Bir doğa savaşçısı: Vandana Shiva

- Fidan YILDIRIM
309 görüntüleme

VANDANA SHIVA-3Vandana Shiva Hindistanlı bir fizikçi, akademisyen, çevreci aktivist, ekofeminist ve küreselleşme karşıtı, küreselleşme konusunda yirmiden fazla kitap yazmış bir yazardır. Aynı zamanda Uluslararası Küreselleşme Forumu’nun bir lideri ve yönetim kurulu üyesi olan Shiva, ‘Alternatif Küreselleşme’ adı altındaki bir küresel dayanışma hareketinin de içinde yer almaktadır. Hindistan’daki Vedic mirası üzerine yaptığı bir röportajda geleneksel birçok pratikteki bilgeliğe dair tartışmalar yürütmüştür. İspanya Sosyalist Partisi’nin düşünce kuruluşu olan ‘Fundacion IDEAS’ın bilimsel komitesinin bir üyesidir. Aynı şekilde, Uluslararası Katılımcı Toplum Örgütü’nün de üyelerindendir.

Vandana Shiva, Hindistan’ın Uttar Pradeş eyaletinin Dehra Dun vadisinde 5 Kasım 1952’de doğdu. Babası bir orman korucusu, annesi ise doğa aşığı bir çiftçiydi. Çocukluğunda okul eğitiminin yanısıra bir manastırda da eğitim gördü. 1972’de Chandigarh’daki Panjab Üniversitesi’nden fizik diplomasını, 1974’de ise yüksek lisansını aldı. Kısa bir süre Bhabha Atom Araştırma Merkezi’nde çalıştıktan sonra Kanada’ya giderek Guelph (Ontario) Üniversitesi’nde 1977’de bilim felsefesi mastırı yaptı. 1978’de ise, Batı Ontario Üniversitesi’nde kuantum teorisi üzerine yoğunlaşarak felsefe doktorasını aldı. Daha sonra Hindistan Bilim Enstitüsü ve Hindistan Yönetim Enstitüsü’nde bilim, teknoloji ve çevre politikası üzerine araştırmalarda yoğunlaştı.

Biyokorsanlığına savaş açtı

Vandana Shiva ağırlıkta tarım ve gıda alanındaki gelişmeler üzerinde yazılar yazmakta ve konuşmalar yapmaktadır. Tohumların fikri mülkiyet hakları, biyoçeşitlilik, biyoteknoloji, biyoetik ve genetik mühendislik Shiva’nın aktivist kampanyaları düzenlemek yoluyla mücadele yürüttüğü alanlar arasındadır. Afrika, Asya, Latin Amerika, İrlanda, İsviçre ve Avusturya’daki Yeşil hareketin genetik mühendislik uygulanarak tarımın geliştirilmesine karşı düzenlediği eylemlilikleri destekledi.

VANDANA SHIVA-1Shiva 1987’de Bilim, Teknoloji ve Ekoloji Araştırmaları Vakfı’nı kurdu. Bu vakıf, başta doğal tohum, organik tarımın geliştirilmesi ve adil ticaret olmak üzere yaşam kaynaklarının çeşitliliği ve bütünlüğünün korunmasını amaçlayan bir ulusal hareket olan Navdanya’nın 1991’de kurulmasına önayak oldu. 2004’de Shiva, Doon Vadisi’nde yaşamın sürdürülebilmesi için Schumacher Kolleji’nin desteğiyle uluslararası bir kollej olan Bija Vidyapeeth’in kuruluşuna başladı.

Fikri sahiplik hakkı ve biyoçeşitlilik alanında Shiva ve kurduğu vakıftaki ekibi Neem, Basmati ve Wheat şirketlerinin biyokorsanlığına savaş açtı. Shiva bu konularda hükümetin uzman ekiplerine hizmet verdi.

Organik tarım savunucusu

1988’de yayınlanan ilk kitabı “Hayatta Kalmak” (Staying Alive) üçüncü dünya kadınlarına dair algının yeniden tanımlanmasında katkıda bulundu. 1990’da Dünya Gıda Örgütü (FAO) için kadınlar ve tarım üzerine, “ Hindistan’daki Çiftçilerin Çoğu Kadındır” başlığıyla bir rapor yazdı. Katmandu’da ‘Dağın Gelişmesi İçin Uluslararası Merkez’ (ICIMOD) bünyesinde cinsiyet birimini kurdu. “Kadın Çevre ve Gelişme Örgütü” (WEDO)’nun kurucularından biri ve yönetim kurulu üyesiydi.

