Özgürlüğe en yakın yılları yaşıyoruz

- Emine ERCIYES
232 görüntüleme

TURKEY PROTESTÖzgürlük Hareketimiz açısından çok yoğun ve kritik bir yılı geride bırakmaktayız. Dünya sisteminin son yıllarda yaşadığı kaos ve kriz 2016 yılında zirveye ulaşmıştır. Ortadoğu’ya dayatılan savaş düzeyi “3. Dünya Savaşı” diye tanımlanan bu sürecin daha da somutlaşması olmuştur. 3. Dünya Savaşı; Ortadoğu’da, özellikle de Kürdistan’da derinleştirilmek istenmektedir. Birbiriyle çarpışanlar uluslar arası hegemon güçler iken, ne kendi ülkelerinde savaş vermekteler, ne de kendi güçleriyle. Savaşın yoğunlaştığı yerlerde destekledikleri güçler birbiriyle çatışırken, uluslararası güçler ise birbirleriyle güç ve denge politikası yürütmektedir. Savaş, Ortadoğu’da sıcak iken, hegemon güçler bu savaş üzerinden, birbiriyle soğuk savaş vermektedirler.

Savaşın en fazla merkezileştiği yer Suriye ve Rojava olurken, Musul operasyonunun başlamasıyla Irak ve Güney Kürdistan da savaşın merkezlerinden biri haline gelmiştir. Şengal’de yaşanan katliama karşı, Şengal halkı kendi toplumsal ve savunma sistemini kurmaktadır. Türkiye’de ise faşizm gün be gün kendisini örgütlemeye çalışmaktadır. İran ise Rojhilat halkı üzerindeki baskı rejimini sürdürürken özgürlük güçlerine karşı savaşı alttan destekleyerek, Kürdistan özgürleşmesini engellemeye çalışmaktadır.

Tüm bu kaos ve çatışmalı duruma karşın, Özgürlük Mücadelemiz’in kazanımları açısından süreci değerlendirdiğimizde, direnişin zafere en fazla yakınlaştığı bir yılı yaşadık diyebiliriz.  2016 yılında, Özgürlük Hareketi’nin öncelikli gündemi Önderliğimizin özgürlüğü olmuştur. İktidarda kalmanın yöntemini faşizmi rejim olarak sistemleştirmekte gören Erdoğan ve AKP karşısında, Özgürlük Hareketimiz tek direniş  kalesi olarak durmaktadır. Buna karşı AKP ve Erdoğan saldırılarının merkezineÖzgürlük Hareketimizi almışlardır. Elbette ki bu saldırıların birinci hedefi Önderliğimiz’dir. 5 Nisan 2015 tarihinden itibaren Önderliğimiz üzerindeki tecrit ağırlaştırılmıştır. Keza, 15 Temmuz darbesinin temel hedeflerinden biri Önderliğimiz olmuştur. Darbeci güçlerin İmralı’yı da hedef almalarının açığa çıkmasıyla birlikte, tüm Kürt halkı Önderliğin özgürlüğü ekseninde kilitlenmiştir. Kürt halkı yaşadığı her yerde Önderlik eksenli eylemleri yükseltmiştir. Kuzey Kürdistan’da elli siyasetçinin başlattığı dönüşümsüz açlık grevi devletin geri adım atmasını getirmiş ve Önderlik kardeşiyle görüşme gerçekleştirmiştir.

Önderliğin özgürlüğü eylemleri yıla damga vuran eylemler olduğu gibi kadınlar bu eylemlere öncü düzeyde katılmışlardır. 2017 yılı açısından da eylem çizgimizin ana ekseni Önderliğin özgürlüğü olacaktır.

