Yaşam, Kürdistan dağlarında kadınla yeniden örülerek inşa ediliyor. Onlarca yıldır bu dağlarda Önder Abdullah Öcalan’ın kadın eksenli paradigması çerçevesinde, özgür kadın ordusu çizgisiyle yaşayıp savaşan kadın gerilla güçleri, her geçen yılla beraber mücadelelerini geliştirip, güçlendiriyor.
PAJK ve YJA Star güçleri, 21. yy’da tüm dünyada kadının özgür yaşam savaşında en etkili direniş gücü olma misyonuyla sadece dünya kadınlarınca değil, özgür yaşamı arzulayan her kesim tarafından da büyük bir sempatiye mahzar. Öyle ki YJA STAR gerilla güçlerinin görkemli direniş savaşı karşısında yenilgi alan Türk devlet yetkilileri de şu gerçeği aleni bir şekilde dile getiriyor: PKK hareketi kadın öncülüğünde gelişmektedir. PKK’nin verdiği savaşta kadınlar öncü bir misyondadır. Faşist, sömürgeci ve kadın düşmanı AKP-MHP hükümet yetkililerine bu sözü söyleten kadın gerillalarla birlikteyiz ve o gerillaların kış eğitim kampından bir günü sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir manga, içerisinde tüm dünya
Herekol dağlarında gerillanın bir kış kampında kadın gerilla mangasındayız. Benimle birlikte 5 kadından oluşan manga her sabah kadın enerjisiyle dolup taşıyor. Gerilla “Rojbaş”ıyla güne zinde, enerjik ve gülen yüzleriyle başlayan kadın gerillalar 5 dakika içerisinde mangayı topladıktan sonra kimi mutfakçıya (genellikle lojistikçi olan Nûdem ve Rahime) yardıma giderken, kimi de sabah ritüeli olan el yüz yıkama, diş fırçalama ve saç taramayla meşgul. Askeri disiplin gereği bu işlemleri de çok kısa bir zaman dilimine sığdıran kadın gerillalar, kahvaltı sofrasında koyu bir sohbete başlıyor. Sohbetler her ne kadar görülen eğitimler çerçevesinde gelişse de çoğu zaman ise dünyadaki gelişmeler, sivil yaşamdan anılar, kişilik çözümlemeleri de bu sohbetlerin konusu oluyor. Sohbetleri renklendiren ise, yaşamda çıkan komik olayların ballandıra ballandıra anlatılması sonrası yükselen kahkahalar. Sohbeti koyulaştıran Arîn, mizaçları ile gülüşlerin dozunu artıran Nûdem ve Şîndar, gülmekte kendisine rakip tanımayan Rahime ile tam bir yaşam alanı olan kadın gerilla mangası dünyayı içine alıyor. Yaşamda, yorum ve değerlendirmede profesyonelleşen bu kadın gerillaların böylesi sohbet ve yaşama bakış açılarının toplumdaki kadınlarda olmayışı, zamanın en büyük kaybı diye düşündürtüyor. Olsun, telafisi yine kadın gerillaların direniş ve savaşları ile yapılıyor. Toplumun tüm ruhuna sirayet ettiği günler de yakındır.
Her gün yeni bir yaşam dersi…
Kahvaltıdan hemen sonra eğitime geçmek üzere harekete geçen Nûdem, Şîndar ve Rahime’yi her zamanki gibi ‘aşağıda küçük bir işim var’ diyen Arîn’in sözleri durduruyor. Bu durumun böyle devam edemeyeceğini düşünen kadın gerillalar, Arîn’e bir gerilla dersi vermenin zamanının geldiği fikrinde ortaklaşıyorlar. Bu defa Arîn’in battaniye ve defterini kapı ününe bırakmadan ve onu beklemeden direkt okula giren Nûdem, Rahime ve Şîndar’ın gözleri devamlı okulun kapısında. Arîn’in okula girerkenki halini merak ediyorlar. İki dakika sonra kadın mangasının kapısından seslenen Arîn, içeriden cevap alamayınca hemen mangaya girip kimsenin olmadığını görünce bir alelacele defter ve battaniyesini alıp hızlıca okul kapısına yöneliyor. Arîn’in bir daha aynı şeyi tekrarlamayacağından emin olan Şîndar, Nûdem ve Rahime’nin ince ince gülüşleri her şeyi anlatıyor. Bu durumdan bihaber olan erkek gerillalar ise sadece bakmakla yetiniyor. Böylelikle kadın gerillalar, o günkü eğitimlerine de bir yaşam dersiyle başlamış oldular.
