Lübnan hak mücadelesinde öncü bir kadın: Laure Moghaizel

- Fidan YILDIRIM
13 görüntüleme
1929-1997 yılları arasında yaşamış olan Laure Moghaizel Lübnanlı bir avukat ve önemli bir kadın hakları savunucusuydu. Uzun yıllar sürdürdüğü sosyal ve kamusal hizmetleri nedeniyle dünyaca ünlü bir ödül olan Sedir Ulusal Düzeni (Komutan) ile ödüllendirilmişti. Lübnan Demokratik Partisi, Lübnan İnsan Hakları Derneği ve Bahithat (Lübnanlı Kadın Araştırmacılar) örgütlenmelerinin de arasında olduğu birçok örgütlenmenin kurucu üyeliğini yapmıştı.

21 Nisan 1929’da Lübnan’ın Hasbayeh kentinde doğan Laure Moghaizel’in babası başarılı bir avukattı. Mesleği gereği sürekli yer değiştiren babası sayesinde Laure Lübnan’ın birçok değişik ortamı, halkı ve kültürü ile tanışma olanağı buldu. Bir kızkardeşi ve iki erkek kardeşi vardı. Laure bu hareketli yaşam içinde İngilizce, Fransızca ve Arapça’yı iyi düzeyde öğrendi. İlerici bir kadın olan annesi çocuklarını en üst düzeyde eğitim almaları için teşvik etti. Kızlarının liseden sonra da eğitimlerini sürdürmelerini istiyordu ancak lisansüstü eğitim daha çok zengin çocukları içindi.

Feminist hareketlerde yer aldı

Laure Moghaizel orta öğrenimini laik, ilerici bir Arap eğitimi veren Aley Ulusal Okulu’nda tamamladıktan sonra Beyrut’a taşındı ve dönemin ünlü okullarından Besançon’da öğrenim gördü. Daha sonra Saint Joseph Üniversitesi’nin Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nde önce Arap Felsefesi, ardından da Hukuk bölümünü bitirdi. Hukuk fakültesinde yüz erkek öğrenciye karşılık sadece üç kadın okuyordu ve üç kadından biri de Laure’ydi. Üniversitede Laure gelecekte hayat arkadaşı olacak olan ve o da üniversitede okuyan Joseph Moghaizel ile tanıştı.   

1949’da, hukuk fakültesinin ilk yılında kadın hakları mücadelesine öncülük eden kadınlarla tanışan Laure sosyal ve politik düşüncelerle bütünleşmeye başladı. Feminist hareket içinde yer alarak hukuk ve kadın sorunları arasında bağ kurdu ve kamu sektöründe kariyer yapmaya karar verdi.

Lübnan’ın 1943 yılında Fransız Mandası’ndan kurtularak bağımsızlığını kazanması ardından Lübnan’da kadın haklarının geliştirilmesi mücadelesinde Lübnan Kadınlar Birliği ve Laure’nin de üyesi olduğu Hıristiyan Kadınlar Dayanışma Derneği bazı ilerlemeler kaydetti. 1952 yılında her iki kurum Lübnan Kadın Konseyi adı altında birleşti ve Laure de Konsey üyesi olarak mücadelesini sürdürdü. 1975-1990 yılları arasında yaşanan Lübnan İç Savaşı sürecinde Konsey’in kadın hakları mücadelesi durgun bir döneme girdi ve Konsey savaş mağdurlarına yardımı temel gündemi olarak belirledi. Laure de savaş zamanında insan haklarının ve toplumsal yaşamın korunması için zor da olsa çabalarına devam etti.

‘Sivil Barış Belgesi’ adıyla bir kampanya başlatı

Bu süreçte Laure Moghaizel Beyrut Üniversite Koleji’nde değişik ülkelerden yirmi iki kişiyle beraber İşçi Sendikası gösterilerini desteklemek için bir hareket kurdu ve parlamento önünde bir oturma eylemi organize etti. Hareket, ‘Sivil Barış Belgesi’ adıyla savaş karşıtı bir imza kampanyası başlattı. Kampanyaya yetmiş bin Lübnan vatandaşı imzasıyla destek oldu. Bu kampanya savaşı durduramasa da onun sonunu hazırlamada katkı sundu. Lübnan İç Savaşı sürecinde kadınlar gerek hükümet gerekse milislerin içinde yer almamaları nedeniyle düşmanlığı körükleyen bir pozisyonda olmadılar. Aksine, alternatif yöntemlerle Lübnan’ın yeniden inşasına katılmaya çalıştılar. Moghaizel bu dönemde daha çok yasal faaliyetleri ve kadın hakları savunuculuğu ile öne çıktı.