Kadınların sesi faşizmi korkutur

ozgurluk-kadin-eylemKürdistanlı kadınlar, Önderlikten aldığı ideolojik güçle, özgürlüğün inşasında sistemsel sorumluluklar üstlenmiş ve öncülük düzeyinde katılımı sağlamıştır. Buna karşı Türkiye’de toplumun dokularına kadar dayatılmak istenen faşizmin ilk hedefi elbette kadın hareketi olmuştur. Özgürlük  ve demokrasi nasıl kadının katılımıyla asıl rengini bulursa, tam tersi faşizm de o kadar kadını dıştalar, ezer ve baskı altında tutmayı hedef alır. Dahası katliamı, şiddeti, taciz ve tecavüzü bir kadın politikası olarak esas alır. Nitekim geride bırakmak üzere olduğumuz yıl faşizmin adım adım örüldüğü Türkiye’de kadına karşı şiddet, taciz tecavüz, katliam tırmanmış, adeta erkekler DAİŞ’in vahşi yöntemiyle kadın katliamları gerçekleştirmişlerdir. Devletin topluma uyguladığı faşizm, evde erkeğin kadına uyguladığı şiddete kadar toplumsal dokulara sızdırılmak istenmiştir. Nitekim 25 Kasım yani, “Kadına Karşı Şiddet İle Mücadele” sürecinde Erdoğan ve AKP, tecavüzü yasalara bağlamaya çalışmıştır. Kadınların sesi faşizmin kurumlaşmasının önündeki temel engeldir. Çünkü kadınlar tarihsel olarak egemen sisteme karşıt en eski ve en güçlü kesimdirler.

AKP’nin yeri tarih dibi olacaktır 

Geçtiğimiz yılda Türkiye’nin faşizm batağına adım adım sürüklenmesinde, yaşanan tutuklamalar ve kayyım atamaları Türkiye’nin tüm dünya toplumu karşısında yüz karası tablosudur. Bu tutuklamalar toplum iradesiyle seçilmiş, topluma sözüyle, özüyle, eylemiyle öncülük rolünü oynayan siyasetçilere dayatılmıştır. Tutuklanan kadın siyasetçiler ve belediye eş başkanları Kürdistan’da inşa edilen özgür yaşamda kadının rengini kendileri ile taşıyan öncü kadınlardı. Toplumu ve kadınları peşlerinde sürükleme güçleri vardı. Bu gücü kendi kararlı mücadele duruşları, siyasi tutumlarındaki netlik, toplumla bütünleşme düzeyleriyle yaratmış kişiliklerdi. Erdoğan ve AKP bu öncü kişilikleri tutuklayarak toplumu öncüsüz bırakacağını sanmaktadır. Tam tersine kadın özgürlük hareketine yapılan saldırılar, kadınların sisteme olan öfkesinin daha da büyütmektedir. Nasıl ki faşizm kadınları dışlayarak kendini kalıcılaştırmaya çalışıyorsa, faşizmi parçalamanın öncü gücü de kadınlar olacaktır. Erdoğan ve AKP faşizmini, tarihin dibine, ait oldukları karanlık ve lanetli yere göndereceğiz. Bunu biz kadınlar başaracağız. Kadın öncülüğü başaracaktır.

Bakur öz yönetim direnişi devleti sarstı

bakur-ozyonetimAKP ve Erdoğan’ı zayıflatan ve düşüş noktasına getiren Bakurê Kürdistan’da yükseltilen öz yönetim direnişi olmuştur. 2016 yılına Bakur’da büyük bir direnişle girilmiştir. Özgürlük tarihimizin en görkemli ve en zirvesel direnişi yaşanmıştır. Devlet burada da ilk olarak kadınları hedef almış, Seve, Pakize ve Fatma yoldaşlar şahsında öz yönetime öncülük eden kadın çizgisini darbelemek istemiştir.  Asya Yüksel, Mehmet Tunç Cizre’nin direngen karakterine layık halk öncüleri olarak bu direnişe katılmışlar ve halkın gönlünde kahramanlık abideleri olarak yer almışlardr.

