aynı zamanda Plurinacional ismi ile gerçekleşen ilk buluşma olduğu için de büyük bir heyecan ve ilginin odağı oldu.

Çokuluslu olması, yerli halkları, farklı etnik kimlikleri, cinsel kimlikleri kapsaması ve bu durumun buluşmanın ismine kadar yansıması büyük mücadeleler sonucu elde edilmiş bir kazanım. Bu yüzden de tüm katılımcılar 35. Kadın Buluşması’nı, bu perspektifin hayat bulması için büyük bir sorumluluk duygusuyla sahiplendi. Ortalama 180.000 nüfusa sahip San Luis kentinin 100.000 üzerinde kadına 3 gün boyunca ev sahipliği yapacağı detayını da bir şeyin yapılmak istenildiğinde hiçbir şeyin engel olamayacağının göstergesi olarak belirtmekte yarar var. Adeta tüm şehir elbirliğiyle kadın buluşmasının başarıya ulaşması için seferberlik ruhuyla misafirlerini ağırlama yarışında. Şehrin bütün okulları, spor merkezleri, stadyumları, park alanları, meydanları bu buluşmanın hizmetine konuldu. Uyku tulumu, kamp çadırları vb. araçlar konaklama sorununu ortadan kaldırmaya dönük atılmış bazı pratik adımları oluştururken, katılımcılar için başlarını koyabilecekleri düz bir zemin, bir uyku tulumu taşıdıkları tatlı yorgunluğu onlara unutturacak kadar rahatlık sağlamaya yetti. 3 gün boyunca gerçekleşecek seminer, atölye, yürüyüş, festival, toplantı, sergileri düşününce kadınlar için konaklama bir sorun olmaktan çıkıyor. Edinecekleri tecrübenin kazanımları mücadele hayatlarında belki de önemli bir dönemeç olacağı için bu durum kimse için bu sorun olmuyor.

100’ün üzerinde atölye

8 Ekim sabah saat 10’dan itibaren alan büyük bir hızla dolmaya başladı. Kürt Kadın Hareketi olarak büyük tecrübelere sahip olmamıza rağmen, 100’ün üzerinde atölye, onlarca seminer, yürüyüş ve festivalin nasıl organize edileceğini büyük bir merakla bekliyoruz. Her yıl başka bir şehirde gerçekleşen bu buluşmaların organizasyon komitesi de o şehirde bulunan anti-kapitalist kadın örgütleri, kolektif, ekoloji hareketleri vb. kurumlardan oluşuyor. Böylelikle; bu denli büyük bir tecrübe ülkenin her tarafında bulunan kadın örgütleriyle paylaşılıyor. Örgütlülüğün önemi ve sahip olunan potansiyeli açığa çıkartmada oynadığı rolün değerini görüyoruz.

KJK’den görüntülü mesaj

Aynı günün öğlen saatlerinde büyük stadyumda kurulmuş dev sahnede Hazırlık Komitesi adına yapılan konuşmayla 3 günlük kadın buluşmasının resmi açılışı gerçekleşmiş oluyor. Guatemala, Paraguay, Bolivya, Uruguay, Colombia’dan gelen birçok enternasyonalist dayanışmacının yaptığı konuşmaların ortak teması sınırları aşan bir kadın mücadelesinin önemi. Kürdistan Kadın hareketi olarak 2015 yılından beri farklı aktivitelerle katılım sağlanan bu buluşmada bu yıl, aktivitelerin dışında Medya Savunma Alanları’ndan KJK Koordinasyonu adına Çiğdem Doğu’nun gönderdiği görüntülü mesaj meydanı dolduran kadınlar tarafından büyük bir coşkuyla izlendi. Mesajın sonunda 100.000 kadın hep birlikte ‘Jin Jiyan Azadî’ sloganıyla Kürdistan özgürlük dağlarında gelişen kadın direnişini sahiplendi.

‘Abya Yala’dan Kürdistan’a çokulusluluk’

Önceleri Kürdistan Kadın Hareketi ile dayanışma komiteleri tarafından sık sık dillendirilen ancak 35. Plurinacional Kadın Buluşması’nda bütün gruplar tarafından sahiplenilerek “Plurinacional plurinacional, Desde Abya Yala, Hasta Kürdistan” (Abya Yala’dan Kürdistan’a çok ulusluluk) üç günlük kadın buluşmasının ortak sloganı oldu. Aktivistler melodik bir telafuza sahip olan bu sloganı attıkça meydanı coşku sardı. Yaklaşık 3 saat süren açılışın ardından atölyelere katılmak için kadınlar yönlerini şehir merkezine çevirdi. 15 konu başlığı altında 100’ün üzerinde altbaşlıkla gerçekleşecek atölyelerin odağı toplumun ihtiyaçları temelinde belirlenmiş. Öne çıkan ve yoğun ilginin olduğu ana konular ise şöyleydi:

