Özgür kadınların hizmetindeyim

- Abdullah ÖCALAN
10 görüntüleme
Bugün kadından yana konuşuyorum. Bu ideoloji (Kadın Kurtuluş İdeolojisi) gerçekleşirse nasıl olur? Eğer Kürdistan söz konusu olacaksa veya ana topraklarda yaşamak en güzeli diyorsak, her şeyden önce kadın ideolojisi topraksız olmaz. Hatta toprağın ekine ve üretime açılması, biraz da kadın sanatıyla bağlantılıdır. Demek ki, kadın ideolojisinin birinci ilkesi, doğduğu topraklarda yaşamaktır. Birinci ilke günlük deyimle yurtseverliktir.

İkinci husus, eğer yaşamda yer bulacaksa, kadının özgür düşüncesi ve özgür iradesiyle yaşama katılması gerekiyor. Eğer bu ideoloji gerçekleşecekse, bunun en somut bir ifadesi olarak, kadın istediği gibi yaşar ve karar verir. Onun düşüncesine güveneceğiz, onun iradesine saygılı olacağız. Bu ideolojinin vazgeçilmez bir ilkesi de budur. Bu ben bile olsam, kadın, “Ben seninle iradem ve düşüncemle yaşayacağım” diyecektir. Bununla birlikte çok ilkeli, çok projeli ve planlı olacaktır.

Örgütsüz insan bir hiçtir

Bunun olabilmesi ve özgürlüğe dayalı bir yaşam paylaşımı için örgütlülük gerekir. Bu da üçüncü husustur. Örgütsüz insan bir hiçtir. İlk örgütlenme kadınla başlamıştır. En çok örgütlenmeyi esas alması gereken güç kadındır. Erkek belki örgütsüz olabilir veya erkeğin örgütü zaten çoktur. Kadının kendi özgün örgütünü genelleştirilmesi gerekir. Bütün toplumsal alanlara duyargalarını yayması gerekir. Kadının örgütlü olması gerekir. Bir defa bunu kulağınıza küpe etmelisiniz. Dördüncü husus olarak da, örgütlülükle birlikte bütün yaşamınızı mücadeleden ibaret görmeniz gerekir. Çünkü kadın kimliği mücadelesizlikten dolayı dört duvar arasına alınmıştır. Kendisine hamur işleri verilmiş, basit işlerle oyalanmıştır. Yani boş işler kişiliği gibi bir dayatma içinde tutulmuştur. Dolayısıyla ideolojik ve politik esaslar başta olmak üzere, örgütselliğe, kültüre, kısacası kendisini güçlendirebilecek her alana ilişkin tam bir mücadeleci olması gerekiyor. Kadının ‘Ben örgütçü olacağım, işim gücüm mücadele etmektir’ demesi gerekir.

Sanat, kültür ve estetik gözardı edilmemeli

Bana göre, kadınla yaşamanın estetik güzellikle de ilişkisi vardır. Bu da beşinci husustur. Şimdiki yaşamın çirkinlik düzeyinin baskı ve sömürüyle ilişkisi çok çarpıcı olduğu için, yaşamak isteyen kadının sanatı, kültürü ve estetiği göz ardı etmemesi gerekir. Fiziğinden tutalım düşünce güzelliğine, hitabından tutalım ruhsal aydınlığına kadar bir estetik kurama ve ilkeye bağlı olması gerekir. Bu beş ilkeyi, bunun maddeler ve ilkeler halinde daha da ayrıntılarına götürülebilecek bir yaşamı kendinize esas alırsanız, bana göre en büyük kurtuluş silahını elinize geçirmişsiniz demektir. En büyük iddiaya sahip bu silahla dize getirmeyeceğiniz hiçbir erkek ve kurum yoktur. Bana göre yaşamın en değerlisi de budur. Bugüne bağlılık ve bugüne saygı diyorsak, bu ilkeler temelinde, daha da boyutlandırılan bir kadın örgütlenmesi ve onun bu ilkeler temelindeki mücadelesiyle insanlığa ve kirli savaşa karşı en büyük yanıtı vermiş olacağız. Bugün dolayısıyla bir kez daha tümüyle özgür kadınlarımızın hizmetinde olduğumu, yine analar ve özellikle savaşan bütün yiğit kadın gerillalarımız başta olmak üzere, mücadele içindeki bütün kadınlarımızın insanı, erkeği olduğumu belirtiyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

8 Mart 1998