Bilim dünyasında güçlü bir ses: Jane Goodall

- Fidan YILDIRIM
288 görüntüleme

Vahşi şempanzelerin sosyal ve ailevi etkileşimleri üzerine 55 yıl boyunca yaptığı dikkat çekici çalışmalarla tanınan İngiliz primatolog (şempanze-goril-orangutan ve insanı davranışsal Dr Jane Goodall Speaks At Taronga Zoove biyolojik açıdan inceleyen bilim insanı) ve antropolog (insan bilimci) Valerie Jane Morris-Goodall şempanzeler konusunda dünyanın en önde gelen uzmanı olarak değerlendirilmektedir. Kendisi adına bir enstitü ile Roots & Shoots (Kökler ve Sürgünler) adını verdiği kar gütmeyen bir kurumun da kurucusu olan Goodall, hayvanları korumaya ve durumlarını iyileştirmeye dönük çalışmalar yürütmektedir. Nonhuman Rights Project (İnsan Olmayanların Hakları Projesi) bünyesindeki çalışmalarının yanısıra Birleşmiş Milletler Barış Elçisi olarak da görev yapmaktadır.

Jane Goodall 3 Nisan 1934 yılında İngiltere’nin başkenti Londra’da orta halli bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Ayrıca bir kızkardeşi bulunmaktadır. Babası bir iş adamı, annesi ise Vanne Morris-Goodall adıyla yazan bir romancıydı. Daha küçük yaşlardayken babası ona bir oyuncak şempanze almış; hayvanlara sevgisini bu oyuncak ateşlemişti. Çocukken elinden düşürmediği ve bugün de hala koruduğu bu oyuncak onun geleceğinin de bir nişanıydı adeta. Goodall daha küçükken hayvanlara ve doğa olaylarına ilgi duyuyor; hayvanları incelemekten hoşlanıyordu. Afrika’nın el değmemiş topraklarında hayvanlarla birlikte yaşama hayali kuruyordu. 18 yaşında liseyi bitirdikten sonra Afrika’ya gitme hayalini gerçekleştirmek üzere garsonluk, sekreterlik gibi işlerde çalışmaya başladı. 1957 yılında, 23 yaşındayken Kenya’daki bir arkadaşının daveti ile Afrika’ya adım attı ve bu ziyaret hayatının dönüm noktası oldu. Arkadaşının tavsiyesiyle Kenyalı tanınmış arkeolog (kazıbilimci) ve paleontolog (fosilbilimci) Louis Leakey’e telefon eden Goodall, onunla buluştu. Bu tanışma ona ünlü bilim insanının asistanı olma, onun eğitimi ve kılavuzluğundan yararlanarak düşlerini gerçekleştirme olanağı tanıdı.

IMG00987Leakey, insanların atalarının davranışlarını anlayabilmek için birçok açıdan insana benzerlik gösteren şempanzeler, goriller ve orangutanları incelemek gerektiğine inanıyordu. Başlangıçta sekreteri olarak işe aldığı Jane’in tabiat bilimleri eğitimi almamış olması nedeniyle objektif gözle inceleme yapabileceğine inanarak bu görevi ona verdi ve onu Homo habilis (yetenekli insan) fosillerinin bulunduğu Tanzanya’daki Olduvai Gorge’a (Olduvai Boğazı) gönderip planlarını hayata geçirmeye başladı.

Louis Leakey 1958 yılında Goodall’ı primatların davranışları ve anatomileri üzerine öğrenim görmesi için Londra’ya gönderdi. Daha sonra fon toplayarak 14 Temmuz 1960’da onu şempanzeleri incelemek üzere Tanganyıka Gölü civarındaki bir ulusal park olan Gombe Stream National Park’a yolladı. Bugünkü Tanzanya o zamanlar Tanganyıka olarak adlandırılıyordu ve İngilizlerin denetimindeydi. Goodall’a annesi ve onların güvenliğinden sorumlu bir bekçi eşlik etti.

Goodall burada şempanzeleri gözlemlemeye başladı. Vahşi hayvanların doğal yaşam alanlarındaki bu en uzun soluklu araştırmada Jane bilim dünyasını alt üst eden bulgulara ulaştı. Sabırla sürdürdüğü çalışmalarında zamanla şempanzelere yaklaşarak nihayet onlarla iç içe yaşamaya başladı ve gördü ki, yalnızca insanlara has sanılan birçok davranış ve olgu şempanzelerde de kendisini göstermektedir. Bilinç, duygusallık, toplumsal yaşamda bireylerin konumu, kendi aralarındaki sosyal ilişkiler gibi unsurların hayvanlarda da olduğunu, insanlarla benzerlikleri bulunduğunu kanıtlayan çalışmalar yaptı. Şempanzelerin de insanlar gibi birbirlerini kucakladıklarını, öptüklerini, ellerini diğerinin sırtına dokundurduklarını, hatta gıdıkladıklarını gördü. Yine, onların da insanlar gibi karanlık bir yanlarının bulunduğunu, egemen olmak için diğerlerinin canına kast edebildiklerini açığa çıkardı. Bazı şeylerin yanlış bilindiğini gösterdi. Örneğin, bilinenin aksine şempanzeler vejetaryen değillerdi ve avlanıyorlardı; avlanmak için ağaç dalları gibi aletler kullanıyorlardı ve hatta ağaç dallarından bazı aletler yapıyorlardı ki, alet yapmak yalnızca insanlara has bir özellik olarak biliniyordu! Jane’in araştırmaları primatologlardan da önce psikolog ve psikiyatristlerin ilgisini çekti.

