8 Mart hesaplaşma günüdür

- Hêja ZERYA
707 views
Kürdistan devriminin bir kadın devrimi olduğu en görkemli ifadesi ile 8 Mart’larda anlam ve yaşam bulur. Özellikle 1990’lardan bugüne Kürdistan’da kadın yılı 8 Mart’la başlar, Newroz’la doruklaşır, direniş ve özgürlük ruhu hep yükseklerde seyreder. Gerilla mücadelesinin toplumsallaşması ve gelişen serhildanlar süreci ile kadınlar her 8 Mart’ta yılın mücadele stratejisini belirleyerek yola çıkar. Kadın devriminin yıla ve yıllara yön verecek sorgulamaları, yoğunlaşmaları içinde devrim ruhu, kültürü ve moral değerleri, kadın özgürlük yoldaşı Önder Öcalan, şehitlerle daha güçlü bir kucaklaşma yaşanır.

“Dünyayı yerinden oynatan” kelebek etkisi ile direnen ve özgürleşen kadın eli ve yüreği dokunur dünyamıza. Kadının toplumla, özgürlükle sözleşmesini yenilediği kutsal direniş an’larıdır 8 Mart’lar. Önceki yılı-yılları aşacak devrime, özgür ülke ve yaşama yakınlaştıracak yıla ve yüzyıllara yön verecek etik-estetik değerleri, yaşam enerjisini kuşanarak yeni bir ruhla gün’ü karşılama zamanıdır. O yüzden bir ayine gider gibi düşünsel ve ruhsal bir yoğunlaşma ile farklı içsel bir coşku yaşanır. Kaybedişin ve kendini yeniden bulmanın, kadınla buluşmanın, birlik olmanın yarattığı başka bir duygu ve sezgiyle bezenir zaman. Özgürlük ve güzellik duygusunun süslediği zamanlardan taşınan hissiyatla bir başka anlamlaşır dünya…

Ulusallaşma ve evrenselleşme diyalektiği

8 Mart’lar Kürdistan’da kadınların ulusallaşma ve evrenselleşme diyalektiğini kurduğu, evrenin enerjisini en güçlü hissettiği özgürlük an’larıdır. Jin Jîyan Azadî sloganının sezgili, coşkulu akıl ve yürek gücüyle sentezlenerek en yüksek sesle, en derin hissiyatla, an’la sözleşerek haykırıldığı zamanlardır. Tarih ve güncelle güçlü bağların kurulduğu, kölelik tarihinin ve ataerkil zihniyetin yarattığı tahribatın derinden hissedildiği, lanetlendiği ve aşmak için özgürlük tarihinin-savaşının içine çekilme zamanlarıdır. Bu yüzden kadın sesinin, renginin, kültürünün, jinerjisinin akışkan, zengin, derin ve yüksek olduğu ve bu yaratılış-varoluş-xwebûn çeşitliliğinin topluma, dünyaya savrulduğu-yayıldığı an’lardır. Neolitik’ten New York’a kadın emeğinin yaşama yön veren gücünü anlamlandırma, görünür kılma zamanlarıdır. Yanan, yakılan, kendini küllerinden yeniden yaratmak için alev topuna dönüştürenlerin anlamlandırdığı gündür 8 Mart. Beynine, yüreğine ve rahmine attığı oklarla Tiamat’ın bedenini parçalayarak iktidar ve devlet olan Marduk’tan, elinden yaşam bilgisini almak için bilge kadınları cadı avlarıyla diri diri ateşe atan ataerkil zihniyetten, dokuma işçisi 129 kadını çalıştığı fabrikada diri diri yakan kadın emeğine ve bedenine düşman kapitalist sömürü sisteminden intikam alma günüdür. Kürdistan’ı dört parçaya bölen, her parçasında cinsiyetçi, dinci, milliyetçi, devletçi sistemin inkar ve imha politikalarını farklı kılıflarla yürüten, kadın ve toplum değerlerine, kültürüne düşman sömürgecilikle mücadele günüdür.

8 Mart hesaplaşma günüdür

Her 8 Mart küresel kapitalizm ve yerel işbirlikçi sömürgeciliğiyle Kürt kadınının ve toplumunun hesaplaşma günüdür. 8 Mart Sara’dır, Sara’laşan Berivan ve Zekiye’dir; anlamlı ve özgür yaşam koşucusu Beritan ve Zilan’dır; beynini, yüreğini ve bedenini 8 Mart’tan 21 Mart’a ulaşan ateşten bir köprü yapan Sema’dır. Devletli sistemin parçalama, kırım ve soykırımdan geçirme politikalarını beynini, yüreğini ve bedenini özgür yaşam ve ülke aşkıyla arındırarak, iradeleşerek boşa çıkaran Kurdê ve Rotinda, Viyan ve Şirin, Şilan, Arin ve Avesta’dır. Kadın özgürlük bilinci ile ulusal-toplumsal özgürlük bilincini sentezleyen, kadın doğasını, tarihini, beynini ve yüreğini aydınlatarak kadın devrimini gerçekleştiren, Sara’laşan binlerce, milyonlarca kadındır. 8 Mart Newrozlaşan Mazlum’lar, gerillalaşan-ordulaşan Egit’ler, Sema’laşan Fikri, Güneş’le aydınlanan ve aydınlatan Halit, Veysi ve Mehmet’tir. Jîna Emini’yi katleden erkek-devlet sistemine karşı Jin Jîyan Azadî devrim ruhu, coşkusu, umudu ve inancını Rojhilat Kürdistan’ından tüm dünyaya yaymak için ölümü ve idamı göze alan Muhsin Şakari’lerdir. Savaşan, bilinçlenen, örgütlenen, özgürleşen, güzelleşen ve sevilen kadın hakikatinin bir toplumsal hakikat olduğunu gösteren tarihsel hafıza canlanmakta, yaşam bulmaktadır.

