Ufuk açıcı bir öncü: Raden Adjeng Kartini

- Fidan YILDIRIM
31 görüntüleme

Raden Ayu Kartini olarak da bilinen Raden Adjeng Kartini, Endonezya’nın önde gelen Javalı kadın kahramanıdır. Endonezya’da kadın haklarının geliştirilmesi ve kız çocuklarının eğitim almaları konusunda öncülük yapmıştır.

Raden Adjeng Kartini, bugün Endonezya adını almış olan Hollanda Doğu Hindi kolonisinde Javalı aristokrat bir ailenin kızı olarak 21 Nisan 1879’da dünyaya geldi. Dili Felemenkçe olan bir ilkokulda eğitimine başladı. Eğitimini sürdürmek istese de kendisi ve diğer Java topluluğundaki kız çocuklarının eğitimlerinin önü kapalıydı. Kartini, aralarında ‘Hollanda Etik İlkesi’ olarak adlandırılan ve ilerleme adı altında sömürgecilerin kültürünü yerli halklara empoze etmeyi ve maddi yaşam koşullarını geliştirmeyi hedefleyen uygulamadan sorumlu Jacques Henry Abendanon’un da bulunduğu birçok etkili ve yetkili kişiyle temas kurdu. Mektuplar yazarak duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Bu mektupları daha sonra “Karanlıktan Aydınlığa, Köydeki Kadınların Hayatı ve Javalı Bir Prensesin Mektupları” başlığı altında bir Hollanda dergisinde yayınlandı. Doğum günü Endonezya’da bugün ‘Kartini Günü’ olarak kutlanmaktadır. Kartini tasavvufa ilgi duyuyordu ve çok evliliğe karşıydı. Kız çocuklarının okumaları için yürüttüğü çabalar kızkardeşleri tarafından da devam ettirildi. Kartini Okulları’na adı verildi ve kızların okul masraflarını karşılamak için adına bir fon kuruldu.

Raden Adjeng Kartini Hollanda Doğu Hindi kolonisinin bir parçası olan Java adasında varlıklı bir ailede doğdu, babası yörenin yönetim şefi, annesi bir din öğretmeninin kızıydı. Soylular arasında yaygın olan çok eşlilikten dolayı babası annesinden sonra da evlilik yapmıştı. Kartini, üvey kardeşleriyle birlikte on bir çocuklu bir ailenin beşinci çocuğuydu. Ailesi çok entelektüel bir aileydi; ağabeyi başarılı bir dilbilimci, dedesi yöre yönetiminin şefiydi.

Feminist düşünce ile tanışma

Ailesi, Kartini’yi yalnızca on iki yaşına kadar okuttu. Kızlar o yaştan sonra okula gidemez; soylu ailelerde yaygın olduğu üzere, evliliğe hazırlanmak amacıyla evde inzivaya çekilmek zorunda kalırdı. İnziva sürecinde kızların evlenene kadar ailelerinin evinden çıkmalarına izin verilmezdi, evlenince de kocalarının otoritesi altına girerlerdi. Kartini’nin babası inziva sürecinde ona esnek davranarak, özel dikiş kursu alması ve bazen toplumda görünmesi için izin verdi. Okulda Felemenkçe öğrenmiş olan Kartini inziva sürecinde kendini eğitme çabasını sürdürdü. Birçok mektup arkadaşı vardı ve onlarla paylaşımları ufkunu genişletmesine katkıda bulunuyordu. Bunlardan biri de en iyi arkadaşı Rosa Abendanon’du. Kitaplar, gazeteler, Avrupa dergileri, kültür ve bilim dergileri okuyordu. Bunlar arasında romantik-feminist yazar Goekoop de Jong Van Eek’in yazıları ve Berta von Suttner’in savaş karşıtı meşhur romanı “Die Waffen Nieder” (Silahları Bırakın) da vardı. Okudukları Avrupa feminist düşüncelerine ilgisini geliştirdi ve çok düşük bir sosyal statüye sahip olan yerli Endonezyalı kadınların koşullarını iyileştirme arzusunu uyandırdı. Ancak yalnızca kadınların özgürleşmesine dönük değil, toplumun diğer sorunları konusunda da kaygıları sözkonusuydu. Kadınların özgürlükleri, özerklikleri ve yasal eşitliklerini kazanma mücadelesinin daha geniş bir mücadelenin parçası olduğunu görüyordu.

