Kar hırsına karşı topraklarını savunan fedai bir kadın: Nonhle Mbuthuma

- Fidan YILDIRIM
270 görüntüleme

Nonhle Mbuthuma, atalarından kalan toprakları kendisi için her şey demek olan çiftçi bir kadın. Çocukluğunda ailesinin sazdan yapılmış kulübesinde uyandığında, Güney Afrika’nın Pondoland bölgesindeki Wild Coast-Vahşi Kıyı’yı döven dalgaların sesini dinler, sonra kalkıp kıyıya iner ve kumullarla oynardı. Sonrasında ya okulun yolunu tutar ya da ailesinin kendisine ait küçük toprak parçasında tatlı patates veya muz yetiştirmesinde onlara yardım ederdi. Oysa bugün doğup büyüdüğü bu topraklarda uzun süreli kalamıyor, kaldığında ise kulakları her an gelebilecek bir tehlike işaretinde oluyor. Zaman zaman korumalarla hareket etmek ya da kısa süreli saklanmak zorunda kalıyor. Bir ölüm listesinin en başında yer alan bu Amadiba kadını hedef olduğunu bilmesine; eşi, ailesi ve arkadaşları onun için endişelenip gidip saklanmasını istemesine rağmen, bunu reddedip, “Ben bu yolu seçtim” diyor.

‘Topraklarımı alırsanız kimliğimi almış olursunuz’

Nonhle Mbuthuma ve mensubu olduğu Güney Afrika’nın Doğu Burnu’ndaki Amadiba kabile topluluğu, kıyı şeridindeki karlı titanyum madenini çıkarıp işlemek isteyen Avusturalyalı bir maden şirketi yüzünden her şeylerini kaybetme tehlikesi altında bulunuyorlar. “Eğer topraklarımı alırsanız kimliğimi almış olursunuz” diyor Nonhle ve ekliyor: “Bu toprak büyük annemindi, ona da atalarından kaldı. Ben çocuklarıma neyi bırakabileceğim? Maden bir seçenek değil.” 

Nonhle ve topluluğunun diğer üyeleri Avusturalyalı maden şirketinin titanyum çıkarma amacıyla yaşam alanlarını tehdit etmesine karşı durarak bir direniş kampanyasına öncülük ettiler. Beş köyün halkını örgütleyip yıkıcı maden şirketini topraklarından çıkarmak amacıyla 2007’de “Amadiba Kriz Komitesi”ni kurdular. O zamandan beri Nonhle Mbuthuma sürekli tehdit edilip gözdağı veriliyor. 22 Mart 2016’da, mücadele arkadaşı olan, “Amadiba Kriz Komitesi” Başkanı Sikhosiphi Bazooka Rhadebe; Nonhle ve bir başka arkadaşına, kendisinin ölüm listesinin 1. sırasında, onların da 2. ve 3. sırada olduklarını söyledikten hemen sonra kurşunlanarak katledildi. Nonhle de bugün ciddi risk altında bulunuyor ve ölüm listesinin başında yer alıyor, buna karşın topraklarını savunma mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Güney Afrika hükümetinin onu korumak için yeterince duyarlılık göstermemesi nedeniyle Uluslararası Af Örgütü onun koruma altına alınması çağrısını içeren bir imza kampanyası başlattı. 

Topluluğu için mücadelede karar kıldı 

Nonhle Mbuthuma, titanyum madenine karşı topraklarını savunma mücadelesinde atalarından ve büyüklerinden etkilendi. Dedesi, 1960-1962’de Apartheid’e karşı gerçekleştirilen ilk büyük ayaklanma olan Mponda ayaklanmasında yer almıştı ve daima Apartheid döneminde topraklarını korumayı nasıl başardıklarına dair hikayeler anlatıyordu. Nonhle, toprağın önemini, onun sahip oldukları tek şey olduğunu ve gelecek kuşaklarla paylaşmak durumunda oldukları tek şeyin toprak olduğunu; bir kez yok olması halinde yerinin hiçbir şeyle doldurulamayacağını dedesi ve diğer yaşlılardan öğrendi. Madencilik projesini duyduğunda dedesinin hikayelerini düşünüp topluluğu ve gelecek kuşaklar için mücadeleye atılmaya karar verdi. Hükümetin, topluluklarını ezmek için şirketlerle el ele çalıştığının bilincindeydi ve onların çalışmasına imkan vermemek için diğer kadınlarla birlikte en ön saflarda yer aldı. Bu mücadeleye çoğunlukla kadınlar öncülük etmektedir, çünkü onlar topluluklarının bağımsızlığını korumaktan kolay kolay vazgeçmemektedirler. Onlar, yaşamlarına ve topraklarına dönük tehdide karşı ‘hayır’ diyebilme hakkını kullanmak istiyorlar. Özgür ve Önceden Bilgilendirilmiş İzin (FPIC) için mücadele ediyorlar. Bunun için, Güney Afrika yargısı nezdinde dava açmış bulunuyorlar.

