Kadın odaklı kent anlayışı üzerine…

- Yurdusev ÖZSÖKMENLER
33 views
Yerel siyaset nasıl yaşamak istediğimize verdiğimiz cevapla yakından ilişkilidir. Köyde, ilçede, kentte ya da metropolde, nerede yaşarsak yaşayalım ortak ihtiyaçlarımızın nasıl karşılanacağını ilgilendiren fiziksel, toplumsal, kültürel ve ekonomik içerikli bütün kararları ve uygulamaları içerir. Diğer bir deyimle toplumsal yönetim alanlarıdır.

Her yerel kendine özgü nitelikler barındırır. Coğrafi, sosyal, ekonomik, kültürel pek çok konuda yürütülecek çalışmalar o yerelin özelliklerine göre şekillenir. Herkesin barınma, beslenme, ulaşım, su hakkının yanında sosyal, kültürel ve ekonomik yaşama dahil olma ve barış içinde yaşama hakkı vardır.

Yerel yönetim toplumsal yönetimdir

Eşitlikçi bir yerel yönetim ise kentte/köyde yaşayan tüm farklılıkların; kadınların erkeklerin, çocukların, yaşlıların, engellilerin, farklı dillerin, dinlerin, kültürlerin kentin imkânlarından eşit bir şekilde yararlanma olanağı sunar. İhtiyaçlar zamana ve mekâna göre değişebilir ama yerel yönetimlerin toplumsallığı değişmez.

Yerel demokrasi güçlü olmazsa…

Yerel demokrasi yerinden yönetimin esas alındığı, yerelin kendi sorunlarının çözümü ve hizmet politikalarının üretilmesi için oluşturulan mekanizmaların bütünüdür. Yerel demokrasinin güçlü olması, yerel yönetimlerin, sorunları toplumla birlikte, toplumun farklılıklarını ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak çözmesinin garantisidir. Yoksullukla, ekolojik kırımla, ayrımcılık ve ırkçılıkla, cinsiyetçilikle ve kapitalist moderniteyle mücadelenin güçlü olmasının yolu da yine yerel demokrasinin güçlü olmasından geçer. Yerel demokrasinin güçlü olmadığı yerlerde genel siyasetin de demokratik olması beklenemez. Çünkü yerelden başlayarak iradesizleştirilen, kimliksizleştirilen ve kendi sorunlarına yabancılaştırılan toplum örgütsüz kalır.

Katılımcı toplum dönüştürücüdür de

Yerel demokrasi bütün alanlarda halkın demokratik örgütlenmesini de zorunlu kılar. Çünkü o kent ya da köyde yaşayan bütün farklılıkların, yönetimde söz ve karar sahibi olması ancak toplumun örgütlü olmasıyla mümkündür. Halk, demokrasi eğitimini büyük ölçüde yerel yönetimlerde kazanır. Bir başka ifadeyle, yerel yönetimlere halkın ve kadının katılımı, aynı zamanda halkın ve kadının siyasal eğitimini de sağlar. Her alanda örgütlenen ve kararlara katılma bilincinde olan toplum, merkezi yönetimleri ve devletleri dönüştürme gücüne de sahip olur.

Kadınların sorunları da çözümü de yereldedir

Biz bu yazıda yerel siyaset ve yerel yönetimlerin genel özelliklerine kısaca değindikten sonra kadınların yerel siyasette etkin olmalarının ve yerel yönetimlerde yer almalarının neden önemli olduğu üzerinde durmaya çalışacağız. Kadınlar nasıl bir kentte yaşamak ister? Kadınlar erkeklerden farklı yaşam deneyimine sahiptir. Kadınların yaşadığı çoğu sorun, yerel sorunlardır ve kadınların gündelik ihtiyaçları, yerel yönetimlerin yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetlerle doğrudan ilişkilidir. Başka bir deyişle yerel yönetimlerin yerine getirdiği hizmetlerin çoğunun kullanıcısı doğrudan kadınlardır ve bu hizmetler kadınlar aracılığıyla ailelere sunulmaktadır.

Kentin inşaasında öncelikler neler?

Peki kentler inşa edilirken kadınların ihtiyaçları göz önünde bulunduruluyor mu? Parklar, yollar, kaldırımlar, alışveriş yerleri, sağlık merkezleri kadınların kolayca ulaşabileceği şekilde mi tasarlanıyor? Sosyal ve kültürel yaşam alanları peki? Ulaşım buna göre mi planlanıyor? Kadınlar iş, çocuğun eğitim gördüğü okul, kreş, pazar yeri, alışveriş merkezi, bakım evi gibi pek çok hattı birden kullanma ihtiyacı duyarlar. Bu nedenle ulaşımın bu çoklu kullanımına cevap verecek şekilde planlaması gerekir.

