İran’da yol açan bir isim: Mohtaram Eskandari

- Fidan YILDIRIM
344 views
Mohtaram Eskandari, İran kadın hareketinin öncüsü olan entelektüel bir kadındır. İran’daki ilk kadın hakları derneği olan Jam’iyat-e Nesvan-e Vatankhah’ın (İran Vatansever Kadınlar Derneği) kurucu ortağı ve ilk lideriydi. Nesvan Vatankhah (Vatansever Kadınlar) adlı bir gazetenin yayıncısı ve ilk başkanı olan Eskandari, kadın eğitimi ve peçenin kaldırılması da dahil, kadın hakları konusunda dersler verdi. Dernek üyelerinin katıldığı yürüyüşler planladı.

Mohtaram Eskandari 1895 yılında Tahran’da doğdu. Ailesi politik olarak aktif, liberal ve entelektüel bir aileydi. Babası Prens Mohammed Ali Mirza Eskandari, 19. yüzyılın başlarındaki Kaçar kralının soyundan geliyordu. 

İlk eğitimini evde aldı

Entelektüel bir anayasacıydı. Saint Simon ve Auguste Comte’un felsefelerinden ilham alan Adamiat Cemiyeti’nin kurucusuydu. 1851’de kurulan İran’daki ilk Batı tarzı yüksek öğrenim kurumu Dar ul-Funun’da (politeknik kolej) ders veriyordu. İran’ın okur yazar kadınlara ihtiyacı olduğuna inanıyordu. Böylece Mohtaram Eskandari ilk eğitimini evde babasından aldı. Daha sonra Dar ul Funun’un genç öğretmenlerinden olan Mirza Mohammad Ali Khan Mohaqqeqi’nin gözetiminde tarih, Farsça ve Fransız edebiyatı eğitimi aldı. Eskandari ve Mohaqqeqi sonradan evlendiler. Mohtaram Eskandari evlendikten sonra gittiği yeni evinde kendisi gibi kadınlara eşit haklar isteyen başka kadınlar tanıdı.

Kadınlardan kefenli eylem

Eskandari, daha on yaşındayken 1905’te başlayan Meşrutiyet Devrimi’nde İranlı kadınların oynadığı role tanıklık ediyordu. 1911’de Amerikalı birinin İran maliyesini yönetmesi için İran’a davet edilmesi üzerine Rus hükümetinin ülkeyi tehditleri İranlıların tepkisine yol açtı. İç işlerine yapılan bu müdahale üzerine binlerce kadın çarşaflarının altına kefen giyerek Parlamento’yu bastı ve milletvekillerine Rusya’ya karşı koyamıyorlarsa kadınların ülkeyi yönetmesi ve Ruslarla başa çıkması için izin vermeleri gerektiğini söyledi. Aralarında Mohtaram Eskandari de vardı. Ayrıca Ulusal Banka’nın kurulması ve emperyalistlerin ihraç ettikleri mallar yerine yerli ürünlerin tüketilmesini destekleyenlerin arasında da yerini aldı. Eskandari yetişkin yaşa geldiğinde öğretmenlik yaptı ve kızlar için bir devlet okulunun müdür yardımcısı olarak görev aldı. 

Anayasa ‘devrimi’nde kadınlar yok!

İran’da 1905-1911 yılları arasında Kaçar hanedanlığı döneminde gerçekleşen ve bir parlamento kurulmasını sağlayan İran Anayasa Devrimi İslam dünyasında bir ilkti ve modern Pers tarihinde bir çığır olarak değerlendiriliyordu. Ancak kadınların durumunda iyiye doğru bir değişiklik yoktu. Anayasa Devrimi’nden sonra İran’daki kadın haklarının durumundan rahatsızlık duyan Mohtaram Eskandari, Tahran’daki bir dizi önde gelen kadınla birlikte 1922’de İran’ın ilk kadın hakları örgütü olan Jam’iyat-e Nesvan-e Vatankhah’ı (İran Vatansever Kadınlar Derneği) kurdu. Seçimle belirlenen on kişilik yönetim kurulu Eskandari’yi başkan seçti. Dernek, feminizm ile İran yurtseverliğini bir araya getiren bir bakış açısına sahipti. 

En önemli hedefi kadınların eğitimi

Kadınlar için eğitim ve öğrenim hakkı en önemli hedeflerinden biriydi. Bu hedef doğrultusunda yaşlı kadınlar için sınıflar açıldı. Eskandari, dernek çalışmaları çerçevesinde kadınlara ders verdi. Ayrıca, Nasvan-e Vatankhah (Vatansever Kadınlar) adıyla yayınlanan ve derneğin resmi yayın organı olan dergiyi yönetti. Dergi, kadın sorunlarına ve kadın haklarına odaklanıyordu. 1923-1926 yıllarında yayınlandı. Bu üç yıl boyunca on bir sayısı çıktı ve birçok liberal kadını etkiledi. Eskandari ayrıca dernek bünyesinde yürüyüşler örgütledi. 

