14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu’nun 43. yıldönümü. Başta zindan direnişçileri olmak üzere 52 yılı bulan Kürdistan özgürlük mücadelesinde şehit düşen tüm yoldaşların anısı önünde saygıyla eğiliyor, özlemlerini, umutlarını daha ileriye taşıma sözümüzü yineliyoruz.
Mazlum Doğan yoldaş eylemi ve şehadeti ile Kemal Pir, Hayri Durmuş, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz yoldaşlar ölüm orucu eylemi ve şehadetleri, Ferhat, Necmi, Eşref, Mahmut -Dörtler- 12 Eylül faşizminin inkâr ve imha saldırılarına karşı zindanları büyük bir direniş alanına çevirdi. Faşizmin karanlığını aydınlatan ışık oldular. Gerilla mücadelesinin, ordulaşmanın temelini atarak halklaşan, evrenselleşen mücadele gerçeğini açığa çıkardılar.
İnsanlığa ve özgürlüğe nefes oldular
Büyük enternasyonalist Haki Karer anısına PKK’nin ilanı ile karşılık veren Rêber Apo, büyük enternasyonalist Kemal Pir ve yoldaşlarının anısına ordulaşan ve halklaşan PKK gerçeğini geliştirdi. Haki Karer ve Kemal Pir Rêber Öcalan’ın en yakın arkadaşları olarak Türkiye halklarının onuru ve gururu oldular. Ruh yoldaşı, emek yoldaşı, her türlü zorluğa, yokluğa, zulme karşı direniş ve mücadele yoldaşı olmanın bayrağını yükselttiler. Rêber Apo Haki Karer için “gizli ruhum” dedi; Kemal Pir’i cesur, atılgan, saygılı kişiliği ile onur ve gurur yoldaşı olarak yaşamanın ve yaşatmanın mücadeleci kişiliğini geliştirdi.
Haki Karer sınırsız ve sonsuz bir emek ve fedakarlık anlayışı ile Apocu çizginin yaratanlarından oldu. Kemal Pir “Türkiye halkının kurtuluşunu Kürdistan halkının kurtuluşunda görüyorum” diyerek “yaşamı uğrunda ölecek kadar seven” enternasyonalist çizginin temsili oldu. “Yaprak kıpırdamıyordu” cümlesinde ifade edilen sessizliğe gömülen Kürdistan’dan Kürtlüğe, insanlığa, yaşama ve özgürlüğe ses ve nefes oldular. İdam sehpasında “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği” diyen Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin izinde kardeşliğin sağlam köprülerini inşa ettiler. Halkların kardeşliğinin, sosyalizmin, özgürlük kültürü ve ahlakının can suyu oldular. Bu suyla beslenen tohumlar filizlendi, fidan oldu, fidanlar özgürlük ağacına, yaşam ağacına dönüştü. Kürdistan’dan Türkiye’ye, Türkiye’den Ortadoğu’ya, dünyaya özgür yaşam umudunun kök salmasına, dalga dalga yayılmasına öncülük ettiler. Mütevazılıkları devrimci onur ve gurur kişiliğinin yüceliğinden beslenerek Kürdistan özgürlük mücadelesinin açığa çıkardığı militan kişiliğin temel karakterine dönüştü. Emek, özveri ve cesaretin iyi ve güzel insanın temel özellikleri olduğunu anlayan, anlatan ve yaşatan olmaya devam etmekteler.
Enternasyonal karakterli örgütlenme
47. yılında PKK 12. Kongresi’ni gerçekleştirerek kendini fesh etti. Rêber Öcalan yeni örgütlenmenin enternasyonalist temelli olacağını belirtti. Enternasyonalist örgütlülüğü daha ileri bir aşamaya taşıma, sosyalizmde ısrar yeni paradigmamızın da temel karakteri olmaya devam ediyor. Demokratik ulusu enternasyonalist karakteri ön plana çıkan örgütlenmelerle zenginleştirme, geliştirme, farklılıkları halkların baharı ile özdeşleştirme yolunda yol alıyor. Halklaşan, evrenselleşen ve kendi kabuğuna sığmayan PKK’nin dönüşümü enternasyonalist karakterinin yeni döneme, çağa yön vermesiyle şekillenecek. Yeni dönemin örgütlenmesi komünal ve enternasyonal karakter taşıyacak. Diğer yandan yeni bir enternasyonalizm anlayışı ile komünal enternasyonali gerçekleştirme, 1. Komünal Enternasyonal’i örgütleyerek dünya halkları, kadınları ile buluşmayı temel hedefi olarak belirliyor.
