8 Martlar ile toplumsallaşan kadın militanlığı

- Hêja ZERYA
62 görüntüleme
1998, 8 Mart’ında Önder Apo kadın eksenli kurtuluş ideolojisinin ilanını gerçekleştirdiğinde, Sema Yüce yoldaş büyük bir yoğunlaşma ve çıkışla karşılık vermişti. “Kadının da yoldaş olabileceğini kanıtlayacağım” diyordu. Bu kanıtlama, erkek egemen sistemin şekillendirdiği klasik erkekliğe, iktidarcı zihniyetine hem geleneksel kadının birbirini kabullenme, yoldaşlaşma ve gelenekselliği aşmadaki geriliklerine karşı bir kararlaşma idi. Özgürleşme önündeki temel engele işaret ediyordu.

Kadın Kurtuluş İdeolojisi’nin yurtseverlik, özgür düşünce ve irade, örgütlenme, mücadele ve estetik ilkeleri Sema yoldaşın mücadele yaşamı ile özdeşleşmiş, içselleşmiş ilkelerdi. O yüzden hızlı bir bütünleşme, kendini gerçekleştirme ve xwebûn düzeyini yakaladı. Yaşamı ve mücadelesi ile kadının düşünce gücünü yaratma, kendini özgür ifade etme, yoldaşlaşma ve büyük duygularla, arayışlarla estetize edilmiş aşk kişiliğine ulaşmanın yılmaz bir militanıydı.

Radikal, aktif militanlığın sembolize günü

8 Mart’a anlam kazandıran direnişi derinleştirme, kadın emeğini görünür kılma, cins bilinci, sevgisi, örgütlülüğü ile kendini yaratmada Kürdistan kadın özgürlük mücadelesinin, Kadın Özgürlük Hareketi’nin ve militanlığının katkıları büyük olmuştur. 8 Martlar, Kürdistan özgürlük mücadelesi, özgürleşen Kürt kadın iradesi ve kişiliği ile yeni anlamlar kazanmıştır. Cins bilinci, sevgisi, mücadelesi kadın eksenli etik-estetik ilkeyi yaratma, politikleştirme ve yaşamsal sorunların çözümüne katkı sunmada büyük rol oynamıştır. 8 Martlar Kürdistan Özgür kadın militanlığı ve mücadeleciliği ile pasifize olan, sessiz karşılanan gün olmaktan çıkmış; radikal, aktif militanlığın sembolize edildiği güne dönüşmüştür. Kadın militanlığı, toplumsallaşan militanlık, öncülük ve örgütlülük düzeyini açığa çıkarmıştır.

Özgürlük ilkesine bağlanmamış hiçbir ilişkinin geçerliliği yoktur

Bugün kadın adına özgün ve özerk örgütlenmelerin olmaması, erkeğin kadın hakkında karar sahibi olması, eş başkanlık sistemi ve eşit temsiliyetin özgür eş yaşamı garantiye almaması, toplumsal bir ret ölçüsüdür. Abes karşılanır, varlık ve mücadele gerekçesidir. Örgütsüz-savunmasız hiçbir yaşam alanına adım atmama, ilkesel bir kadın-toplumsal tutumudur.  Güvencesiz, özgürlük ilkesine bağlanmamış hiçbir ilişkinin geçerliliği yoktur. Sonu ölüm, kölelik, her türlü metalaşmaya açık olmaya varan klasiğin-geleneğin tekrarıdır. Bu yüzden 8 Martlar’ı Clara Zetkin duyarlılığı, direngenliği, emek ve sosyalizm bilinci; Sema Yüce örgütlülüğü, etik-estetiği, yurtseverlik bilinci ve mücadeleciliği, İlam Kobanê mütevaziliği, özgür erkek olma arayışı ve ana kültürüne, toplumsallığına bağlılık sözüyle karşılamak önemli. Kadın yoldaşlığının yüceliği toplumsal yüceliğin ölçüsüdür. 8 Mart’lar bu yüceliğe çağrının en görkemli günleri, özgürlük anları ve tüm zamanlarıdır.