Kapitalist patriyarkanın yıkıcı katmanlarında kadın emeği

- Sultan GÜLSÜN
484 views

Kadın bedeni, kapitalizmin ilk savaş alanıdır.
Silvia Federici

Emek ve Dayanışma Günü; işçi hakları, cinsiyet eşitliği ve adil çalışma koşullarının kazanılması için yürütülen mücadelede derin köklere sahiptir. 1886 yılında işçiler, günde 12 saatlik çalışma süresini 8 saate indirmek amacıyla greve gittiklerinde polisle aralarında çatışmalar yaşanmış, 4 Mayıs’ta Haymarket Meydanı’ndaki olaylar sonucunda birçoğu hayatını kaybetmiştir. Haymarket olayı bize bu mücadelenin kutlamadan öte mücadeleyi yükseltme günü olduğunu hatırlatmaktadır.

Türkiye işçi sınıfı tarihselliğinde de 1977 yılında Taksim Meydanı’nda düzenlenen 1 Mayıs kutlamasında çıkan olaylar sonucu 36 yurttaş hayatını kaybetmiştir. Bu olayın ardından 12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte 1 Mayıs resmi tatil olmaktan çıkarılmış ancak 2009 yılında yapılan düzenlemeyle “Emek ve Dayanışma Günü” olarak tekrar kazanılmıştır.

Paylaşılan tarih paylaşılmayan yıkım

Fabrikalarda, tarlalarda, hastanelerde, okullarda ve evlerde kadın emekçiler ekonominin omurgasını oluştururken karar alma süreçlerinden dışlanmakta ve temel haklardan yoksun bırakılmaktadır. Öyle ki Türkiye gibi ucuz emek sömürüsü ile uçların ekonomisini oluşturmuş ülkelerde bu eşitsizlik çok daha belirgin bir hal almaktadır. Küresel kapitalizm altında kadın emeği sistematik olarak değersizleştirilmekte; kadınlar düşük ücretli, güvencesiz ve gayri resmi işlere mahkûm edilmektedir. Kadınlar ücretsiz bakım emeğini üstlenmekte, cinsiyetler arası ücret farklarıyla karşı karşıya kalmakta ve iş yerlerinde cinsel tacize uğramaktadır.

9 yılda 1492 kadın işçi katledildi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranı %35,8 olarak belirlenmiş olup kayıtlı istihdam oranı %31,3’tür. Kadınların işsizlik oranı ise %12,6 olarak kaydedilmiştir. Geriye kalan ve kadın nüfusunun yarısını oluşturan çoğunluk ise, evlerde bakım emeğini üstlenmekte. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG Meclisi) İş Cinayetleri Raporlarına göre, 2013 ile 2024 yılları arasında Türkiye’de en az 1492 kadın işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Bu dönemde iş cinayetlerinde hayatını kaybeden kadın işçilerin yaklaşık %42’si tarım ve orman işkolunda çalışıyordu. Sağlık iş kolu ise %15’lik bir oranla ikinci sırada yer alıyor. Ticaret, büro, eğitim ve sinema iş kolları da kadın iş cinayetlerinin %13’ünü oluşturuyor.
Kesici aletlerle yaralanma, makine parçalarına sıkışma, elektrik çarpmaları, tarım aletleriyle yaralanmalar, traktör kazaları, yılan/arı sokmaları, güneş çarpması, fiziksel saldırı veya şiddet, ıslak zeminde kayma-düşme, merdiven veya yüksek yerden düşme, kimyasallara maruz kalmadan kaynaklı zehirlenme ve benzeri sorunlar nedeni ile sağlık halleri yaralanma, ölümle sonuçlanan birer cinayete dönüşebilmektedir. Daha uzun vadede yaşanan meslek hastalıkları da kadınların yaşamlarını olumsuz etkilemekte ve yasal olarak prosedürlerin işlevsizliği nedeniyle meslek hastalığını tanı süreci işletilememektedir. Yapılan işler nedeniyle as-iskelet sistemi hastalıkları (örneğin bel-boyun fıtığı, tenosinovit), toz, kimyasal boyalar ve solventlere bağlı solunum yolu hastalıkları, göz yorgunluğu, görme bozuklukları, enfeksiyon hastalıkları (hepatit, tüberküloz vb.), psikososyal stres ve tükenmişlik sendromu, cilt hastalıkları yaşanabilmektedir.

Ekolojik yıkım kadın işçileri etkiliyor

Ekolojik yıkım, kadın işçileri daha şiddetli şekillerde etkiler.  Tarım, tekstil ve ya atık yönetiminde çalışan kadınlar üreme sağlığını etkileyen, kanser risklerini artıran veya solunum yolu hastalıklarına neden olan toksik, endüstriyel kimyasallara ve kirleticilere daha fazla maruz kalırlar. Çevresel bozulmanın olduğu bölgelerde, temiz su ve sanitasyon eksikliği; özellikle bakım, yemek hazırlama veya sağlık sektörlerinde kadınlara orantısız bir şekilde yük oluşturur. Kadınlar ekolojik değişimlerle birlikte vektör kaynaklı hastalıkları daha fazla taşırlar. Kaynak kıtlığı geleneksel olarak bu kaynakları toplaması beklenen kadınlar üzerindeki fiziksel yükü artırır. Kadınlar sıklıkla arazi mülkiyeti, kredi, eğitim ve karar alma platformlarına erişimden yoksundur ve bu da onların yeşil işlere uyum sağlamasını veya geçiş yapmasını zorlaştırır. Çevresel krizler, özellikle kadın işçilerin taciz veya sömürüyle karşılaşabileceği kamplarda veya yerinden edilmiş topluluklarda cinsiyete dayalı şiddeti artırır. Kadın işçilerin güvenli işe, sağlık hizmetlerine ve destek sistemlerine erişimlerini kaybetme olasılığı daha yüksektir.