l Feminizm,

l Feminist akımlar arasında geçişler,

l Kadın ve yerli halklar çeşitliliği,

l Kimlikler ve cinsiyetçilik,

l Toplum ve toprak,

l Aktivizm ve örgütlülük,

l Alternatif sağlık yöntemleri ve her yerde ataerkil şiddet,

l İnsan kaçakçılığı ve sistemleştirilen fuhuş,

l İnsan hakları ve adalete giriş,

l Jeopolitik ve ekonomik durumlar

‘Kadın ve Yerli Halklar Çeşitliliği’ isimli atölyede Mezopotamya’nın kadim halkı Kürtler, tarihsel direnişleri ve maruz kaldıkları imha politikaları değerlendirilirken Latin Amerika’da yerli halkların maruz kaldığı benzer politikalar bir kez daha acıların dili, sınırı ve renginin olmadığını ortaya koydu. Ataerkil-kapitalist sistemin inkar, imha ve kırım politikalarının benzerliği düşmanın ortaklığını buna karşı küresel bir direniş ve örgütlenme ağının aciliyeti neredeyse konuşma yapan tüm kadınlar tarafından vurgulandı. Saat 18:00’den itibaren bir gün öncesinden yolculuk yapmış olmalarına rağmen tüm kadınlar gerçekleştirilen kültürel aktivitelere de eksiksiz katıldı. Film gösterimi, müzik ve danslar, direnişin her rengini yansıtan bir kültür mozaiğine dönüşerek gece 01:00’e kadar soğuk havaya rağmen devam etti.

‘Devrim için kaybedecek zaman yok’

Pazar günü de sabah 9’dan itibaren başlayan atölyeler saat 12’de sonlandırıldı. Herkes kendi ilgi alanına göre seçtiği atölyede zamanını değerlendirdi. Normalde randevularına geç gelmeyi adet edinen Arjantinliler, bu buluşmada dakiklerdi. Şaşkınlığımızı gizleyemeyip bu durumu onlarla paylaştığımızda gülerek “Devrim için kaybedecek zaman yok” cevabını aldık. Saat 12:00’den itibaren aktiviteler ve kültürel programlar için ayrılan zaman içerisinde Abya Yala Feministleri olarak bilinen FAY Meclisi toplantısını gerçekleştirirken, eş zamanlı ‘Ni Una Menos’, ‘Las Rojas’ gibi büyük organizasyonlar ise yürüttükleri kampanyaları tanıtım amaçlı değişik etkinlikler gerçekleştirdi. Abya Yala Meclisi’nin açılışı Guatemala’lı feminist Lolita Chavez tarafından yönetilen bir seremoni ile başladı. Kadın özgürlüğü için mücadele ederken yaşamını kaybedenlere ithafen gerçekleştirilen seremonide Latin Amerikalı onlarca şehidin fotoğraflarıyla, Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in fotoğraflarına da yer verildi. Toprağa, havaya, ateşe ve suya dualar edildi. Şehitlerin ölümsüzlüğünün döngüsü olarak binlerce kişi yönünü güneşe çevirdi. Seremonide “Çoğul bedenlerimizle, hayallerimizle ve faşizme karşı öfkemizle birlikte dünyayı değiştirebileceğimize dair inancımızı dünya kadın devrimi şehitlerinden alıyoruz” mesajı verildi.

‘Kürt kadın şehitler Abya Yala’nın da şehididir’

Lolita Chavez seremonide, faşist Erdoğan rejiminin son aylarda Kürdistan Kadın Hareketi öncülerine dönük gerçekleştirdiği saldırılarda yaşamını yitiren isimleri de andı. Bu öncülerin dünya kadın devrimi için yaşamlarını feda ettiğini hatırlatarak, bu şehitlerin Abya Yala topraklarının da şehidi olduğunu belirtti. Nagihan Akarsel, Berivan Zilan, Delal Nurhak, Alina Sanchez şahsında tüm şehit kadın devrimciler anısına Maya dilinde ritüel gerçekleştirdi. Abya Yala Feministleri Meclis Toplantısı’nın sonuç bildirgesinde,  faşist Erdoğan rejiminin Kürdistan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların kabul edilemez olduğu ve buna karşı mücadele etmek için FAY’ın üzerine düşeni yapacağı vurgusu da yer aldı. Tüm aktiviteler akşam saatlerinde sonlanırken, şehir merkezindeki büyük meydanda kadın buluşmasının sembolü olan büyük yürüyüş için herkes bayrak ve pankartlarını alıp eylem alanına aktı. Kürdistan Kadın Hareketi ile dayanışma komiteleri de üzerinde Alina Sanchez ve Anna Campell’in fotoğraflarıyla “Abya Yala’dan Kürdistan’a Kadın Devrimi!, Jin Jiyan Azadî” yazılı pankartla Kürdistan özgürlük mücadelesini sembolize eden bayraklar ve resimlerle yürüyüş kortejindeki yerini aldı. 5 saat süren ve şehrin tüm sokaklarını dolaşan yürüyüş korteji trompetler, yüzü boyalı kadınlar ve direniş şarkılarıyla rengarenk anlara sahne oldu. Melodik bir ritimle söylenen sloganlar, insanda eşlik etme hissi yaratıyordu. Buluşmanın üçüncü gününde kapanış ve atölyelerden çıkan sonuçların özetlendiği bir toplantı yapıldı. Bir sonraki buluşmanın gerçekleşeceği bölge belirlendikten sonra herkes büyük stadyumda bekleyen otobüslerle dönüş yoluna koyuldu.