Laure Moghaizel kadın haklarının güçlendirilmesi meselesinde diğer aktivistlerden farklı olarak, sorunu insan haklarının güçlendirilmesi temelinde daha geniş bir çerçeveden ele alıyordu. Ona göre, kadın hakları tüm vatandaşlar için eşit ve adil muamele sorununun bir parçasıydı. Kadın sorunlarını; siyasi haklar, yasal yeterlilik, ekonomik ve sosyal haklar, ceza hukuku kapsamındaki haklar ve kişisel statü altındaki haklar temelinde beş başlık altında ele alıyor ve genel yasal haklar kapsamına oturtmak için m

ücadele ediyordu. Böylece daha önceki kadın grupları tarafından öne çıkarılan geleneksel kamusal alanda görünürlük ve yurttaşlık hakları dışında yeni yasal hakların kazanılması olanağı doğmuş oldu.

CEDAW’ı sözleşmesinin önünü açtı

Laure 1985 yılında, kendisi de bir avukat olan eşi Joseph Moghaizel ile işbirliği içinde Lübnan İnsan Hakları Derneği’nin kuruluşunda merkezi bir rol oynadı. Derneğin yasal temsilcileri olarak Laure ve eşi Joseph kamusal ve özel bağlamda Lübnan kadınlarının ihtiyaçlarına dikkat çeken bir insan hakları gündemi geliştirdiler. Kadınların yaşamlarını etkileyen önemli ancak çoğunlukla gözden kaçan konularda yasaların reformdan geçirilmesi için mahkemelerde çalıştılar. Bu yasalar, ticari işlemlerden sosyal hizmet ayrıcalıklarına kadar çeşitli konuları kapsıyordu.

Laure Moghaizel daha sonraki yıllarda kadınları etkileyen ulusal yasaların ötesine geçip uluslararası anlaşmaların Lübnan’da uygulanmasını güçlendirmek için çalıştı. Lübnan’ın teknik olarak 1948’de kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni yeniden taahhüt eden bir anayasal maddenin kabulü için hükümete baskı yapmak üzere 1990 yılında Lübnan İnsan Hakları Derneği ile birlikte çalıştı. Bu madde, uluslararası insani standartların ulusal hukukun yerini alması gereğine bir emsal teşkil ediyordu ve 1996’da Lübnan hükümetinin Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına Dair Sözleşme-CEDAW’ı kabul etmesinin önünü açtı. CEDAW’ın Lübnan’da kabul edilmesi için yürüttükleri lobi faaliyeti, Moghaizel çiftinin insan ve kadın hakları konusundaki en büyük katkılarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Kadın haklarının alınmasında öncülük yaptı

Laure Moghaizel’in de aktif çabalarıyla Lübnan’da 1983 yılında doğum kontrol hapının satılması ve satın alınması hakkı kazanıldı. 1987’de kadınlar ve erkekler için 64 yaşında eşit bir kurumsal emeklilik yaşı ve emeklilik yardımları hakkı kazanıldı. 1993’te kadınlar emlak sözleşmelerine yasal olarak tanıklık etme hakkı elde etti. 1994’te evli kadınların eşlerinin rızası olmadan ticaret yapma ve/veya iş kurma hakkı yasal hale geldi. 1995’te diplomatik alandaki kadınların yabancı bir kocayla evlenmesi durumunda Lübnan vatandaşlığını ve sivil işleri sürdürmesi hakkı kazanıldı. Aynı yıl kadınlar (evli olanlar da dahil) hayat sigortası hakkına kavuştu.

Her ikisi de Katolik Hıristiyan olan Laure ve Joseph Moghaizel çifti Beyrut’ta üniversite öğrencisiyken ulusal bir  öğrenci gösterisinde tanıştılar ve 1953 yılında yaşamlarını birleştirdiler. Üçü kız beş çocukları oldu. Ev yaşamlarında açık diyalog teşvik edilir ve fikirlere saygı duyulurdu. Laure çocuklarına edebiyat ve sanat sevgisi aşıladı; yatmadan önce onlara şiir okurdu. En küçük oğulları Naji Down sendromlu olarak doğduğundan, Moghaizel çifti engellileri destekleyen hareketlere katıldılar. Kızlarından Jana Sorbon Üniversitesi’nde eğitim görüp dilbilimci olmuş ve yayınlanmış kitapları olan bir yazardı. 1986’da Lübnan İç Savaşı sırasında Noel için ailesini ziyarete gelmişken, çıkan bir çatışma sırasında evinin merdivenlerinde öldürüldü. Kızının yasını tutmak için sonraki hayatında hep siyahlar giyinen Laure, savaşa katılanları hiç affetmedi ve mücadelesine daha sıkı sarıldı. 1995 yılında, kırk iki yıllık birlikteliğin ardından eşi Joseph’i kaybetti. İki yıl süren bir hastalık döneminin ardından Laure Moghaizel de 25 Mayıs 1997’de, altmış sekiz yaşında vefat etti.