Kobanê, Kobanê…

- Ruken Aras
297 görüntüleme

Kobanê’nin üç tarafı kuşatılmış; kalan bir tarafı da düşmana destek veren düşmanın dostuyla Kuzey halkının kavgasına tanıklık ediyor…

Bayrama bir gün kalmış, sınırdayız. Sınırda nöbet tutuyoruz, kulaktan kulağa korkunç senaryolar dolaşıyor: DAİŞ bayram namazını Kobanê’de kılacağına yemin etmiş!

Gece uyumuyoruz sınır hattında. Oturup seyrediyoruz Kobanê’yi. Sanki bir adım atsak oradayız, sanki elimizi uzatsak YPG- YPJ’li bir şervan elimizi tutacak ama, elimiz uzanamıyor. Ve gözlerimizin önünde, karanlığın ortasında DAİŞ, Türk askerlerinin yanından geçerek  cephane taşıyor sınıra paralel. Gözlerimiz görüyor düşmanın cephanelerini nasıl rahat taşıdığını, gözlerimize lanet okuyoruz, gözlerimiz yerinden çıkmıyor. Kulaklarımız patlıyor uçakların bombardımanından. Boş araziye atılan bombalara karşı ellerini havaya kaldırıp “Dalga mı geçiyorsunuz bizimle” diye haykırıyor insanlar.

Kobanê’de direnen kadın

Silah olaydım diyorsun, bomba olaydım kendimi patlataydım. Hiçbir şey yapamamanın çaresizliği insanın içinde volkan oluşturuyor. Sanki yanı başınızda bir evin içinde bir erkek bir kadına tecavüz etmek için tüm saldırılarını gerçekleştiriyor, kadın çığlıklar atıyor, direniyor, kimi zaman sesi kısılıyor, kimi zaman eline geçirdiği her şeyi tecavüzcüye fırlatıyor, adam bir türlü tecavüzünü gerçekleştiremiyor. Kadının direnişi kulaklarında çınlıyor, erkek çıldırdıkça çıldırıyor. Ve sen kapı kilitli olduğu için girip kadını kurtaramıyorsun.

Gece boyunca, hiçbir şey yapamasak da  enerjimizi Kobanê ‘deki arkadaşlara gönderelim diyoruz, kuantum fiziğini, enerjiyi, sezgiyi konuşuyoruz ateşin başında. Ve gözlerimizi kapatıp Kobanê’ye gidiyoruz.

-3 yaşındaki Viyan ve pişkullar

Sabahın ışıklarıyla birlikte insan zinciri oluşturma hazırlıklarına başlıyoruz. Kaç gündür doğallığına arkadaş olduğumuz Kobanêli çocuklar yanımıza geliyor. Bıkmadan usanmadan “Beji Berwxedana YPG” sloganı atıyorlar. Sonra da “Beji Seruk Apu”… Seslerinin savaştaki ağabeylerine ve ablalarına ulaşacağını biliyorlar.

Bir an gözlerim üç yaşındaki Viyan’a takılıyor. Toprağın üzerinde, yalın ayak, yuvarlak, küçük koyun pişkullarını  (tezeklerini) yan yana koymuş, bilye oynuyor. 7 tane küçük yuvarlak tezeği yan yana koymuş ve sırayla onları  iterek birleştirmeye çalışıyor. Gecenin uykusuzluğu, düşmana öfke, güneşin sıcaklığı bir yana, arkadaşıma dönüp “Bence egemenlerin yok etmeye çalıştığı şey işte bu” diyorum. Yani doğal toplumun hala yaşıyor olması, eşitlikçi toplumun hala sürüyor olması, çocukların doğayla olan mutluluğu, kadınların iradeleri, erkeklerin inancı… Demokratik toplum modeli yoktan var edilmiyor Kobanê’de, üzerinin örtülmesine  izin verilmiyor ve toplumun demokratik özü açığa çıkarılıyor …

Amed’in sessizliği çıldırtıyor insanı, “Amed uyuyan öfkeli bir dev gibidir, bir kere uyanır, üç gün ayağa kalkar, bu da yeter sürecin değişmesine” diyor bir arkadaş. Sosyolojik ve tarihsel tartışmalarımız sürerken Amed ve Kürdistan uyanıyor uykusundan. Öfke patlaması öylesine ateş olup yayılıyor ki kontrolü olmayan bir noktaya gitme kaygısı başlıyor. Ve tarih bir kez daha Kürdistan Halk Önderi Öcalan’ı haklı çıkarıyor.

Kobanê nasıl, iyi mi?

