Sessizliği bozan bir kadın: Tarana Burke

- Fidan YILDIRIM
20 views
Tarana Burke, Amerikalı bir aktivist, topluluk organizatörü ve yöneticidir. Kadınlara dönük taciz ve tecavüz kültürüne karşı geliştirilen ve tüm dünyada yankısını bulan ‘MeToo’ (Ben de) hareketinin kurucusudur. New Yok Cityli olan Burke, taciz ve tecavüze maruz kalmış, benzer deneyimlere sahip kadınların kendilerini savunmalarına yardımcı olmak için ilk kez 2006 yılında ‘MeToo’ ifadesini kullanmaya başladı.

Aradan on yıl geçtikten sonra, 2017’de, Amerikalı aktrist, yapımcı, aktivist ve eski şarkıcı Alyssa Milano ve diğer onlarca kadının, tanınmış film yapımcısı Harvey Weinstein’ın kendilerine dönük tecavüz, cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarını ifşa etmek için “MeToo” etiketini kullanarak tweet atmaları ile, bu ifade ve hashtag geniş tabanlı bir harekete dönüştü ve giderek uluslararası bir karakter kazandı. Burke’nin hashtag’ı bir yıl içinde yalnızca Twitter’da 19 milyondan fazla kez kullanıldı.

En büyük destekçisi annesiydi

12 Eylül 1973’te Bronx, New York’ta doğup burada büyüyen Tarana Burke, işçi sınıfına mensup düşük gelirli bir ailenin çocuğu olarak bir sosyal konutta yaşadı. Hem çocukluğunda ve hem de gençliğinde cinsel saldırı ve tecavüze maruz kaldı. Bu tür şiddet saldırılarının yarattığı travmadan kurtulmasında en büyük destekçisi annesi oldu. Ve toplumsal yaşama katılması için O’nu teşvik etti. Burke, bu deneyimlerinden ilham alarak, büyük zorluklar içindeki genç kadınların yaşamını iyileştirmek için çalışma kararı aldığını belirtiyor biyografisinde. Bu doğrultudaki çalışmalarıyla ergenlik çağında olan ve dışlanmışlığa maruz kalan genç kadınlara destek olmaya başladı.

Eşitsizlik ve ırkçılığa karşı mücadele

Burke, aktivizm ve topluluk örgütlenmesine yönelik bu tutkusuyla 1980’lerin sonunda gençliğin gelişimine odaklanarak “21. Yüzyıl” adını taşıyan bir organizasyona katıldı. Ergenlik çağından itibaren konut eşitsizliği, ırk ayrımcılığı ve ekonomik adaletsizlik gibi konularda kampanyalar yürüttü ve girişimler başlattı. Örgütlenme becerilerini daha da geliştirmek amacıyla Tarihsel Siyahi Üniversitesi (HBCU) olan Alabama Eyalet Üniversitesi’ne öğrenci olarak girdi, ardından transfer olduğu Montgomery’deki Auburn Üniversitesi’nden mezun oldu. Üniversitede okurken ekonomik ve ırksal adaletle ilgili basın toplantıları ve protestolar düzenleyerek aktivizm ve liderliğini sürdürdü. Tarana Burke, 1989’da başladığı aktivizmini üniversiteden mezun olduktan sonra 1990’ların sonlarında taşındığı Alabama-Selma’da sürdürdü. Burada “21. Yüzyıl” adlı organizasyonda çalışırken, cinsel şiddet ve istismardan kurtulan birçok farklı halktan genç kadınla karşılaştı. Kendisi de aynı durumu yaşamış olduğu için onlarla özdeşleşerek destek olmanın çabası içine girdi. Siyahi genç kadınların yaşadıklarını paylaşabilecekleri kaynak, destek ve güvenli alanlar temin etmenin yollarını bulmaya başladı.
Burke’nin “MeToo” hareketini başlatmasına vesile olan olay, 1996 yılında yaşandı. Bir gençlik kampının yöneticiliğini yaparken, kamptaki tüm genç kızlarla bağ kurmaya dönük bir seans sonrasında genç bir kadın, yaşadığı cinsel istismar ile ilgili olarak Burke ile konuşmak istedi. O zaman genç kızın ihtiyacına yeterince cevap olamamış olsa da on yıl sonra “MeToo” hareketini yaratmasında bu genç kadının onda yarattığı etki belirleyici oldu.