Özgürlük bilinci, zihniyeti ve eyleminin temelleri

Önder Öcalan Kopuş Teorisi ve Erkeği Öldürmek Kuramı ile özgürlük bilinci, zihniyeti ve eyleminin temellerini atarken birbirine en yakın olan ama birbirine en yabancılaşan kadın, yaşam ve özgürlük gerçeğine can kattı. Erkeği devlet ve iktidar zemininden uzaklaştırarak can ve cananı buluşturdu. Bu buluşma yaşam ve anlam diyalektiğinin yeniden kurulması, kurutulan beyin, yürek ve bedenlerin can suyuna kavuşmasıdır. Özgür eşyaşam ve özgürlük seçeneğini biricik yaşam ilkesine dönüştürmenin formülüdür. “Anlamlı yaşam ve büyük eylem” sahibi özgürlük ve güzellik tutkunlarının can ve canana dönüşen-dönüştüren devrimci yurtseverlik ve mücadele gücüdür. 2023 8 Mart’ı dünya kadınlarına ulaşan daha güçlü bir sinerjiyi açığa çıkaracak Jin Jîyan Azadî 8 Mart’ı olma özelliği taşıyor. Önder Apo’nun özgürlüğü ile özgürlüğümüzün, halk ve ülke özgürlüğünün birbirine en çok yakınlaştığı an’ın 8 Mart’ıdır. Böylesi an’ların bilince çıkarılması büyük devrim ve emek ustalığı ile gerçekleşmekte, yaşanır olmakta ve özgürleştirmektedir. Bu mütevazı devrim emekçiliğinden çok şey öğrendik. Evrenin insanda dile gelen, ete kemiğe bürünen özgürlük, güzellik, iradeleşme, yaşamı kutsama, güzelleştirme yetisi ve ilkesine “Canımdan başka verebilecek bir şeyim olsaydı” varoluş ve özgürlük felsefesi ile katılma yüceliğidir. Bu yüceliğin açığa çıkardığı yaşam ve anlam gücünü hiçbir maddi uygarlık gücü yenemez. Varoluş, direniş ve özgürlük felsefemiz bu güçten beslenmektedir.

Maneviyatı ayaklandırma 8 Mart’ı

Bu 8 Mart maddi uygarlık güçlerine karşı büyük maneviyatı ayaklandırma 8 Mart’ıdır. Özgürlük ahlakı, umudu ve inancını kültürel özümüze nakşederek maddi uygarlık mekanizmini, ruhsuzluğunu, umutsuzluğunu, özgürlüksüzlüğünü, toplumsuzluğunu aşmanın sözleşme dem’idir. Katletme, göç ettirme, işgal ve insansızlaştırma, insanlığımızı depremin yıkıntıları altında boğmak isteyen vahşet saldırılarına büyük yurtseverlik bilinci ve tavrı ile öze dönüşü hızlandırma, güvenceye alma dem’idir. Toplumsal düşünceyi ve duyguyu beynimizden ve yüreklerimizden sürgün etmek isteyen kendine yabancılaştırma oyunlarını, kurallarını, kurumlarını ve mekanizmalarını boşa çıkarmanın sözleşmesini tazelediğimiz direniş günüdür.

8 Mart, insanlık onurunu yüceltme günüdür

Bu 8 Mart, tek yürek ve tek sesle Jin Jîyan Azadî sihirli formülü etrafında kadınlık ve insanlık onurunu yüceltme, direniş ve yaşam felsefesi ile sözleşme günümüzdür. Bu 8 Mart, Jin Jîyan Azadî sihirli formülünü Dünya Demokratik Kadın ve Halklar Konfederalizmini örmenin köşe taşı yapma sözümüzdür. Bu 8 Mart Sara ve Delal Nurhak’ların yoldaşlık ruhu, devrim inancı ve özgürlük felsefesini, Jiyan Tolhildan, Mizgin ve Melsa’ların meşru savunma-özsavunma bilinci ve direnişini kuşandığımız an’dır. Tüm insanlık dışı savaş araçları ve silahlarına karşı tünel direnişlerinde zafere kilitlenen özgürlük bilinci ve iradesi Helbest ve Baz’larla sözleşme dem’idir. Nagihan’ların özgürleştiren, anlamlaştıran, güzelleştiren, yaşatan bilgi ve bilimi jineolojîyi, Berivan Zilan ve Evin Guyi’lerin örgütlülük ve mücadelede ısrarını kuşandığımız an’dır. Bu an’ı bütün zamanlara yayma ve gerçekleştirme sözümüz özümüzdür!