“Savaş, çevre yıkımı ve patriyarka birbirini besleyen sistemlerdir.” Maria Mies
Savaş ve ekolojik çöküş, doğal afet değildir; patriyarkal kapitalizmin doğrudan sonucudur. Nisan 2025 itibarıyla birçok ülkede silahlı çatışmalar yaşanmaya devam ediyor. Sahel Bölgesi (Mali, Burkina Faso, Nijer) ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde M23 saldırısı önemli yerinden edilmelere yol açtı. Sudan’da iç savaş milyonlarca insanı yerinden etti, kadınlar cinsiyete dayalı şiddet riskleriyle karşı karşıya kaldı ve istihdam fırsatlarına sınırlı erişim sağladı. Ukrayna’da savaş, kadın hakları ve ekonomik fırsatlarda onlarca yıllık ilerlemeyi tersine çevirdi. 2024 yılına kadar, yerinden edilen kadınların yalnızca %48’i, erkeklerin %71’i istihdam edildi. Afganistan’da Taliban yönetimi altında kadınlar, eğitim yasakları ve istihdam ve hareket özgürlüğüne yönelik önemli engeller de dahil olmak üzere sistematik baskıyla karşı karşıya. Gazze’de savaş altyapının yıkılmasına yol açtı ve kadınların istihdama ve temel hizmetlere erişimini ciddi şekilde sınırladı. Myanmar’da devam eden çatışmalar ekonomik faaliyetleri aksattı, kırsal alanlardaki kadınlar artan güvensizlik ve sınırlı geçim seçenekleriyle karşı karşıya kaldı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, küresel çapta en az 33 bin 443 sivil ölüm kaydedildi. Bu ölümlerin yaklaşık yüzde 40’ı kadınlardı; yani yaklaşık 13 bin 377 kadın, savaşların doğrudan veya dolaylı sonuçları nedeniyle hayatını kaybetti. Silahlı çatışma, işyerinde, kamplarda veya seyahat sırasında cinsel şiddeti, tacizi ve zorlamayı arttırdı.

Kadın, yeni toplumun yaratıcı gücüdür. Alexandra Kollontai
Tüm bu zorluklara rağmen kadınlar kriz sırasında kilit sağlayıcılar haline gelirler ancak, bu emek genellikle tanınmaz, ödenmez veya sömürülür. Onların güvenliği, hakları ve liderliğini desteklemek, kalıcı barış ve adil yeniden yapılanma için esastır. Kadın işçilerin kurtuluşu cinsiyet veya göçmenlik statüsünden bağımsız evrensel emek haklarının alınması, canlıları ve gezegeni kârdan önce tutan eko-sosyalist politikaların geliştirilmesi ve işyerlerinin demokratik kontrolü ile olacaktır. 1 Mayıs’ın çağrısını hatırlayalım. Emekçiler sömürüden, savaştan ve ekolojik çöküşten kurtulana kadar hiçbirimiz özgür değiliz. Bugün, kadın işçilerin haklarını ve onurunu savunma günüdür. Bugün sadece bir kutlama değil aynı zamanda bir mücadele günü ve işçi sınıfının sömürüye direnme gücünün bir hatırlatıcısıdır.

 Yaşasın 1 Mayıs!
Bijî Yek Gulan! 

 

Referanslar
· United Nations Geneva. (2024, October). Percentage of women killed in war doubled in 2023. https://www.ungeneva.org/en/news-media/news/2024/10/99495/percentage-women-killed-war-doubled-2023

·  Axios. (2024, November 8). UN report: 70% of Gaza dead are women and children. https://www.axios.com/2024/11/08/un-report-70-gaza-dead

·  France24. (2024, October 23). Proportion of women killed in conflict doubled in 2023. https://www.france24.com/en/live-news/20241023-proportion-of-women-killed-in-conflict-doubled-in-2023

· İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi. 2013-2024 İş cinayetleri raporları. https://www.isigmeclisi.org/is-cinayetleri-raporlari

· Rehn, E., & Johnson Sirleaf, E. (2002). Women, war and peace: The independent experts’ assessment on the impact of armed conflict on women and women’s role in peace-building. UNIFEM.

· Young, Y. M., Kovnick, M. O., Korinek, K., & Minh, N. H. War and gender.

· TUİK-https://www.tuik.gov.tr/

· Sternke, L. M. Measurement of military combat exposure among women: Analysis and implications. Women’s Health Issues.

· Murdoch, M., & Nichol, K. Women veterans’ experiences with domestic violence and with sexual harassment while they were in the military. Archives of Family Medicine.

· Women and men politicians’ response to war: Evidence from Ukraine. International Organization. Cambridge University Press. https://www.cambridge.org/