Bilgelik ve güzellik inancı

Raden Adjeng Kartini mektuplarında o dönemin sosyal koşulları, özellikle de yerli Endonezyalı kadınların durumu üzerine gözlem ve düşüncelerini ifade ediyordu. Java’da var olan ve kadınların gelişimi önünde engel teşkil eden kültürel anlayışları yargılıyor, kadınların eğitim ve çalışma özgürlüğünü savunuyordu. Fikirleri; dindarlık, insancıllık, milliyetçilik içeriyor ve tanrı, bilgelik ve güzellik inancını ifade ediyordu. Aynı zamanda yurt dışından destek umudunu da yansıtıyordu. Geleneklerin dışladığı, çalışma olanağından yoksun, yalnızlığa ve tanımadıkları erkeklerin birçok eşinden biri olmaya mahkum edilmiş olan Javalı kadınların acılarını betimliyor; Avrupalı gençler gibi olma isteğini dile getiriyordu. Vejetaryen olmayı yücelten Kartini, böyle bir yaşamı “Yüce tanrı için dua etmeksizin bir dua” olarak tanımlıyordu. Kendisi de yıllarca vejetaryen bir yaşam sürüp sadece sebze ile beslenmiş ama daha sonra devam edememişti. Bunu şöyle ifade etmişti: “Bir zamanlar vejetaryen olabileceğimizi düşünüyorduk, yıllardır sadece sebze yedim, ancak halen buna devam etmek için yeterli ahlâki cesaretim yok. Hâlâ çok gencim.”

“Işık karanlığın dışından gelir”

Kartini’nin ailesi, daha önce de üç eşi olan Rembang yerleşim biriminin Şefi Raden Adipati Joyodiningrat ile onu evlendirmeyekarar verdi ve 12 Kasım 1903’de evlendiler. Bu evlilik Kartini’nin arzusu dışında bir evlilikti ama hasta babasını kırmamak için kabul etti. Eşi, Kartini’nin amaçlarına anlayış gösterdi ve Rembang Regency Ofis binasının doğu tarafında kadınlar için bir okul açmasına izin verdi.

Raden Adjeng Kartini 13 Eylül1904’te tek oğlunu dünyaya getirdi. Ancak doğumdan dört gün sonra, 17 Eylül 1904’te, daha yirmi beş yaşındayken hayata gözlerini yumdu ve Rembang’ın Bulu Köyü’nde toprağa verildi.

Raden Adjeng Kartini’nin ölümünden sonra, Doğu Hint Adaları Kültür, Din ve Endüstri Bakanı J. H. Abendanon onun Avrupa’daki arkadaşlarına gönderdiği mektupları toplayarak, “Işık Karanlığın Dışından Gelir” adıyla kitaplaştırdı ve 1911’de yayınladı. Beş baskısı gerçekleşen kitabı Agnes L. Symmers İngilizce’ye çevirip “Javalı Prensesin Mektupları” adıyla yayınladı. Kitap Hollanda’da büyük ilgi gördü ve Java’da yaşayan yerli kadınların görüşlerini değiştirmeye başladı. Kartini’nin düşünceleri, bağımsızlık mücadelesi veren tanınmış kişileri de etkiledi ve ilham kaynağı oldu. Ancak Kartini’nin yayınlanan mektuplarında şüpheye yol açan kimi yönler de vardı ve Abendanon’un bazı oynamalar yaptığı kuşkuları uyandı. Çünkü kitap, Hollanda Sömürge Hükümeti’nin Hollanda Doğu Hindi’nde ‘Hollanda Etik Politikası’ uyguladığı bir dönemde yayınlandı ve Abendanon bu politikanın önde gelen destekçilerindendi.

Adı birçok okulla yaşatılmakta

Kartini’nin mektuplarının büyük çoğunluğunun nerede olduğu bilinmemektedir.

Van Deventer ailesi, Raden Adjeng Kartini örneğinden esinlenerek, kadınlar için okullar inşa eden R. A. Kartini Vakfı’nı kurdu ve 1912 yılında Semarang’daki “Kartini Okulları” ardından peşpeşe birçok yerde ve bölgede okullar açtı.

Endonezya’nın Hollanda İmparatorluğu’nun egemenliğinden kurtuluş mücadelesine liderlik eden ve bağımsızlıktan sonraki ilk Devlet Başkanı olan Sukarno, 1964’te, Kartini’nin doğum günü 21 Nisan’ı ‘Kartini Günü’ olarak ilan etti ve resmi tatil yaptı. Amacı; kadınları devletin geliştirilmesinde rol sahibi kılmaktı. Buna karşılık, İkinci Devlet Başkanı Suharto 1966’da iktidara geldikten sonra, Kartini’yi kadınların kurtuluş mücadelesine öncülük eden biri imajı yerine, sadece yerel kıyafet (kebaya) giyen, yemek yapmakla görevli itaatkar bir kadın imajına büründürme çabasına girişti ve geleneksel kadın rollerini beslemenin aracına dönüştürdü. ‘Kartini Günü’nün 22 Aralık’ta, Endonezya ‘Anneler Günü’ ile birlikte kutlanmasını isteyenler de oldu. Böylece R.A. Kartini’nin ulusal kahraman olarak seçilmesi, sömürgecilere karşı silahlanarak mücadele eden kadınları gölgelemeyecekti. Ancak bunlar etkili olamadılar. Buna karşılık, Kartini’nin sadece Endonezya’da kadın statüsünü yükselten bir feminist olmadığını savunanlar da vardı; onlara göre, o halkı adına mücadele eden, bağımsızlık mücadelesini besleyen yeni düşüncelerle donanmış bir milliyetçiydi.

Raden Adjeng Kartini’nin adı birçok okulla yaşatılmakla birlikte Hollanda’da adına kurulmuş bir dernek de bulunmaktadır.