Yaşamı doğru anlamanın yolu eğitim
Gün, Önder Abdullah Öcalan’ın ‘Özgürlük Sosyolojisi’ adlı savunması ekseninde görülen dersle devam etti. Dersi, PAJK yönetiminden Ronahî Serhad’ın sesinden dinlediler. Gerilla Şîndar, her zamanki gibi defterinin bir kaç sayfasını yine doldurdu. Anlaşılacağı üzere Şîndar komisyonları yine soru yağmuruna tutacak. Dinamoyu çeviren Rahime bakışlarıyla iç dünyasıyla bir monolog içerisinde olduğu izlenimini veriyor. Kamp gücü içerisinde en eski gerillalardan olan Nûdem ise meditasyon halindeymiş gibi duruşuyla duyduklarının ruhunda yaratmış olduğu huzuru yaşıyor adeta. Arîn ela gözlerini kısmış, anlama çabasında. İki öğün görülen eğitim bittikten sonra mangalarına geçen kadın gerillalar yemekten sonra dinlenmeye çekilirken, Nûdem ve Rahime yine satranç başına geçti. Satrancı bilmeyen Şîndar günlüğüne bir şeyler karalamakla uğraşırken, Arîn durmadan oyuna müdahale edip duruyor. Ben ise ortamın beşinci gücü olarak olup bitenleri izlemekteyim. Yarım saat sonra erkek gerilla mangasından bir oyun oynama önerisi geldi. Kampta en çok oynanan oyun ‘ajan, köylü’ oyunu. Bu oyunu oynamaları ve sevmelerinin nedeni; kişide gözlem, sorgulama, yargılama, savunma, analiz ve karar alma gücünü yetkinleştirdiği için.
Kadın gerillaların zaferi!
Bir kaç dakika sonra hazırlanıp diğer mangaya geçen kadın gerillalarla ‘ajan, köylü’ oyunu başladı. Oyunda devamlı Nûdem’i hedef alan ve daha oyunun başında her seferinde onu oyun dışı bırakan erkek arkadaşlara karşı tabii ki kadın örgütlenmesine gidildi. Oyun dahi olsa böyle bir şey karşısında örgütlülüğün olmasının nasıl sonuçlar doğuracağını bilen kadın gerillalar bir sonraki oyuna birlikte başladı. İlk olarak Nûdem’i hedef alan erkek yoldaşlarını oyun dışında bıraktılar. İki ajan çıkarıldıktan sonra geriye sadece iki ajan kaldı. Kadın hissiyatından olsa gerek ajan kağıdının hiçbir kadın gerillada olmadığını düşündüler ve her iki erkek gerillaya yüklendiler. Israrla onları ikna etmeye çalışan gerilla Rêdûr’un son sözleri, “Biliyorum ne yapsam da sizleri ikna edemeyeceğim. Çünkü siz kadın arkadaşların birliğini bozacak güçte değilim ve oyun gereği öldürüleceğim” oluyor. Oyundaki bir diğer erkek gerilla da oyun dışında bırakılınca başarı kadın birliğinin oluyor. Gerilla Rêdûr’un son sözleri tarihi bir tespit oluyor ve kadın gerilla gerçeğinin şifrelerini de içeriyor. Vakit gece yarısına doğru ilerlerken oyun da sona eriyor. Kadın gerillalar günün zaferinin gururu ve rahatlığıyla güzel bir uyku çekiyor.