Vandana Shiva, Hindistan’daki ve dışarıdaki birçok hükümete ve aralarında ‘Küreselleşme Üzerine Uluslararası Forum’, ‘Kadın Çevre ve Gelişme Örgütü’, ‘Üçüncü Dünya Ağı’ gibi örgütlerin de olduğu sivil toplum kuruluşlarına danışman olarak da hizmet vermiştir. Shiva, İtalya’nın Tuskany Bölgesi’nce kurulmuş olan ‘Gıdanın Geleceği Komisyonu’nun ve İspanya’nın eski başbakanı Zapatero’ya danışmanlık yapan ‘Bilimsel Komite’nin de üyesidir. Hindistan Halkının Dünya Ticaret Örgütü’ne Karşı Kampanyası’nın idari kurulunda yer alan Shiva, ‘Dünya Gelecek Konseyi’ (World Future Council)’nin de mensubudur. Hindistan Hükümeti Organik Tarım Komitesi’ne de hizmet vermektedir.

VANDANA SHIVA-5‘Yerli bilgi korunmalıdır’

Vandana Shiva, yaşamının büyük bölümünü biyoçeşitliliğin ve yerli bilginin korunması ve yüceltilmesine adamıştır. Üretimin, gıdanın, çiftçi gelirlerinin artması ve iklimin iyileştirilmesi için tarımda çeşitliliğin arttırılması uğruna çalışmıştır. Bu çalışmalarından dolayı 2003 yılında Time Dergisi tarafından ‘Yöresel Kahraman’ olarak tanımlanmıştır. Shiva’nın tarımdaki çalışmaları 1984’de Punjab’da yaşanan şiddet olayları ve Bhopal’da Union Carbide’in tarım ilacı fabrikasında gaz sızıntısı yaşandığında başladı. Birleşmiş Milletler Üniversitesi için yaptığı araştırmalar ‘Yeşil Devrimin Şiddeti’ (The Violence of the Green Revolution) adıyla kitaplaştı.

Yaptığı bir röportajda Shiva, ‘Yeşil Devrim’ tarafından kimyasal tohumlarla yapılan tarımın toprağı verimsizleştirdiğini, canlıların ekosistemini tahrip ettiğini ve insan sağlığını olumsuz etkilediğini savundu. Araştırmasında, bugün dünya çapında 1400’ü aşkın tarım ilacının gıda sistemine girmiş olabileceğini iddia eden verileri açıkladı. Vandana Shiva ve kızkardeşi Dr. Mira Shiva, tarım ilacının artan kullanımı ve suni gübrenin insan sağlığında kanserden böbrek yetmezliğine ve kalp hastalığına kadar birçok hastalığa neden olduğunu savunmaktadır.

Tohumların özgürlüğü…

Vandana Shiva’nın çalışmalarının odağında tohumların özgürlüğü ya da tohumların patentinin şirketler tarafından satın alınmasına karşı çıkılması bulunuyor. Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) 1994’de patent sınırlarını genişleterek yaşam formlarını da içeren bir hale getirmesine, yani bitkilerin veya tohumların fikri mülkiyet haklarının satın alınabilmesine izin veren “Trade Related Intellectual Property Rights” (TRIPS) anlaşmasına karşı kampanya yürüttü. Shiva, anlaşmanın sirketlerle sıkı bağ içinde olduğunu ve yaşam üzerinde daha fazla patente açık kapı bırakacağını belirterek eleştirdi. Vandana Shiva yaşamın patentlenmesini biyokorsanlık olarak tanımlamaktadır ve birçok yerli bitkinin patentlenmesine karşı mücadele yürütmüştür. 2005’de Shiva’nınki de dahil üç organizasyon Avrupa Patent Ofisi’nde Birleşik Devletler Tarım Departmanı ve WR Grace şirketine yakın Neem’in biyokorsanlığına karşı verdikleri on yıllık bir mücadeleyi kazandı. 1998’de Shiva’nın organizasyonu Navdanya, Basmati pirincinin Birleşik Devletler şirketi Rice Tec Inc tarafından biyokorsanlığına karşı bir kampanya başlattı. Yoğun kampanya sonucu bu şirket patent konusundaki birçok iddiasını kaybetti.