YPS ve YPS Jin direnişinin yılın ilk aylarına damga vurması yılın tüm karakterini belirlemiştir. Öz yönetim direnişleri, halkın kendi öncülerini yarattığı, kadınların öncü düzeyde cesur ve fedaice katıldığı,  genç kadınların militanlık çizgisinde keskin duruş sergiledikleri tarihi bir dönem olmuştur.  Tarihe en büyük Kürdistan direnişi olarak geçmeyi hak ettiği gibi devlete de en büyük darbenin vurulduğu, devletin sarsıldığı bir dönem olmuştur.

Savunma saflarındaki kadın özgürlük militanları Kürdistan kadınlarının olduğu kadar tüm Ortadoğu kadınlarının özgürlük umudu haline gelmişlerdir. 2016 yılına en büyük anlamını fedailik çizgisinde direnen kadın özgürlük savaşçıları ve fedai yoldaşlar vermişlerdir. 2016 yılının direniş ruhundan alınan güçle 2017 yılı kadınların direnişiyle zaferin kesinleşeceği, özgürlüğün kazanılacağı yıl olacaktır.

Rojava devrimi halk iradesinin eseridir

2016 yılı Rojavayê Kürdistan açısından da tarihi bir yıl olmuştur. Devrim değerlerine saldırıların durmadan sürmesine rağmen, Rojava halkı toplumsal sistemini inşa temelinde büyük bir emek ve fedakaminbic-4rlıkla çalışmıştır. Bunun en anlamlı karşılığı Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun ilan edilmesi olmuştur. Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu burada yaşayan halkların özgürce bir arada yaşayacağı bir toplumsal model olmaktadır.

Demokratik Suriye Güçleri Kuzey Suriye’nin öz savunma gücü olarak 2016 yılında tarihi bir rol oynamıştır. DAİŞ saldırılarına karşı tüm bölge halkını savunmayı esas almış ve  özgürlük umudu haline gelmiştir. 2016 yılına, tarihi özgürlük hamlesi olarak yazılan Minbiç hamlesinin öncü güçlerinden olan YPJ en aktif düzeyde rol oynayarak hamlenin başarısında belirleyici olmuştur. Aynı zamanda devam etmekte olan Raqqa hamlesinde de yine öncüdür. Minbiç hamlesinde DAİŞ’ten kurtulan kadınların özgürlükle buluşma coşkuları unutulmaz  karelerle tarihe yazılmıştır. Bukrasını çıkarıp ateşe veren kadınlar, özgürlük militanı YPJ’li kadınlara sarılan kadınlar, halkların ve kadınların özgürlük etrafındaki kenetlenmesinin ve birliğinin en net ifadesidir.

Direnen, özgürlük arayan tüm Kürtleri kendine düşman ilan eden Erdoğan ve AKP Rojava’da adım adım özgürlüğün inşasına, halkların özgürlük etrafında birliğine tahammül edememiş ve Kuzey Suriye’ye  saldırmıştır.  Sözde DAİŞ’le savaştığını söylese de asıl hedefi Kuzey Suriye halklarının özgürlük kazanımlarıdır.

Rojava devrimi halk iradesinin eseridir. Halkın kendi iradesiyle aldığı kararları uygulama gücünü göstermiştir, halkın kendisini en iyi kendi kendisinin yönetebileceğini göstermiştir. Bu savunma güç ve iradesi her türlü saldırıyı yıkacak güçtedir.

Aynı zamanda Rojava devrimi ilk günden itibaren bir kadın devrimi olarak anlam kazanmıştır. Bunun temeli ise kadınların savunmadan, inşaya tüm alanlardaki öncülük  rolüdür. Tüm dünyanın gözleri Rojava devrimi üzerindedir. 2017 yılı Rojava devrimi açısından toplumsal inşanın giderek daha da sistemleşeceği bir yıl olacaktır.