Haki Karer, Kemal Pir, Mazlum Doğan, Hayri Durmuş, Sakine Cansız enternasyonalist ruhu ve kişiliğinin zirveye taşınması anlamına gelen yeni dönem komün ruhu ve enternasyonalizmine yön veriyor. PKK başından itibaren enternasyonalist bir harekettir. Bu bir çizgi olarak şekillenir. Grup dönemi katılımlarında Türkiye halklarından da yer alanlar sayıca oldukça fazladır. Gerilla mücadelesinin toplumsallaşması, PKK’nin halklaşması sürecine denk gelen ’90’lı yıllarda da Türkiyeli halklardan yoğun katılımlar vardır. Aynı döneme denk gelen bu katılımlar o kadar yoğunlaşır ki, Rêber Apo Kemal Pir ve Haki Karer çizgisini Türkiye devriminin temeli yapmaya dönük 1992 yılında TDHP (Türkiye Devrimci Halk Partisi) kuruluşuna öncülük eder ve kendi devrimlerini yapmaya yönlendirilirler. Kısa soluklu olan bu girişimde çoğu zindana düşen Türkiyeli devrimcilerin örgütlenme ve toparlanma çabaları zayıf da olsa uluslararası komplo ardından partilerinin feshine kadar yol alır. Kemal ve Haki yoldaşların temsil ettiği halkçılığı, toplumcu enternasyonalist çizgiyi temsilde yaşadıkları zayıflık yenilgilerinin temel nedeni olur. Diğer yandan Haki-Kemal çizgisi Kürdistan özgürlük mücadelesinde temel bir karaktere dönüşerek daha büyük açılımlara yön verir. Farklı kıta ve ülkelerden katılımlar olur. Komplo sürecinde Rêber Apo etrafında ateşten çember oluşturan “Güneşimizi Karartamazsınız” eylemcileri içinde Türkiye Solu’ndan Songül Polat, Yunanistanlı Elefteria Fortulaki’nin yer alışı da bu ruhtan beslenir. 2006 Newroz kutlamalarından üç gün sonra kendini yakma eylemi gerçekleştiren ve 27 Mart’ta şehit düşen Elefteria, “Yaşasın halkların kardeşliği! Kürt halkı ve Başkan Apo’nun özgürlüğü tüm dünya halklarının özgürlüğüdür” demişti.
21. yüzyıl kadın devrimleri çağı olma yolunda ilerliyor
Ayrıca halkların kardeşliği, devrimci birliğini sağlamaya dönük örgütsel arayış hep devam eder. 1981’de faşizme, militarizme karşı ortak mücadele cephesini oluşturma, 2016’da HBDH(Halkların Birleşik Devrimci Hareketi) olarak bu arayışa yön verir. Kürdistan özgürlük mücadelesi içinde kadın özgürlük hareketi ve mücadelesinin önemli bir gelişim kaydetmesi ve kadın öncülüğünün güçlenmesi yeni birlik çalışmalarına da öncülüğe dönüşür. 7 Mart 2017’de kurulan KBDH(Kadınların Birleşik Devrim Hareketi), yeni paradigmanın ve demokratik sosyalizmin enternasyonalist karakterini belirginleştirir. 21. yüzyıl kadın yüzyılı ve kadın devrimleri çağı olma yolunda ilerlemektedir.