Kötüleyici broşürler yakıldı

Gerçekleştirdikleri mitinglerden birinde, kadınlar aleyhinde yazılmış olan bildirileri yaktılar ve bunun üzerine Eskandari hükümet yetkilileri tarafından tutuklandı. Bu tutuklanma onun İran halkı tarafından daha fazla tanınmasını sağladı. Eskandari yetişkin kadınların eğitimi için bir okul kurdu ve ayrıca yerli malların kullanılmasını teşvik amacıyla çalışmalar yürüttü. Kadınların eğitimine ve özgürlüğüne karşı çıkan bir grup şahsın çıkardığı ve “Kötü Kadınlar” adını verdiği bir broşür Tahran’ın ana meydanlarında genç çocuklar tarafından satılmaktaydı. İran’daki kadın hareketinin öncülerinden ve Dernek üyesi Noor-ol-Hoda Mangeneh anılarında bu broşürün ne kadar aşağılayıcı olduğunu şöyle dile getirmektedir: “Sahte kadınlar adına kitaplar yayınlanıyordu, her gün genç gazete satıcıları bunlardan çok sayıda alıp yüksek sesle bağırıyorlardı, kadınların kötülüğü kitabı, kadınların kötülüğü, kötü kadınlar…Bunun üzerine, belirli günlerde, sabah saat onda, derneğimizden yedi sekiz kadın Sepah Meydanı’nda toplansın ve o kitaplardan her on, on beş, yirmi tane çocuklardan alınıp, elimizdeki kibritlerle yakılsın diye kararlaştırdık.”

Mahkemede onuru savundu

Mohtaram Eskandari, yedi kadınla birlikte birgün Toopkhaney Meydanı’na gidip çocukların elinden “Kötü Kadınlar” broşürlerini aldılar ve bir zamanlar anayasacıların asıldığı aynı yerde, meydanın ortasında ateşe verdiler. Broşürlerin parasını isteyen çocuklara kadınlar para vermeyeceklerini söylediler. Kitapların yakılması ve para isteyen çocukların bağıra bağıra ağlaması üzerine polis kadınları tutuklayarak sorguya götürdü. Kadınlar farklı odalarda ayrı ayrı sorgulandılar. Kaçar hanedanının son yönetici üyesi Ahmed Şah Kaçar’ın ilk karısı Badr al-Molouk, “Anayasacılıktan Beyaz Devrime İranlı Kadın” adlı kitabında bu konuda şunları yazmıştır: “Mohtaram Eskandari, hükümet mahkemesinde, annelerinizin ve kız kardeşlerinizin onurunu ve dürüstlüğünü savunma eylemimizi göstermek için kitapları yaktığımızı söyledi. Tüm insanlar gibi bilgeliğe sahibiz ve kötü değiliz. Onun tutkulu ve yoğun sözleri mahkemedeki memurlar etkiledi ve onları onu desteklemeye yöneltti.” Mohtaram Eskandari’nin adı çağdaş tarihte İran’da isyan nedeniyle tutuklanan ilk kadın olarak yer almaktadır. Tutuklanması ardından hastalanan Eskandari hastalığının ciddiyeti nedeniyle bir süre hastanede yattı. Doktorlar omurgasından ameliyat olması gerektiğini belirttiler. Çocukluğundan beri omurgasından hastaydı ve sırtının eğikliği yüzünden alaya maruz kaldığı oluyordu. Hastalığına rağmen kadın eşitliği için çabalarını sürdüren Eskandari, yol arkadaşlarından kadın hakları için mücadelelerini sürdürmelerini ve kazanımlar elde etmelerini istedi.

Erken gelen ölüm

Mohtaram Eskandari, çocukken geçirdiği bir sırt ameliyatının yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle 27 Temmuz 1924’te henüz 29 yaşındayken Tahran’da yaşamını yitirdi. Ölümü, mücadele arkadaşları ve onu takdir edenler tarafından üzüntüyle karşılandı. İran kadın hareketinin öncülerinden feminist aktivist ve gazeteci Sediqeh Dowlatabadi, Mohtaram Eskandari’nin vefatı üzerine şunları yazmıştı: “Mohtaram Eskandari’yi kaybetme olayı beni o kadar üzdü ki, ifade edemiyorum. Çünkü bu cesur İranlı kızın büyük çabalarını biliyorum ve kaybını büyük bir talihsizlik olarak görüyorum. Evet, fedakarlıkları takdire şayandı. Konferanslarda onu defalarca kınamalarını asla unutamam. Ama o her şeyi dinledi ve kendini perişan etmemeye ve üzmemeye çalıştı. Kararlı adımlarla ve kararlılıkla hedeflerine devam etti. Hayatımda, aklındaki hedefe ulaşmak için elinden gelen her şeyi yapmaktan asla yorulmayan gördüğüm ilk İranlı kadındı. Sadece memleketimdeki tüm kadınların bu saygıdeğer kadının eserini boşa çıkarmamasını ve kurduğu temelin kırılmamasını umuyorum.”