 

Başur’da örgütlülük güçlenmeli

g-kurdistan-eylem-8Başurê Kürdistan açısından da 2016 yılı oldukça krizli bir yıl olmuştur. KDP ve Barzani’nin Türkiye devletine bağlı yürüttükleri politikalar Başurê Kürdistan’ı tam kriz içine sokmuştur. Siyasi ve ekonomik kriz Başur’da halkın yaşam koşullarını oldukça zorlu bir aşamaya getirmiştir. Buna karşı başta öğretmenler olmak üzere hükümeti protesto eylemleri etkili olmuştur. Yine bölgesel hükümetin politikalarının iflas etmesi, Başur halkının da yüzünü Özgürlük Hareketi’ne çevirmiştir. Başur’da da özgürlüğe en fazla susamış kesim kadınlardır. 2017 yılında Başur’da kadın örgütlülüğünü güçlendirmek, Başurê Kürdistan’ın özgürlüğünü inşa da en önemli adımlar arasında olacaktır.

2016 yılı Şengal direnişi açısından da tarihi gelişmeler yaşanmıştır. Şengal kadınlarının savunma gücü olan YJŞ’nin oluşumu Êzîdî kadınlarına dayatılan katliamdan intikam almanın en büyük silahıdır. Bu nedenle Êzîdî  kadınları tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmıştır. Uyanan, bilinçlenen Êzîdî  kadınları öncelikle kendini savunmanın zorunluluğunun farkında olarak YJŞ’ye katılım sağlamış ve toplumsal sistemin inşası temelinde TAJE’yi kurmuşlardır.

Rojhilat devrimi zamanını bekliyor

Rojhilatê Kurdistan açısından ise; bu yıl KJAR kongresini gerçekleştirmiştir. Kongre, Rojhilat kadınının özgürlük ihtiyaçlarını belirlemek ve özgürlük mücadelesini planlamak temelinde önemli bir rojhilatkararlaşmaya gitmiştir. İran rejiminin ağır baskıları Rojhilat halkı üzerinde ciddi bir rahatsızlık oluşturmaktadır. Oysa Rojhilat halkı kendi özünü korumuş, kültürel değerlerini yaşatan ve bu anlamda yurtseverlik yönü çok güçlü olan bir karaktere sahiptir. Rojhilat halkı özgürlüğe yürümek için hazırdır, yeter ki güçlü bir öncülük ve örgütlülük yaratılsın. Diğer yandan toplumun kültür dokusu kadınlarda somutlaşmakta, ama hem de toplumsal baskı en fazla kadınlara dayatılmaktadır. Bu nedenle en fazla Rojhilat kadını özgürlüğe susamıştır. Rojhilat devriminin öncülüğünü de kadınlar yükleneceklerdir.

2017’de direnişi büyüteceğiz

2016 yılı Özgürlük Hareketimize, halkımıza, özgürlük arayan tüm kadınlara saldırıların en üst düzeye çıktığı, zorlu bir yıl olduğu kadar inadına direnişin en zirvede yaşandığı bir yıl olmuştur. Direnen Kürdistan halkı, her gün eylemlerde olan özgürlükçü kadınlar, baskının, zulmün, faşizmin, özgürlük arayışını durduramayacağını, tam tersine daha da büyüteceğini göstermişlerdir.

2017 yılına girerken, bir kez daha belirtmek istiyoruz ki, özgürlüğe en yakın olduğumuz günleri yaşamaktayız. 2017 yılını özgürlüğün kesinleşmesi olarak bize kazandıracak olan direnişi büyütmektir. Kadınlar olarak büyük bir direniş geleneğimiz var. Tarihimiz en büyük güç kaynağımızdır. Tarihimizden aldığımız güçle geleceğe güvenli adımlarla yürüyoruz. 2016 yılı ise tarihimize direnişin zirveleştiği, özgürlüğün an be an örüldüğü bir yıl olarak yazıldı. 2016 yılının direnen kahramanlarına verecek cevabımız 2017 yılını Önderliğin özgürlüğü yılı yapmaktır, Kürdistan’ın siyasi statüsünü kazanmaktır.