Faslı biyolog, yazar ve feminist: Asma Lamrabet

- Fidan YILDIRIM
148 views
Asma Lamrabet Faslı bir Müslüman tıbbi biyolog, deneme yazarı ve feministtir. İslam dünyasında kadın erkek eşitliği konusunu İslam’a taşıyan sınırlı sayıdaki entelektüelden biridir.Lamrabet 1961’de Rabat’ta doğdu. Babası, Fas Kralı II. Hasan tarafından ölüm cezasına çarptırılan ve bu nedenle sürgüne mecbur kalan bir ilerici, bir solcuydu. Müslümanlığın pratik kurallarını uygulamayan bir liberal olduğu halde kadınların statüsü konusunda tutucuydu ve bu paradoks henüz genç bir kızken Asma Lamrabet’i sorgulamalara itiyordu. Sorgulamaları sonucu daha sonraları bu paradoksun genç Faslılara verilen önyargılı din eğitiminden kaynaklandığını anladı.

Asma Lamrabet özel bir Katolik okulunda eğitim gördükten sonra tıp okudu. 1995 yılından başlayarak İspanya’da ve ağırlıkta Şili ve Meksika olmak üzere, Latin Amerika’da sekiz yıl gönüllü doktorluk yaptı. Latin Amerika’da, diplomat olan eşi Youssef Amrani’nin görevi nedeniyle bulunmaktaydılar. Orada, kökeni Latin Amerika olan, yoksullara ve dışlanmışlara onur ve umudu geri getirmeyi ve onları dayanılmaz yaşam koşullarından kurtarmayı amaçlayan bir sosyo-politik hareketin savunduğu Katolik özgürlük teolojisini keşfetti ve kişisel dini kimliği üzerine araştırma yapmaya başladı.

Kadınlara ilişkin resmi İslami söylem

“Yapısal olarak ataerkil toplumumuzda kadınları baskı altına alan bir Kuran yorumuna katılmayarak, gerçekte ne dediklerini öğrenmek için temellere geri dönme ihtiyacı hissettim. Araştırmam sırasında sorunun, dinin helal-haram ikiliği etrafında bir dizi dogmatik gerçek olarak aktarılmasında olduğunu fark ettim” diyor 8 Nisan 2018’de Fransız “Liberation” gazetesinde yayınlanan bir röportajında. Asma Lamrabet 2003 yılında döndüğü ülkesi Fas’ta 2007 yılına kadar İslam ve kültürler arası diyalog üzerine araştırma ve düşünceyle ilgilenen bir grup müslüman kadını örgütledi. Din eğitimi almadığı için bu konulardaki bilgisini çalışmaları içinde ilerletti. 2008’de, merkezi Barselona’da bulunan Uluslararası İslam’da Kadın Araştırmaları ve Düşünceleri Grubu’nu (GIERFI) kurdu; başkanı ve yönetim kurulu üyesi oldu. Uluslararası olan grubun üyeleri İslam’da kadın sorunuyla manevi ve entelektüel boyutta ilgilenmekte; kadınlara ilişkin resmi İslami söylemin eksikliklerini ortaya koymaktadır. Amaçları; yeni bir Müslüman feminist bilincin yaratılmasına yardımcı olmaktır. Lamrabet, bu çalışmalarını yürütürken aynı zamanda Rabat’ta Çocuk Hastanesi’nde kan hastalıkları konusunda uzman doktor olarak çalışmaktaydı.

İslam’ın feminist yorumlanması

Asma Lamrabet 2011’de, Kral VI. Mohammed’in açık ve hoşgörülü bir İslam’ı teşvik etmek amacıyla kurdurduğu Faslı ulemaların Rabita Mohammadia adlı düşünce kuruluşu bünyesindeki İslam’da Kadın Araştırmaları Merkezi’nin müdürü oldu. Kadın Araştırmaları Merkezi, bu düşünce kuruluşunun bünyesinde İslam’ın kadınca ve feminist bir yeniden yorumlanmasını geliştirmeyi amaçlıyordu. Ancak, Lamrabet, diğer konuların yanısıra, miras alanında kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikle mücadeleyi geliştirmesi üzerine patlak veren bir tartışmanın ardından, dinci kurumlar ve tutucu çevrelerin baskısına maruz kaldı. Bunun üzerine Lamrabet 26 Mart 2018’de merkezin yönetiminden istifa etmeye karar verdi. İstifası reformist Müslüman çevrelerde şok yarattı. Onun yerine daha muhafazakar bir bakış açısına sahip olan İslam araştırmaları doktoru Farida Zomorod getirildi.

Kadın ayrımcılığı ve İslam’ın reformu

Asma Lamrabet kitapları, makaleleri ve bazılarını yurt dışında yaptığı konuşmalarıyla İslam’ın kadına bakış açısını, ataerkil yorumlanışını ortaya koyarak yeni bir bakış açısının geliştirilmesi için çaba sarfetmektedir. “Müslüman kadınlar kendilerini özgürleştirmek için (Müslüman) kimliklerinin bir kısmını inkar etmek zorunda değiller. Bunun da tek yolu İslam’ın reformudur.” diyor verdiği o röportajda. Dinler arası evlilikler, miras, örtünme, çok eşlilik ve dini reform gibi konuları Müslüman bağlamında inceleyen kitap ve makaleleri vardır. 9. Yüzyıldan beri İslam hukukunun temelini oluşturan yorumların fazla ataerkil olduğu düşüncesini taşımaktadır. Kadına yönelik ayrımcılığın kutsal metinlerin okunması ve yorumlanmasından kaynaklandığını savunarak, bunların yeniden yorumlanması için çalışmaktadır. Asma Lamrabet 2013 yılında “Kuran’da Kadın ve Erkek: Ne Eşitliği?” adlı kitabıyla Arap Kadın Derneği’nce sosyal bilimler ödülü ile onurlandırıldı. 2019’da kişisel iradesiyle artık peçe takmama kararı aldı. 2021’de Dünya Kadınlar Günü’nde, “müslüman ülkelerdeki kadınların gelişmesinin İslam’ın reformist ve feminist yorumuna bağlı olduğunu, özellikle, son derece ayrımcı bir dini pratiğe yol açan gelenekçi ataerkil okumadan kopan, İslam’ın ‘ahlaki-ruhsal okuması’nın uygulanması’ yoluyla” bunun gerçekleşebileceğini ilan etti.

“Üçüncü bir yol” arayışı içinde oldu

“Batı feminizmi” ve kendilerini “Müslüman feministler “olarak tanımlayanların dışında “üçüncü bir yol” arayışı içinde bulunan Lamrabet, Batı feminizminin ‘ataerkil’ tutumunu eleştiriyor: “Güney ülkelerinde feminizm ortaya çıkar çıkmaz, Batı feminizmi ona karşı birleşiyor” diyor. “Feminizmde evrensel ilkeler vardır (özgürlük, eşitlik, adalet, özgürleşme) ama her bağlam kendi modellerini üretir” diye ekliyor sözkonusu röportajda. İslami ahlak konusundaki araştırmalarını derinleştirmek isteyen Asma Lamrabet’in birçok kitabı bulunmaktadır. Bazıları şunlardır: “Kuran ve Kadınlar: Bir Kurtuluş Okuması” (2007), “Kadınlar, İslam, Batı: Evrensele Giden Yollar” (2011), “İnananlar ve Feministler: Dinlere Bir Başka Bakış” (2016), “İslam ve Kadın: Rahatsız Edici Sorular” (2017), “İslam Peygamberi ve Hayatının Kadınları” (2020).