Bir özgürlük adası: Rojava devrimi
Rojava devrimi bir halklar ve kadın devrimi olarak gelişir. Demokratik ekolojik kadın özgürlükçü paradigmanın yaşam bulduğu bir mekâna dönüşür. Ulus, sınıf, din-mezhep çatışmaları yüzünden kanın gövdeyi götürdüğü Ortadoğu’da demokratik ulus gerçekleşmesi ile bir özgürlük adası olarak yükselir. Kadın özgürlükçü paradigma ile kadınların ve halkların yolunu aydınlatır. Kürt halkı ve kadınlarının yanında Arap kadınları, erkekleri halklar devriminin savunma ve inşa gücü olarak tarihteki yerini alır. Ermeni ve Asuri-Süryani halkları ve kadınları özgün ve özerk örgütlenmeleri, özsavunma güçleri ile demokratik uluslaşmanın temelini güçlendirir. Kadın devrimi yeni bir enternasyonalist ruha ve içeriğe öncülük ederek farklılıkları buluşturan bir çeşitliliğe, zenginliğe dönüşür. Mazlum-Kemal-Haki-Sara enternasyonalizmi bir önderlik gerçeği olarak gerçekleşen devrimin özünü ifade eder. Farklı halklardan, inanç ve kültürden enternasyonalistlerin aynı cephede savaştığı, şehadete ulaştığı, devrim inşasına katıldığı bir özgürlük mekânı olur. Özgürlük arayışı içinde olan kadınlara ve insanlığa ulaşan bir can suyuna dönüşür. Komünal yaşam ruhu ve ilişkilerinin açığa çıkardığı direniş gücü, özgür kadın gücü ve halklar gerçeğinden müthiş etkilenirler. Bu etkinin zirvesi Jin Jiyan Azadî devrim sürecinde Rojhilatlı kadınlar öncülüğünde gelişen, başta İran halkları olmak üzere dünyanın birçok yerine yayılan eylem ve direniş hattına dönüşür.
21. yüzyıl enternasyonalizmi devlet ve iktidar
21. yüzyıl kadın devrimleri yüzyılı olmaya doğru yol alırken 21. yüzyıl enternasyonalizmi de devlet ve iktidar yükünden kurtularak demokratik komünal özelliği öne çıkan bir anlayışa dayanıyor. Ulus-devlet sosyalizmini aşarak demokratik toplum sosyalizminin, halkların demokratik konfederal örgütlenmelerinin gücü, zenginliği ve yaratıcılığından besleniyor. Kürdistan özgürlük mücadelesi ve Rêber Apo’nun geliştirdiği demokratik modernite paradigması öncülüğünde kadın özgürlük çizgisine dayalı şekilleniyor. Devletçi, iktidarcı zihniyet ve bu zihniyete dayalı kurum ve ilişkileri sorguladığı, aştığı oranda halkları, inançları, kültürleri buluşturan özgüç ve öz iradeye, özsavunmaya dayalı örgütlenmelerin yaygın ağlarına dönüşüyor. İyi, doğru ve güzel yaşamdan, kişilik ve ilişkilerden yana olan herkesi, her kesimi ve topluluğu etrafında topluyor. 1864 yılında toplanan 1. Enternasyonal’den Lenin ve Stalin dönemine ulaşan Komüntern ve Komünform sosyalist enternasyonal deneyimi sınıf temelliydi. Sınıfsal kurtuluşu toplumsal kurtuluşun merkezine koymakta, kadının kurtuluşunu sınıfsal kurtuluşa ve proletarya diktatörlüğüne bağlamaktaydı. Dünya devrimini hedefleyen örgütlenmelerdi. 1. ve 2. Enternasyonal’e Marxist ideoloji damgasını vurdu. Sosyalist ve anarşist düşünceler, yine radikal ve reformist düşünceler çatıştı. 1. Dünya Savaşı’nda sosyalist partilerin milliyetçi çizgiye kayarak kendi ulus-devletlerini desteklemeleri ile 2. Enternasyonal daha savaş bitmeden dağıldı. 3. Enternasyonal Komüntern adıyla Lenin öncülüğünde örgütlendi. 