Empati yoluyla güçlenme

Cinsel şiddet mağdurlarıyla çalışmanın ardından Burke 2003 yılında, 12-18 yaş arasındaki siyahi genç kadınlara yönelik, kar amacı gütmeyen bir program olan “Just Be” (Sadece Ol) programını geliştirdi. 2006’da “Just Be Inc.” adını alan bu organizasyon, çeşitli programlar ve atölyeler aracılığıyla genç siyahi kızları güçlendirmek ve teşvik etmek amacını taşıyor. Toplum üzerinde muazzam etkisi olan bu program Selma, Alabama’daki tüm devlet okulları tarafından benimsendi. Burke, cinsel istismar ve saldırının toplumda yaygınlığı konusunda farkındalık yaratmak için de 2006’da “MeToo”‘yu kurdu. Siyahi genç kadınların hikayelerini paylaşmaları için yaratılan bu girişim, “empati yoluyla güçlendirme” amacıyla “Ben de” ifadesini kullandı. Bu girişim, cinsel taciz ve tecavüze maruz bırakılan genç kadınların iyileşmelerini kolaylaştırmak amacıyla sınırlı kalmıyor, hayatta kalanları farklı topluluklarda çalışacak şekilde eğitmek amacını da taşıyordu.

Siyahi hareketlere ilgi

Tarana Burke 2008’de Philadelphia’ya taşınarak “Art Sanctuary” adlı bir siyahi sanat örgütünün genel müdürlüğünü yaptı ve kar amacı gütmeyen çeşitli kuruluşlarda çalıştı. “Kara Kuşak Kültür Sanat Merkezi”nin İcra Direktörü olarak görev yaparken, yetersiz hizmet alan gençler için tasarlanmış topluluk programları oluşturdu. Selma, Alabama’da “Ulusal Oy Hakkı Müzesi ve Enstitüsü”nde küratöryel danışman ve özel projeler yöneticisi olarak çalıştı. Müzedeyken Selma Oy Hakkı Mücadelesi’ni anmak amacıyla her yıl düzenlenen “Selma Köprüsü Geçiş Jübilesi”nin düzenlenmesine katkı sundu. Bu çalışmaları sonucu,”Selma” isimli 2014 tarihli Hollwood filminin danışmanlığını yaptı. Bu ödüllü film, 1965 yılında Selma, Alabama’dan eyalet başkenti Montgomery’e kadar otoyol boyunca 87 kilometre süren ve üç kez yapılan yürüyüşleri konu ediniyordu. Afrika kökenli Amerikalılara oy hakkı talep eden bu yürüyüşlere siyahi lider Martin Luther King Jr. ve diğer tanınmış siyahi liderler öncülük etmişti.

Sessizliği kıranlar

2017’de Amerikalı film yapımcısı Harvey Weinstein’ın cinsel saldırıları skandalının patlak vermesiyle “MeToo” hashtag’i dünyanın dört bir yanındaki insanlarca kullanılan ve viral olan Tarana Burke küresel bir lider haline geldi ve cinsel şiddet konusunda geniş çaplı bir tartışmanın başlatılmasına destek oldu.
Tanınmış bir dergi olan Time, “sessizliği kıranlar” olarak adlandırılan bir grup önde gelen aktivist ile birlikte Tarana Burke’ü de 2017’de “Yılın Şahsiyeti” seçti. Ertesi yıl 75. Altın Küre Ödülleri’ne Burke, oyuncu Michelle Williams’ın konuğu olarak katıldı. Ülke çapında halka açık konuşma etkinliklerinde sunum yapmakta olan Burke, “Girls for Gender Equity” (GGE, Cinsiyet Eşitliği İçin Kızlar) adlı bir kuruluşta Kıdemli Direktör olarak görev yapmaktadır. GGE, Brooklyn, New York merkezli, Siyahi feminist bir bakış açısıyla başlatılan, genç kadınların kendi kararlarını kendilerinin verdikleri hayatlar yaşamaları için fırsatlar yaratarak yerel toplulukları güçlendirmeyi amaçlayan ve kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. Harward Üniversitesi Tarana Burke hakkında bir araştırma yayınladı. 2018’de Time Dergisi’nin ‘En Etkili 100 Kişi’ listesinde yer alan Burke, aynı yıl Ridenhour Cesaret Ödülü ve VOTY (Yılın Sesleri) Katalizör Ödülü’ne layık görüldü. 2019’da Avustralya’da Sidney Barış Ödülü’nü ve ABD’de Öncü Ödülü’nü kazanan Tarana Burke’ye 2022’de BBC’nin ‘100 Kadın’ dizisinde yer verildi. Günümüzde kızıyla birlikte New York’ta yaşamakta olan Burke, talep üzerine sık sık sosyal yorumlar yaptığı yazılar yazıyor ve yazıları değişik dergilerde yayınlanıyor.