Kadınca hakikat gazeteciliği

- Günay AKSOY
298 görüntüleme

Kadın basıncılığına ilişkin çok az şey yazılmış. Hatta kadın basıncılığına ilişkin araştırma yaptığınızda neredeyse hiçbir belgeye bilgiye ulaşamazsınız. Ama hem yaşam tecrübemizle hem de Kürdistanlı kadınların özgürlük mücadelesi ile aslında çok şey söylenebilir. Çünkü Kürt kadıngundem basıncılığı Kürt Kadın Hareketinin özgürlük mücadelesiyle paralel olarak gelişmiştir. Kürt kadın basıncılığı tarihine dönüp baktığımızda Gurbetelli Ersöz, Ayfer Serçe, Nesrin Teke, Esen Aslan, Deniz Fırat gibi birçok devrimci kadının izine rastlayabiliriz. Çünkü isimlerini sıraladığım bu kadınların özgür basın alanında ve Kürt kadın basınında önemli yerleri vardır.  Hem devrimci, hem savaşçı ve hem de gazetecilik yapan Gurbetelli, Ayfer Serçe ve Deniz Fırat aslında Kürt kadın gazetecilere hakikati işaret etmişlerdir.

Hakikatleri yazmak kadının öncelikli işi

Hakikatleri yazmayı en çok da kadınlar kendilerine dert edinmeli ve ediyor da. Köleleştirilen kadınların, halkların tarihi ancak özgür düşünen ve yazan kadınların kalemiyle yazılabilir. Erkek egemen sistem kadınlara kendini ifade edebilecekleri hiçbir alan bırakmadı. Eğer kadınlar bugün medyada yer alabilmişse kendisi olarak değil, erkek zihniyetinin temsilcisi olarak yer almaktadır. Kadın kimliği ile yer alan kadın ise erkek medyasında bir gün bile yaşama şansına sahip değildir. Kadın bedeninin sömürüldüğü en önemli alanlardan biri basındır. Çünkü erkek aklı basında kadının duygu, düşünce ve bedeni üzerinde ideolojik bir savaş veriyor. Bu savaşla toplum teslim alınıyor. Toplum, kadın üzerinden yürütülen ideolojik savaşla susturuluyor ve dizayn ediliyor. Yani kadın, erkek egemen sistemin medyasında en önemli sömürü aracıdır. Eril sistem yaratmak istediği topluma basın üzerinden ayar verirken, toplumun tüm ahlaki değerleri kadın eliyle çürütülüyor. Çürümüş toplum çürütülmüş ve köleleştirilmiş kadın üzerinden aslında gerçekleştiriliyor.

Muhalif  ve özgür basın, toplumu aydınlatmayı ve gerçekleri bilmelerini sağlamak için var olmuştur. Özgür basın ise gücünü kadınlardan alıyor. Özgür basına öncülük eden Kürt basıncılığı ise en çok kadın kurtuluş ideolojisi ve ahlaki değerleri üzerinden yeşermektedir. Kadın kurtuluş ideolojisini topluma taşıyan ve toplumu örgütleyen birçok kadın yayıncılığından söz edebiliriz.

Gurbetelli kadınlara yazma, düşünme cesareti verdi

gurbeteli-ersozÖzgür Gündem’de 1994 yılında Türkiye’de medyada kadınların esamesinin okunmadığı bir süreçte Gurbetelli Ersöz’ün Genel Yayın Yönetmeni olması bir ilk olarak tarihe geçti. Yine Türkiye’de kadın mücadelesi açısından önemli bir kazanım oldu. Bırakalım kadın yayıncılığını kadın örgütlerinin henüz güçlü bir örgütlülüğünün olmadığı bir süreçte Kürdistan’da kadınlar bir yandan serhildanlara öncülük ederek direniş tarihini yazarken diğer yandan Özgür Gündem’in başına Gurbetelli’nin geçmesi kadınların artık kendi özgürlük tarihini yazmaya başladığının en büyük ifadesiydi. Gurbetelli’den cesaret alan Kürt ve Türkiyeli kadınların basını daha fazla önemsemesi ve daha fazla yeralma ve var olma mücadelesi de büyümüştür. Gurbetelli’nin gerek aldığı cezalara, gerekse devletin ağır baskılarına boyun eğmemesi bir direniş çizgisinin de yaratıcısı olmuştur. Kürt kadın basıncılığının en çok Gurbetelli ile anlam kazandığını kesinlikle söylemek gerekir. Çünkü kadınlara yazma, düşünme, ürütme cesareti verdi ve bununla yetinmeyerek aslında somut olarak kurumsallaşmalara da gitti. Gurbetelli’nin ardılları hem gazeteci hem de devrimci refleksi ile yaşamın her yerinde özgürlük mücadelesini de vermeyi kendine en esaslı görev olarak bilmiştir.