jane goodall 1Jane Goodall, bilim çevrelerinde gelenekselleşen bir tutumun aksine incelediği şempanzeleri numaralamak yerine her birine bir isim verdi. Onları dışardan ve uzaktan gözlemlemekle yetinmeyip içlerine girdi ve onlarla birlikte yaşamaya başladı. Goodall, şempanze topluluğunun kendi içine kabul ettiği ilk ve tek kişidir. Bu da onun şempanzelerle kurduğu duygusal bağın bir sonucu.

Louis Leakey fonlar ayarlayarak 1962 yılında Goodall’ı Cambridge Üniversitesi’ne gönderdi. Çünkü doktora yapmamıştı ve araştırmalarının bilimsel zeminlerde kabul edilebilmesi ve yayınlanabilmesi için doktora yapması gerekiyordu. Jane Newnham Kolleji’ne gitti ve etoloji (hayvan davranışlarını inceleyen zoolojinin alt dalı) üzerine doktorasını yaptı. “Özgür Yaşayan Şempanzelerin Davranışı” başlığıyla hazırladığı doktorası Gombe alanındaki ilk beş yıllık araştırmalarına detaylandırıyordu ve 1965 yılında tamamlandı. Lisans eğitimi almadan doktora yapmasına izin verilen sekizinci kişiydi. Bugün ise, dünyanın çeşitli üniversitelerince verilmiş 20’ye yakın fahri doktorası bulunmaktadır.

Jane Goodall etoloji ve primatoloji (şempanze-goril-orangutan ve insanı davranışsal ve biyolojik açıdan inceleyen bilim dalı) alanlarının yanısıra insan psikolojisi, davranışlarımızı etkileyen çevresel ve genetik faktörler konusunda yeni yaklaşımların geliştirilmesine ve farklı soruların sorulmasına öncülük etmiştir.

jane goodall3İki kez evlenmiş olan Goodall’ın ilk eşi, 28 Mart 1964 yılında evlendiği Hollandalı asilzade, yaban hayatı fotoğrafçısı Baron Hugo van Lawick’di. Onunla evlenince Baroness ünvanını aldı. Bir oğulları oldu ve 1974 yılında boşandılar. Ertesi yıl Jane Tanzanya Parlamentosu üyesi ve ülkenin ulusal parklar müdürü Derek Bryceson ile yaşamını birleştirdi. 1980 yılında ölen Bryceson’un, ulusal parklar müdürü olması ve Tanzanya’daki ilişkileri sayesinde Jane’in araştırma projelerinin korunması ve Gombe’nin turizme kapalı alan haline getirilmesine ön ayak oldu.

Jane Goodall 1977 yılında kendi adını taşıyan bir enstitü kurdu. Jane Goodall Enstitüsü Gombe araştırmalarına destek oldu ve Goodall şempanzeler ile onların yaşam alanlarını koruma çabalarında dünya çapında öncü bir şahsiyet haline geldi. Dünyada 19 bürosu olan bu enstitü aynı zamanda biyo çeşitliliğin korunması, başta Afrika ülkeleri olmak üzere çeşitli alanlardaki sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, gençlere çevre eğitimi vermek gibi faaliyetler yürütmektedir. Enstitünün dünya çapındaki gençlik proğramı, Roots & Shoots (Kökler ve Sürgünler) 1991 yılında başladı ve bugün 100’ün üzerinde ülkede 10 bin gruba sahip bulunuyor. Gençler bu program çerçevesinde çevre bilinci edinerek doğayı koruma çabalarında aktifçe rol alıyorlar.

Goodall bugün bir doğal hayat gönüllüsü olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2002 yılından bu yana BM Barış Elçisi sıfatını taşıyor. Dünyanın en saygın kişiliklerinden biri olarak görülen Goodall, Japon Kyoto Bilim Ödülü, Benjamin Franklin Bilim Madalyası, Birleşik Krallık Kraliçesi ve Fransız hükümetinin verdiği ‘Şövalye’ ünvanları, Gandi-King ‘Şiddetsizlik’ ödülü de dahil olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülmüştür.

Jane Goodall araştırma ve gözlemlerini onlarca kitapta paylaşmış, birçok çocuk kitabı yazmış ve 40’ı aşkın filme konu olmuştur.