Hücredeyiz kadın arkadaşlarla… Gözaltına alınmışız yaşlı analarla birlikte. Umurumuzda bile değil bize ne olacağı, gece yarısı gelen avukat arkadaşa hep bir ağızdan soruyoruz: “Kobanê nasıl, iyi mi?” Sanki bir dostu, bir yoldaşı, annemizi sorar gibi soruyoruz : “Kobanê nasıl, iyi mi?” Yaklaşık on beş yıldır çoğumuz gözaltına alınmamışız. 90’ların hücre anılarını anlatıyoruz birbirimize. Devletin yeni güvenlik paketi yavaş yavaş hayata geçmeye başlamış, neredeyse 90’ları aratmıyor. Kadın polislerin erkekleşmiş halleri zorumuza gidiyor. Sohbet odaları oluşturulmuş, arkadaşlarımıza ajanlık teklif ediliyor, kimimize ise tehditler gönderiliyor. Ama biz hep Kobanê’deyiz.

Kobanê erkek zorbalığına karşı direniştir

Kobanê  direnişi bir kadının, erkekliğin zorbalığına karşı direnişi gibi…  Kobanê sanki öldürüldüğü düşünülen Tanrıçalığın yeniden canlanışı, Kobanê sanki İnanna’nın, Tiamat’ın geri dönüşü. Erkek egemen devletçi zihniyetin doğal toplum zihniyetine açtığı savaş sanki şimdi DAİŞ ve YPG- YPJ şahsında somutlaşıyor. Ama bu sefer yok edilmek istenen kültür; demokratik toplum kültürü toplumsal örgütlenmesi ve sonsuz özgürlük aşkıyla kendini savunuyor.

Önyargılar alt-üst oldu

DAİŞ’in Kobanê’ye vahşice saldırılarını ve Türkiye Cumhuriyetinin DAİŞ’e desteğini doğru anlayabilen her kesim, kırk yıllık özgürlük mücadelesinin uygarlık temsilcilerine karşı verdiği mücadeleyi de anlayacaktır.  Kobanê’de yaşanan kadın özgürlükçü, demokratik ve ekolojik yaşam paradigmasının egemenlerin asıl korkusu olduğu anlaşıldıkça özgürlük hareketinin çıkış gerekçesi ve başarı düzeyi daha iyi kavranacaktır.

Toplumsal sözleşmesiyle, kadın özgürlükçü paradigmasıyla direnen Kobanê yeni bir toplumsal hafıza yaratmıştır. Ne yazık ki bunun için de yüzlerce gencin yaşamını yitirmesi, doğanın tahrip olması, binlerce insanın yurdundan göç etmesi, açlığın ve yoksulluğun ölümlere haber vermesi gerekecekti.

Kobanê direnişi kime hangi hakikati öğretti bilemem ama yıllardır mücadelesinin meşru olduğunu ispatlamaya çalışan bir harekete karşı ön yargıları alt üst etmede büyük kazanım sağladı.

TURKEY-SYRIA-KURDS-REFUGEESPlaza de Mayo annelerinden

Latin Amerika yerlilerine…

Kürdistan’ın ne zaman ve nasıl dört parçaya bölündüğünü merak etmeye başladı gençler, Kürdistan tek yürek oldu. Kantonların toplumsal sözleşmeleri okunmaya başlandı. Özerklik daha çok tartışılır oldu. Ulusal birlik ruhu yeniden canlandı.

Kürt halkı olarak tüm dünyanın gündeminde ama bu sefer olumlu temelde gündeminde olmanın sorumluluğu bindi üzerimize. Arjantin’de Plaza de Mayo anneleri, Latin Amerika’da yerliler, İran’da idamın gölgesinde Rojhilatlılar, Avrupa’da sanatçılar ve daha sayamayacağımız kadar güzel farklılıklar Kürdistan’ı ve Kürt halkının haklı mücadelesini sahiplendi.

Kobanê direnişinin sadece Kürdistan coğrafyasının değil, sadece Kürt halkının değil insanlığın savunması olduğu, enternasyonal bir hareketin direnişi olduğu Paramaz Kızılbaş’ın şehadetinde görüldü.

Kadınların özgürlük aşkı görüldü

Kobanê direnişinde kadın özgürlüğüyle toplumun özgürlüğünün diyalektik bağı  ideolojik çözümlemelerden anlamayan zihniyetler için de ispatlandı. Yıllardır diplomatik görüşmeler, paneller, yürüyüşlerle anlatılmak istenen Kürdistan özgürlük mücadelesi ve kadın özgürlük mücadelesi Kobanê ile bilimsel somut veriye döküldü. YPJ’nin kadın iradesiyle, kadın özgünlüğüyle ve kadın sadeliğiyle gösterdiği direniş toplumsal algıları alt üst etti. Tüm dünya,  Kobanê’de kadınların direnişindeki  özgürlük aşkını gördü.

Ve bu özgürlük aşkı kadın hakikatiyle Ortadoğu’ya yayılıyor.