Neoliberal politikalara karşı sosyal destek

Kadınlar, ev dışında çalışsalar bile eşitsiz iş bölümü; çocuk, yaşlı, hasta bakımı gibi ücretsiz ev içi emek ve son yıllarda giderek artan esnek çalışma, yarı zamanlı çalışma, evden çalışma gibi kadını daha çok evin içine hapseden neoliberal politikalar nedeniyle kentsel planlamalarda dikkate alınmaya ve sosyal desteklere daha çok ihtiyaç duyarlar.  Cinsel saldırı ve şiddetin türlü biçimlerine maruz kalan kadınlar için güvenlik konusu da erkeklerden çok farklıdır. Anlayış ve zihniyet olarak cinsiyetçiliğin aşılmasının yanında elbette, sokakların ve otobüs duraklarının aydınlatılması, toplu taşıma araçlarında kadınların istediği durakta inebileceği gece saati uygulaması, aydınlatılmış ve güvenli parklar, tehlike oluşturan metruk yapıların ortadan kaldırılması gibi önlemler alınmalıdır. Yine şiddete karşı danışma merkezleri, sığınaklar, ilk adım istasyonları ve şiddet hatlarının kurulması, psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi de yerel yönetimlerin görev kapsamındadır.

Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe

Kadınlar, becerileri, eğitimleri, yetenekleri doğrultusunda iş olanaklarına sahip olmak ister. Kadınlara iş olanaklarının oluşturulması, yine kadınların çalışmasının önünde engel oluşturan çocuk, hasta, yaşlı bakımı gibi hizmet yerleri açabilirler. Bütün hizmetlerden kadınların eşit olarak yararlanmasını sağlayabilmek için toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeler oluşturup bunu denetleyecek eşitlik komisyonları kurabilirler.

Eşbaşkanlık çoğulcu bir modeldir

Yerel siyaset salt kadınların ihtiyaçlarının karşılanması değil, genel olarak siyasete katılımı ve güçlenmesi için de önemlidir. Bunda en önemli araçlardan biri kuşkusuz eşbaşkanlık. Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alarak yaşamın bütün alanlarına ilişkin politika üretme ve uygulama süreçlerine eşit katılımı sağlayan eşbaşkanlık; farklılıkların ihtiyaçlarını gözeten, çoğulcu, paylaşımcı, özgürlükçü, eşitlikçi, ademi merkeziyetçi, ekolojik bir sistemdir. Toplumu geliştirir ve demokratikleştirir. Kısacası kadınlar karar süreçlerine katılabildikleri; toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle üzerine yüklenen bakım emeği yükünün azaltıldığı; sağlıklı konutlarda yaşayabildikleri; kültürel aktivitelere katılabildikleri; ihtiyaç duyduklarında ekonomik olarak desteklendikleri; şiddet gördüklerinde başvurabilecekleri kurumların olduğu, sokaklarında güvenle yürüyebildikleri ve çocuklarını güvenle, barış içinde büyütebildikleri kentlerde yaşamak isterler. Bu nedenle yerel siyaset en çok kadınları ilgilendirir.

Kadınlar yaşamın bilgisine sahipler

Kadınlar genel olarak yerel yönetimlerde görev almak için teknik bilgi, beceri ve iyi bir eğitim düzeyi gerektiğini düşünüyorlar. Çünkü onlara benimsetilen anlayış bu. Oysa kadınlar esas olarak yaşamın bilgisine sahipler. Ve bu zaten kentin ve toplumun sorunları ve ihtiyaçlarının  karşılığı… Yasalar, mevzuatlar öğrenilir. Gerisi kadınların yaşamın örgütlendiği yerel siyasette ve yönetimlerde etkin rol oynamasıdır. Bu hem kadınları hem de toplumu geliştirir, dönüştürür ve demokratikleştirir. Kayyım darbeleriyle kesintiye uğrasa da Bakur’da ve Rojava’da yaşanan tam da budur. Özcesi tekçi erkek aklını aşarak siyasetin kadın eksenli toplumsallaşmasını sağlamak durumundayız. Bu, en çok da kadın ve gençlerin öncülüğünde gelişen bir siyaset anlayışı olarak, halkların, kültürlerin, inançların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri ve yaşatabilecekleri alanların inşa edilmesini sağlayan bir yaklaşımı ifade eder.