‘Altın pirinç’ ile mücadele

Vandana Shiva, genetiğiyle oynanarak A vitamini açısından zenginleştirilen bir pirinç tohumu olan Golden rice (Altın pirinç) konusunda da bir karşıtlık sergilemektedir. Her yıl yarım milyonla üç milyon arasında yoksul çocuğun vitamin A yetmezliği nedeniyle gözlerini kaybetme riskini bertaraf etmek iddiasıyla ve insancıl yardım kapsamında geliştirilen ‘Altın pirinç’e karşı çıkarken, Shiva; Bengal kadınlarının aynı işlevi gören 150 çeşit yeşil sebze yetiştirdiklerini ve yediklerini belirtmektedir. Shiva, ‘Altın pirinç’in faydasından çok zararı olduğunu savunmaktadır. Ona göre, vitamin A pirinci bir aldatmacadır ve doğal yöntemlerle üretimin yerini genetik mühendislik ürünlerinin almasına hizmet edecektir. Shiva, “Bu, açlık ve yetersiz beslenmeyi çözmek için değil, yaratmak için bir reçete” demektedir. Buna karşılık, değişik çevrelerden kimileri Vandana Shiva’nın karşı çıkışını eleştirerek bunun her yıl milyonlarca çocuğun kör olmasına ya da ölmesine yol açacağını ileri sürmektedir.

Vandana Shiva, tohum tekelleri yüzünden tohum fiyatlarının pahalı olması nedeniyle Hindistan’da çok sayıda çiftçinin borçlanıp intihara sürüklendiğini belirtmektedir. Shiva’ya göre, çiftçilerin borçları genetiği değiştirilmiş tohum tekellerinin kârlarının büyümesine paralel olarak büyümektedir.

Vandana Shiva im Einsatz Vandana ShivaÇiftçilik kadına dayalı gelişebilir

Vandana Shiva, küresel Ekofeminist hareket içinde önemli bir rol oynamaktadır. Ona göre, Hindistan’da daha üretken bir çiftlik sistemi kadınlara dayalı olarak geliştirilebilir. Shiva, kadın odaklı bir sistemin mevcut ataerkil sistemi son derece olumlu bir temelde değiştireceğini savunmaktadır.

Haziran 2014’de Hindistan İstihbarat Teşkilatı’nın Hindistan Başbakanlık Ofisi için hazırlamış olduğu bir rapor basına sızdı. Navdanya ve Vandana Shiva’nın adlarının da yer aldığı rapor ‘yabancı fonlardan beslenen ve yardımseverlik kisvesine bürünen’ sivil toplum örgütlerinin Hindistan’ın gelişmesi ve büyümesini engellediklerini iddia etmekteydi. Rapora göre, sivil toplum örgütleri insan hakları ve kadınların eşitliği için kampanyalar düzenlemek amacıyla fonlar almakta ama bu paraları farklı amaçlar için kullanmaktadırlar! Hindistan istihbaratına göre, fon veren kuruluşlar sivil toplum örgütlerini alan raporları hazırlamaya sevkederek bu raporları Hindistan’a karşı kullanmakta ve Batı hükümetlerinin dış politikalarının stratejik çıkarlarının hizmetine sokmaktadırlar.

Vandana Shiva ile yapılan çok sayıda görüşme dokümanter film haline getirilmiştir. Su kaynakları, olası su savaşları, genetiği değiştirilmiş ürünler üzerine kimi dokümanterler de bunlar arasındadır. Ayrıca Shiva, Dalai Lama üzerine bir dokümanterde yer almıştır. 2010’da ise, “Güneşin Kraliçesi” (Queen of the Sun) isimli bir dokümanterde bal arıları üzerine görüşlerini dile getirmiştir.

1993 yılında aldığı “Doğru Yaşam Ödülü” (Right Livelihood Avard) da dahil, birçok ödülün sahibi olan Vandana Shiva bugün de çalışmalarına ve mücadelesine devam etmekte; birçok uluslararası konferansda görüşlerini paylaşmayı sürdürmektedir.