Kadınların bu mücadeledeki yeri konusunda şunları söylüyor Nonhle Mbuthuma: “Bence bu harekete kadınlar öncülük etmiştir, çünkü maden çıkarma gerçekleşirse bundan en çok etkilenecek olanlar onlar. Orada çalışamayacaklar, çocuklarını doyurmaları, temiz su bulmaları gerekecek –yani maden çıkarmanın sonuçlarının ne olacağını biliyorlar. Aynı zamanda kadınlar, baş kaldırmaktan korkmazlar. İnançlarına sadık kalırlar ve kolaylıkla satın alınmazlar. Apartheid-karşıtı mücadelede, ‘yasa geçirme’ye karşı mücadelelere öncülük edenler kadınlardı ve şimdi de bu madene karşı mücadeleye liderlik ediyorlar. Çocuklarını düşünmek, yemek yapmak, aileye bakmak ve aynı zamanda mücadele etmek kolay değil. Ama kadınlar bunu yapabilirler.” 

Maden ocağına karşı örgütlenme

Nonhle Mbuthuma who is one of the leaders of the Amadiba Crisis Comittee says she is forced to live in hiding and move around with bodyguards because of threats to her life as a result of her opposition to plans to mine for titanium in the Xolobeni area near Mbizana in Eastern Cape. Photo: Lucas Ledwaba\Mukurukuru Media

Direniş kampanyasının lideri konumundaki Nonhle Mbuthuma aynı zamanda topluluğunu tarım ve yiyecek güvenliği atölyelerine yönlendiriyor, okullarda bu tür atölye çalışmaları geliştiriyor. Madene karşı olması ve alternatif ekonomik yollar geliştirmesi nedeniyle, maden yanlılarınca, “gelişme karşıtı” olmakla suçlanıyor. 2008’de bir suikast girişiminden kurtuldu, 2015’de kıyı boyundaki tüm toplulukların Amadiba kıyısındaki maden ocağına karşı örgütlenmesinden bu yana ise maden yanlılarının tehditleri artarak sürüyor. Maden şirketinde bir müdürlük görevini kabul eden kabile reisi ve yerel hükümet, iş olanaklarını ve bölgenin gelişimini sağlayacağı gerekçesiyle maden şirketinin alana girişine onay veriyor, bu da Mbuthuma’yı onlarla karşı karşıya getiriyor. Kıyı boyunda yaşayanlar ise, çiftliklerini kaybedecekleri, nehirlerin kirleneceği, vahşi yaşamın zarar göreceği ve gelecek nesillerin yoksul bir şehir yaşamına mahkum olacağı endişesiyle maden şirketinin alanlarında bulunmasını istemiyorlar. Ayrıca, Apartheid döneminde siyahi yerlilerin yönetiminde otonom yaşamış olan bölge halkı madenin işletilmesiyle birlikte ırkçı bir tehdide maruz kalmaktan da çekiniyor. 

Nonhle yaşam tehditi altında

Sorunu mahkemeye taşımış olmakla birlikte Mbuthuma’nın geleceğe dair kaygıları devam ediyor. Bunda Güney Afrika’nın Apartheid sonrası yönetim sürecinde de özlemini duydukları yaşama henüz kavuşamamış olmanın payı var. Nonhle Mbuthuma bu konudaki kaygı ve beklentisini şu sözlerle dile getiriyor: “Geçmişte demokrasi için savaşanları düşündüğümde gözlerim yaşarıyor, çünkü aynı insanlar hâlâ bizi korumak yerine eziyor ve hayatımızı zorlaştırıyor. Dürüst olmak gerekirse, ANC (Güney Afrika Kongresi) ile olanların sadece büyük bir ders olmasını umuyoruz. Atalarımızın uğruna savaştığı şey bu değildi. Umarım birgün ANC, kırsal alanlar kadar demokrasi için de savaştığımızı anlayacaktır. Tahrip edici kazanca karşı koyduğumuzda, bize ‘kalkınma karşıtı’ diyor ve düşman gibi davranıyorlar. Bizimle konuşmaları gerekir. Aldığımız dersler; hareketlerimizi ayakta tutmamız ve onları paradan uzak tutmamız gerektiğidir. Hareketler para kazanmakla ilgili hale gelirse, mücadelenizi bitirir, odağınızı kaybedersiniz ve neye karşı savaştığınızı unutursunuz.”

Nonhle Mbuthuma, yaşamına dönük tehditler altında, gelecek nesillerin yaşamını korumak için mücadelesini bugün de sürdürüyor.