Gurbetelli, Türkiye ve Kürdistan’da kadınlara önemli bir mücadele mevzisi kazandırdı. Bu mevzi her geçen gün büyüyerek radyolarda, gazetelerde, dergilerde, tv’lerde kadın özgürlük pespektifi ile yayıncılık yapmıştır. Ancak erkek-devlet; özgürlük çizgisinde yayın yapan bütün basın kurumlarına baskı ve sansür uygulamaktan geri durmamıştır. Birçok kadın muhabir, yazar, çizer ve dağıtımcı yaklaşık 25 yıllık kadın basın tarihinde ağır cezalara çarptırılmış, katledilmiş, tutuklanmış, sürgüne zorlanmıştır. Ama hiçbir zaman hakikatleri yazmaktan asla geri durmamış, boyun eğmemişlerdir. Sayısız isim ve hikaye ile Kürt kadın basın geleneğinin kimler tarafından ve nasıl geliştirildiğini, hatta nasıl bedeller ödediklerini sıralayabiliriz. İran rejimi tarafından katledilen Ayfer Serçe, DAİŞ tarafından katledilen Deniz Fırat belki de en bilinen isimlerin başında yer almaktadırlar.

SAMSUNG DIGITAL CAMERAKadın basıncılığı büyük bir kazanımdır

Gurbetelli bu topraklarda kadın yayıncılığı açısından önemli bir kök oluşturdu. Bu kök üzerinden ise her gün büyüyen ve çoğalan kadın yayıncılığı gelişiyor. 1998 yılında İstanbul’da yayın hayatına başlayan Yaşamda Özgür Kadın Dergisi ve onun ardılı olan Özgür Kadının Sesi Dergisi, Hevîya Jine Dergisi, KJA dergisi kadın dergiciliği alanında önemli bir yere sahiptir. Sadece kadın yayınları değil, diğer yayınlarda kadın özgürlük ideolojisi üzerinden erkek gemen sistemin medyasına karşı önemli bir mevzi olarak örgütlenmiştir. Kadın özgürlüğünü esas bir çizgi haline gelmiştir. Bu yayıncılığı ihlal eden yayıncılar veya gazeteciler ise eleştirilmektedir.

Kürt kadınları yaklaşık 25 yıldır dünyanın hiçbir yerinde hiçbir kadın hareketinin sahip olmadığı kadar yayın organlarına sahiptir. Binlerce kadın gazeteci yetiştirmiştir. Kadın gazeteciler sadece habercilik alanında değil, tv’de radyoda, ajanslarda ve daha sayamacağım birçok alanda varlık haline gelmiştir. Kadın bilinci ile hazırlanan bu yayınları hem toplum hem de kadınlar için daha önemli hale getirmiştir. Çünkü medyası büyüyen kadın hareketinin aslında kendi sınırlarını aşan enternasyonal bir hareket haline geldiğini de görebiliyoruz. Gazetecilik kadınlar için sıradan değil, esas bir mücadele alanına dönüştü. Kadınlar aslında her gün bu alanda kazandıkları mevzileri hem geri erkek anlayışına karşı hem de egemen erkek sistemine karşı koruma mücadelesi vermektedir. Özgür bir dünyanın temeli kadınların özgürce yazabildiği, eleştirebildiği, bir başkası olmadan ya da erkek ismine ihtiyaç duymadan yazmaya cesaret gösterebildiği bir gerçeklikle mümkündür.

Özgür toplum özgür basınla gerçekleşir

silan-ayfer-serceDemokratik değerler üzerinde yayıncılık yapan özgür basına yapılan baskınları ise doğru değerlendirmek gerekir. Çünkü AKP iktidarının en çok demokrasi havarisi kesildiği bu dönemde insanlar artık sokağa çıkamaz hale getirilmiştir. Savaş gittikçe derinleşmektedir. Bu gerçekliği tüm çıplaklığı ile yazan ise sadece özgür basındır. Bu nedenle de en ağır baskıların hedefi durumundadır. Ama biz biliyoruz ki, özgür basına yapılan tüm baskılar AKP iktidarının çaresizliğinden kaynaklıdır. Çünkü özgür basının mayasında devrimci direnişçilik vardır. Gazeteciliği ve devrimciliği bir arada yürütmektedir. Kürt halkının diz çökmeyerek mücadelesinin en zirveye ulaştığı bu süreçte, direnme sırası gazetecilere gelmiştir. Özgür Basın; Gurbetelli’nin, Şilan’ın ve Deniz’in kalemini her zamankinden daha güçlü kaldırmaya devam edecek. Çünkü özgür basın çalışanlarının hakikatleri karanlıkta bırakmama sözü var. Hakikatleri yazmanın ise ağır bedel gerektirdiğini hepimiz yaşarak gördük. “Özgür toplum özgür basınla” gerçekleşir diyerek yazımı noktalıyorum.