1919’da kurulan Komüntern Ekim devriminin müthiş etkisini, sosyalizm rüzgarını arkasına aldı. Reformist eğilimler aşılarak Marxist-Leninist sosyalist çizgi hakim kılındı. Stalin döneminin devletli sosyalizm anlayışı gidişata damgasını vurdu. 2. Dünya Savaşı sürecinde dağıldı. Ülkelerin özgünlüğünü, özerkliğini ve sosyalist halk örgütlülüğünü öne çıkarmak yerine Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin çıkarlarını öne çıkaran bir seyir izledi. Diğer ülkelerin sosyalist partileri ve mücadeleleri bu eksende desteklendi ya da görmezden gelindi. Komünform adıyla 1947 yılında kurulan 4. Enternasyonal’in de ömrü uzun olmadı. Savaşın ardından daha çok SSCB’nin Batı cephesini güvenceye almayı amaçlayan bir içeriğe sahipti. Bu amaçla Doğu Avrupa ülkelerinin sosyalist ve komünist partileri arasında birlik ve dayanışmayı geliştirme amacı taşısa da Sovyet çıkarlarına göre hareket etti. Dünya devrimi hedefinin yerini Sovyet çıkarlarını koruma aldı. Aynı dönemde Troçki’nin Stalin’e karşı kurduğu 4. Sosyalist Enternasyonal devletçi ve merkeziyetçi çizgiyi eleştirmekteydi. Günümüzde varlığını sürdüren bu çizgi radikal mücadeleci yönünü koruyamayan, sosyal demokrat eğilimlerin öne çıktığı ulus-devletçi sosyalizmin etkisindedir.
Dünya Demokratik Uluslar Birliği
Rêber Apo içinde bulunduğumuz kriz ve çatışma ortamını 3. Dünya Savaşı olarak yorumladı ve koşulların yeni bir Ekim Devrimi, Fransa Devrimi’ne evrilebileceği tespitini yaptı. Yeni bir Ekim devrimi 21. yüzyıl sosyalizmine dayalı şekilleniyor. Demokratik modernite paradigması ve öncülüğünde dar sınıf ve ulus çerçevesini, devlet ve iktidar çizgisini aşarak demokratik komünalist bir anlayışa dayanıyor. Ulus-devlet sosyalizmini aşarak demokratik sosyalizmi esas alıyor. Devlet ve iktidar karşıtı ideoloji ve örgütlenmeleri, toplum ve kadın öncülüğünü öne çıkaran çizgiyi geliştirmeyi hedefliyor. En büyük farkı kadın özgürlük paradigması ve çağına, demokratik komünal örgütlenmelere dayanmasıdır. Devlet ve iktidar yerine demokrasiyi, toplumsal özgürlükçü çizgiyi savunan feminist, ekolojist, anarşist vb farklı ideoloji ve eğilimlere açık bir yapılanmayı gözetiyor. Radikal demokrasi ve demokratik sosyalizm ekseninde, Dünya Demokratik Uluslar Birliği’ni inşa etmeyi hedefliyor. Reel sosyalizm pratiği, enternasyonalizm yerine devletçi sosyalizmin çıkarlarını öne çıkarmış ve ulus-devletçi çizgiden kurtulamamıştır. Demokratik komünal çizgi ve demokratik konfederalizm kadınların ve halkların öz iradesi, özsavunması ve özerk örgütlenmesiyle yaşam bulmakta. Yeni enternasyonalist çizgi eskisinin devamı değildir. Devlet ve iktidarı hedeflemeyen yeni bir enternasyonalist çizgi ile eski gelenekten köklü bir kopuşu ifade ediyor. Eski deneyimlerin pozitif ve negatif yönlerini analiz ederek komünal enternasyonalin mayasına katmayı amaçlıyor. Reel sosyalizm ve klasik Marxizm eleştirisi ile yeni yüzyılın, binyılın dünya devrimine yol olmak istiyor. Haki, Kemal, Hayri, Mazlum ve Sara’ların özgür yaşam ve insan umutlarını evrenselleştirerek tüm insanlıkla ortaklaşmak istiyor. 1. Komünal Enternasyonal’i örgütlemeyi “İnsan olmakta ısrar, sosyalizmde ısrardır” diyen özgür yaşam arayışı içinde olan tüm insanlığın önüne bir görev olarak koyuyor.
